DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


nuranyilmaz21@hotmail.com

Nuran Yilmaz    

Sayın Oya Eronat


12/1/2012

Bugünkü köşemde, Uludere Katliamıyla ilgili yazımı hazırlamış olmama rağmen Tarafta, Tüncer Köseoğlu’nun yazı dizisinde, basına yansımayan yürek burkan hikâyeler okuyunca, Diyarbakırlı ve kadın olmak gibi ortak özelliklerimizden yola çıkarak, Diyarbakır’lı bir Kürd kadını olarak duygularımı sizinle paylaşma ihtiyacını duydum.

Tandırda ekmek pişiren anne, aldığı kompütürün taksidini ödemek için kaçağa giden 14 yaşında ki oğluna iki adet yün eldiven giydirerek yolladığını ve bombalamadan sonra buz tutmuş yolda, yalın ayak feryat edip, oğluna koştuğunu kuzusunun parçalanan bedeninden dolayı yüzünü bile kendisine göstermediklerini ve haklı olarak sitem, öfke ve umutsuzluk sözleri ve bakışlarıyla bir çok şeyi anlatıyordu.

 

O an gözümde canlandı. Tayê bi tenê dediği, tek erkek evladına eldivenleri giydirirken oğluna gurur ve sevgiyle bakışına, Allaha emanet ederek uğurlamasına, sonrasında feryadıyla zifiri karanlığı yırtan annenin sesi.

 

Sayın Eronat, seçim sürecinde aday listeleri açıklandığında her Diyarbakırlının yaptığı gibi adaylarımızın kim olduklarını öğrenmek istedim, Sizi tanımak istediğimde birçok sıfatınız olmasına rağmen, maalesef bundan birkaç yıl önce dershane önüne konulan bombanın patlaması sonucu oğlunu, kuzusunu kaybeden acılı bir anne portresi öne çıkıyordu, bir annenin asla istemediği acı bir sıfattı.

 

Her anne gibi sizde, oğlunuzu dershaneye göndererek iyi bir eğitim almasını, mutlu ve kaliteli bir gelecek için bütün imkânlarınızı seferber ettiğinizden, 3 Ocak 2008 patlamanın olduğu akşam ve sonrası Uludereli annenin yaşadığı acıyı sizinde yaşadığınıza eminim. 

 

28 Aralık ve 3 Ocak bizler için takvim sayfasında birer tarih iken, bir birini tanımayan iki annenin hatırlamak istemediği ama unutmanızın da imkânsız olduğu, ikinizin de gözlerinde asılı kalan hüzün ve acı.

 

Sayın Eronat, Uludereli anneyle ikinizin iradesi dışında gelişen olaylardan dolayı ortak kaderiniz var. İkinizin evladı, asker yâda gerilla olmamasına rağmen. Eren öğrenci, Erkan kaçakçı, sizin onlardan, onların da hayattan beklentileri lanet olası bombalarla sonlandırıldı.

 

Erkan’ın annesi, sizinle aynı kaderi paylaşmamak için AKP’ye oy verip, sizi AKP den milletvekili olarak Ankara’ya gönderdi. Şimdi sıra sizde, sizinle aynı kaderi paylaşınca Güney Kürdistan’a yerleşmeyi düşünen anneye ait olduğu topraklardan gitmesine engel olmalısınız, çünkü onu ancak siz anlayabilirsiniz.

 

Parlamenter, kadın ve anne olarak sorumluluklarınız var. Başka annelerin sizin yaşadığı acıyı yaşamaması için, sivil, gerilla ve asker analarının sesi olmalısınız. Bu parlamenterliğinize mal olsa bile bunu Eren ve Erkan için yapmalısınız

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
25/2/2013  Berfa serê çîya...
7/2/2013  ‘Ağzınızdan bal damlıyor’
28/1/2013  Sırlarımız
5/12/2012  Berxik
5/11/2012  Ölmesinler
15/10/2012  Her şey olabilirsiniz…
25/8/2012  Ateş düştüğü yeri yakıyor
14/7/2012  Kürt ve Müslüman kimliğim!
6/6/2012  90 yıldır, annemize yapılan kürtaj!
29/5/2012  Samimiyetle Kürtler öldürülür
12/5/2012  Anneler evlatlarından paye alsınlar!
1/5/2012  23 Nisan neşe dolmuyor insan
9/4/2012  Netekim kalemin kırıldı!
9/3/2012  Serokatî li te, tu jî li Kurdîstanê pîroz bî
6/3/2012  Nameyek
16/2/2012  Hangi medeniyetin dili?
7/2/2012  Doğaçlama yaşam
1/2/2012  Gelincik Tarlası
27/1/2012  Çok Sesli Kürtçe Koro
24/1/2012  Sibatoka dînik
22/1/2012  Hrant için yürüyenler…
17/1/2012  Öç ve gözdağı mı?
13/1/2012  ’Neyarê bav û kala, tu car nabe dostê lawa’
12/1/2012  Sayın Oya Eronat
9/1/2012  Mirov çewa bê Xwedê nabe, wisa bê xwedî jî nabe!
7/1/2012  Kaçak sigara ve teğet geçtiğimiz hayatlar
3/1/2012  Şark cephesinde değişen bir şey yok