DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


keya_izol@bredband.net

Keya Îzol    

ROJ TV’yi susturmak bir maharet mi ?


24/1/2012

Dünyada binlerceTV kanalı uydu üzerinden yayın yapmaktadır.

Pornocu, Irkçı, Milliyetçi, Dinci, Cemaatçı, Tarikatçı.

Hamas, El Qaida, Hizbullah, Kuzey Kore, Suriye ve İran gibi terör damgası yiyen örgüt, devlet ve kuruluşları.

Hepsinin kendi görüşlerini yayan TV Kanalları var.

Yayın çeşitlemesinde başı çeken ülkelerden biri olan Türk Devleti yıllardır önüne bir hedef koymuş, Dışişlerinde özel bir bölüm, yurt içi ve dışında harıl harıl bu çalışmaları yürütmektedir.

Kürt TV avı.

Sırasıyla,  MED TV, Medya TV ve günümüzde de ROJ TV’yi kapatma stratejisi.

Diplomatik girişimlerden tutun da Devlet tehditlerine, kirli yollara varan metodlarla Kürt Kanallarını susturmak için her yol denenmiş.

NATO Genel Sekreteri mi belirlenecek, tabii ki ROJ TV kartı hemen ortaya atılmış ve Dünyanın en güçlü askeri ittifakı NATO’nun Sekreter seçimi Türklerin ROJ TV operasyonuyla birleştirilmiş, koskoca devletlere şantaj yapılmış, sonunda iş ’tatlıya bağlanıp’, baskılarına boyun eğilmiş..!

Hedefte kim varmış?

Mazlum bir halkın dilinde yayın yapan bir TV kuruluşu.

Sözkonusu başka bir muhatab olsaydı bu kadar hukuksuz davranabilirler miydi?

Eğer etiksel, toplumsal, hukuki bir hassasiyet söz konusuysa, böyle bir yaptırım  neden başka sakıncalı Kanallara uygulanmıyor?

Türk Kanallarının büyük bir bölümünde yapılan ırkçılığın, savaş kışkırtıcılığının haddi hesabı yok.

Bu hesabını sormak neden akıllarının ucundan geçmiyor?

Dünyanın tüm kuralları Türk Devletinin ulusal çıkarlarını korumak için mi düzenlenmiş?

Hukuken mahkum edemedikleri ROJ TV’ yi, aynı planın bir parçası olarak EUTELSAT’ın keyfiyetine mahkum ettirdiler.

Kim mi?

Tabii ki Türk Devleti ve o’na boyun eğen ’Dünya Demokrasi Öncüsü’ Devletler.

Kürtler dünyanın dışında mı yaşıyor?

Herkes için geçerli olan evrensel, uluslararası anlaşmalar, yasalar ve hukuk, Kürtler  için geçerli sayılmıyor.

Aynı dili konuşan, aynı topraklar üzerinde yaşayan, ortak tarih ve kültüre sahip kırk milyon Kürt kaale alınmıyor ama Kürtleri hergün acımasızca katleden Türk Devletinin çağdışı metodlarına göz yumuluyor.

Kusura bakmasınlar ama unutulan önemli bir ayrıntı var.

Kürtlerin bir TV kanalını susturmayı  büyük bir zafer gibi gören Türk devleti , ’ulusal çıkarları’ sözkonusu olduğunda o koskocaman devletleri de nasıl hedef aldıklarını defalarca gördük.

One minute’ler..!

Fransız kalmalar..!

İtalyan mallarına boykotlar..!

Kıbrıs işgali..!

Yunanistan tehditleri..!

Türk-ABD savaş senaryoları falan…!

Karşınızdaki Türk devleti, öyle bir devlet ki Nazi Almanya’sında uygulanan ırkçılığı Kürtlere, Ermenilere, Alevilere günümüzde uygulayabilmekte.

Bırakın büyük vebali olan Ermeni soykırımını kabul etmeyi, tehlike gördükleri tek bir Ermeni’ye bile tahammül etmediklerini Hrant Dink’i katlederek herkese göstermediler mi?

Gerçekleri dile getirdi diye Nobel edebiyat ödüllü Orhan Pamuğ’u bile gözden çıkarmadılar mı?

Koskocaman Devletler bunları çok iyi bilirler ama bilmiyormuş gibi davranırlar.

Filistin lideri Yasir Arafat uzun yıllar terörist sayıldı, ABD ye vize bile alamadı.

Aynı ABD tükürdüğünü yaladı ve Yasir Arafat ve ekibine vize de verdi bire bir oturup resmi görüşmeler de yaptı.

Güney Afrika’nın ırkçı rejimi desteklenirken çok uzun bir dönem Nelson Mandela ve ANC terör örgütü olarak kabul edildi.

 Gün geldi Mandela’nın büyüklüğü, halkının çektiği acılar Batı’nın sahte yüzüne bir şamar olarak indi.

Saddam rejimine kimyasal silah satanlar, Halabca katliamının dünya kamuoyundan iki gün saklanmasına göz yumdular.

Barzani ve Talabani’ye randevu vermeyen aynı Batı bugün yollara düşmüş onlarla petrol ve gaz anlaşması yapmaya  çalışıyor, en üst düzeyde görüşmeler yapıyorlar.

Hamas’a, Iran’a, Suriye’ye terörist dediler bugün onlarla oturup anlaşmaya çalışıyorlar.

Maalesef böyle bir dünyada yaşıyoruz.

Ahlaki iflas her yönüyle sırıtıyor, ama kimsenin fazla umurunda değil galiba.

Tabii ki bir yazıyla Batı Dünyasının kemikleşmiş politikalarını değiştirmek olanaksız.

Söylemek istediğim şu.

ROJ TV’ yi etik olmayan metodlarla susturabilirsiz.

Ya Kürt halkının özgürlük mücadelesini?

Bu haklı sesi nasıl susturacaksınız?

Dersim’de, Koçgiri’de, Agıri’de toplu kıyımlar yapılırken dünya yine sessizdi.

Kürtler o insanlık dışı katliamları uydu kanallarıyla mı dünyaya duyurdular?

Kürt mücadelesinin insani gücü binlerce TV kanalına bedeldir.

Canını ortaya koyan bir halkın mücadelesini hangi güç engelleyebilir ki?

Kürtleri yok sayarak o bölgede ne istikrar sağlanabilir ne de çok meraklı olduğunuz petrol/gaz hatlarının güvenliği.

Çıkar kaynağınızın yolları bizim topraklardan geçiyor.

Aklınızı başınıza alın.

Kürdistan topraklarında insan kanı akmaya devam ettiği sürece gerçekleştirmeye çalıştığınız petrol ve gaz akımı daha da zorlaşacaktır.

Kürtler kendi topraklarında, yabancı güçlerden arınmış ve özgür yaşamak istiyorlar.

Bunu bize çok görenler, verdiğimiz ağır bedellerin bilincinde olmaları, bu yükün altında birgün kalabileceklerini çok iyi hesaplamaları gerekiyor.

---
Nivîsên din yên nivîskar
19/12/2012  Dağlara!
19/11/2012  Bilek güreşini kim kazandı?
11/9/2012  Kullanılma süresi geçmiş ’aydınlar’
23/7/2012  Efendi
2/7/2012  Hevalê bargiran
16/6/2012  ’Akil’ pişmanlik!
4/5/2012  Her Türk, asker doğar! Her Kürd, Kürt doğar!
20/4/2012  Domuz
17/3/2012  TC’nin son numaraları
24/1/2012  ROJ TV’yi susturmak bir maharet mi ?
4/1/2012  ’İnsanlık’ sorunu…..!
28/12/2011  Ha ‘ananı da al gel’ Ha ‘aşüfte ve psikopat’