DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


keya_izol@bredband.net

Keya Îzol    

’İnsanlık’ sorunu…..!


4/1/2012

Dün Türk meclisinde dört ayrı ’Roboski’ konuşması dinledim.

Türk’lerin Başbakanı Tayyip, Kürt’lerle cephe savaşı yürüten bir asker gibi, yapılan katliamın bir numaralı sorumlusu olduğunu savundu, katliamı gerçekleştiren askerlere teşekkür etti.

Ben ’Kürtleri katlederim ama kimseye de hesap vermem’ edasıyla.

Zaten sömürgeci, işgalci bir Başbakana da yakışan buydu.

Daha sonra Demirtaş, Kışanak ve Tanrıkulu birer konuşma yapıp ırkçı zihniyete gereken cevabı verdiler.

Mecliste, sözde millet iradesinin temsil edildiği bir çatı altında, dile getirilen Kürt yakarışın bir karşılık bulduğunu sanmıyorum.

Kışanak sözlerinde ’Bir Kürt sorunu, bir de insanlık sorunu var bu ülkede’ dediğinde orada bulunanlardan kaçı insan olmadığının farkına varabildi ki?

Özellikle AKP saflarında yer alan ’Kürt kökenli’ vekiller?

Sizler, özelliklerini kaybetmiş, kendi halkına ihanet eden, vijdansız birer mahlukat olduğunuzu benliğinizde his ettiniz mi?

 Hiç zannetmiyorum.

Sayıları sekseni bulan Kürt kökenli vekilden on-yirmisinin Kürtlere karşı uygulanan ırkçı politikayı protesto edip AKP den istifa ettiğini, bunun yaratacağı etkiyi bir düşünün.  

Böyle bir tavır belki de tıkanmış olan siyasetin önünü açabilir, hakim olan Türk ırkçılığını zayıflatabilir.

Ama maalesef,  Türk Meclisinde böyle bir şey söz konusu değil.

Böyle bir duruş sergilemekten çok uzaklar çünkü konu Kürt olunca onlar insan olduklarını unutuyorlar.

BDP’li vekillerin nasıl bir zor ortam içinde siyaset yapmak zorunda kaldıklarının hakkını teslim etmek gerekiyor.

Bu tür ırkçı zorbalıklara tahammül etmenin ne kadar zor olabileceğini, korkmadan ve tüm engellere rağmen dile getirdikleri görüşlerin Türk toplumunda bir sempati bulmamasının nedenleri de biliniyor.

Tüm olumsuz şartlara rağmen dirençlerinin halen kırılamamış olması çok önemli.

Ancak açık siyaset bağlamında en büyük eksiklik, Kürt talepleri diye dile getirilen muğlak siyasettir.

Bugüne kadar kimse Kürtlere ne istediklerini sormadı. Bu yüzden ileri sürülen siyasi taleplerin Kürt toplumunun beklentilerini dile getirdiğini söylemek doğru olmaz.

Kürtler ayrı bir ulus olduğuna göre en asgari taleplerinin bile ulusal özellikli olması gerekmez mi?.

Örneğin, Kürd’ü Türk’ten ayıran en belirgin özelliklerin ayrı dil, ayrı kültür, ayrı bayrak, ayrı vatan olduğunu görmeyen, duymayan ve anlamayan bir tek kişi gösterebilir mi siniz bana Türkiye de?

Türk’lerin asker cenazelerinde neden hep Türk bayrağı ön plana çıkar, ’Şehitler ölmez, vatan bölünmez ’ diye bağırılır, Kürtler hedef gösterilir?

Kürt’lerin gerilla cenazelerinde neden Kürt renkleri, Kürtçe ağıtlar hakim, devlet terörü lanetlenir?

Ölenler aynı ırktan, ulustan, dilden insanlar olsalardı bu manzara mümkün olabilir miydi?

İki ayrı dünya gerçeği suratlara her gün, her an vurulan bir şamar gibi…..!

Ama yıllardır herkes sağır sultanı oynuyor.

Güya et ve tırnak mışız !

Et ve tırnak olmadığımız en son Roboski katliamında bir kez daha ortaya çıkmadı mı?

Meclis’te dile getirilen açık ırkçılığa, zorbalığa bir bakın.

Kaç Türk’ün yüreğinde his edildi Roboski katliamı, kaçı orada hunharca katledilen gençlere üzüldü, yasını tuttu?

Kürtler, kendi farklılıklarını saklamak yerine aksine her fırsatta o’nu dile getirmelidir.

Bunların dışında hiçbir şey elli bin Kürt gencinin otuz yıldır dağlara çıkıp, gencecik yaşta hayatlarını kaybetmesini, ülkemizin talan edilmesi, çekilen bu kadar acıyı yaşamak için yeterli bir gerekçe olamaz.

Biz ayrı iki halkız.

Türkler bizim yaşadığımız toprakları işgal etmişler.

Kendi özelliklerini bize zorla benimsetmeye çalışmışlar.

Bunun için toplu katliamlar, soykırımları ve haksızlıklar yapmışlar ve yapmaya da devam ediyorlar.

Tayyip ve ekibi eski rejimin yeni uzantılarıdır.

Bu yüzden de Roboski katliamını gerçekleştirmekten ne utanıyorlar ne de korkuyorlar.

Diğer tarafta AKP yanlısı yazarların nasıl devleti koruma refleksi içine girdiklerini görüyoruz. İleri sürdükleri argümanların amacı kendi devletlerinin zayıf anında koruma refleksidir.

Devlet yapısını ve işleyişini örgüt yapılanmasına benzetip argüman geliştirmek ırkçı/ulusalcı bir yaklaşımdır aslında.

Acil olan devletin yaptıklarını her yönüyle mercek altına alıp denetime tabii tutmaktır.

Devletin içte ve uluslararası alanda yükümlülükleri vardır.

Örneğin, uluslararası yasalara göre devlet kendi sınırları içinde, hedef silahlı gerilla bile olsa, kendi vatandaşlarını savaş uçaklarıyla bombalama hakkı yoktur.

Uluslararası yasaları hiçe sayıp keyfi davranamaz.

Davranırsa dünya kamuoyundan gereken cevabı er ya da geç alacaktır.

Türk Devleti Roboski’de tıpkı Saddam ve Beşar Esed gibi savaş suçu işlemiştir.

Konuyu uluslararası yargıya taşıyıp Türk devletini mahkum etmek gerekiyor.

Kürtler adına siyaset yapanların Kürt taleplerini dönem dönem en asgariya düşürürek nasıl bir yanlışa düştüklerini yaşam gösterdi hepimize.

Önceleri, ’bizim, dil’le, bayrak’la, vatan’ la bir sorunumuz yok diyen Demirtaş, Roboski katliamında yaptığı açıklamada ’Burası Kürdistan ve burada Kürtler yaşar, Türkiye bugün bölünmüştür’ demekle en doğru duruşu sergilemiştir.

Tayyip ve çömezlerinin hırçınlığının en belirgin nedeni de zaten bu tür Kürt duruşuna karşı sergilenen son çırpınışlarıdır.

Bence Türkiye bugün değil dünden çok önce de bölünmüştü.

İşgalci devlet bu gerçeği bizden daha iyi bildiği için bütün kötülükleri bize yaşattı.

Bunu bilip de dile getirmeyen bir kesim Kürtler oldu.

Zararın neresinden dönülse yine de kâr dır.

BDP bugün koyduğu duruşla Kürt toplumuna bir adım daha yakınlaşmıştır, bu yüzden de sömürgecilerin amansız saldırılarına daha fazla maruz kalacaklardır. 

Gözü dönmüş AKP iktidarı ciddi fiziki saldırıları da geliştirebilir, buna tedbirli olmak gerekiyor.

Türk’ün Kürd’e mesajı çok açık.

’Bizi efendi olarak kabul etmeye devam edeceksiniz…..!’

Bizim de onlara vereceğimiz yanıt çok açık olmalı.

Dünkü konuşmalarda dile getirildiği gibi,

’Biz size boyun eğmeyeceğiz…!’

---
Nivîsên din yên nivîskar
19/12/2012  Dağlara!
19/11/2012  Bilek güreşini kim kazandı?
11/9/2012  Kullanılma süresi geçmiş ’aydınlar’
23/7/2012  Efendi
2/7/2012  Hevalê bargiran
16/6/2012  ’Akil’ pişmanlik!
4/5/2012  Her Türk, asker doğar! Her Kürd, Kürt doğar!
20/4/2012  Domuz
17/3/2012  TC’nin son numaraları
24/1/2012  ROJ TV’yi susturmak bir maharet mi ?
4/1/2012  ’İnsanlık’ sorunu…..!
28/12/2011  Ha ‘ananı da al gel’ Ha ‘aşüfte ve psikopat’