DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


amilli92@hotmail.com

Ali Buran    

Türkiye dayak yiyip nara atan kabadaylar gibidir


23/12/2011

Fransız Meclisinin 1915 olaylarının 'soykırım olduğunu inkâr etmeyi' suç sayan yasa teklifini kabul etmesi ardından Başbakan Erdoğan Türkiye Büyükelçisinin geri çağrıldığını, siyasi, askeri ve ekonomik ziyaretlerin iptal edildiğini açıkladı,

Türkler çok ilginç bir ulus. Sayin Çetin Altan’in Türkün, Türk’e propagandası deyimi tam günümüzün Fransa ve Türkiye koşularına uygundur. Fransa soykırım meclisten daha geçmeden bütün basın. Sn Cumhurbaşkanı A.GÜL’ÜN  Sn. SARKOZY telefon açtığını, fakat SARKOZY GÜL’DEN korkup telefona çıkmadıklarını günlerce propagandası yapıldı.

Böylesi seviyesiz propagandalar devletlerin ve halkları ne kadar zor durumlarda bıraktıkları geçmişten günümüze dek görülmüştür. Bütün dünya diyor ki SOYKIRIM var, Türkiye halen diyor ki bizim  şanlı Tarihimizde SOYKIRIM yok sicilimiz temizdir.

Oysaki, Ermeni iddiaları paralelinde çıkarılan ve sayısı 20'yi bulan parlamento kararları vardır .işte bu ülkeler;

Uruguay (1965)Kıbrıs Rum Yönetimi (1982)Avrupa Parlamentosu (1987)Arjantin (1993)Rusya Federasyonu (1995)Kanada (1996)Yunanistan (1996)Lübnan (1997)Belçika (1998)Fransa (2001) İsveç (2000) İtalya (2000)İsviçre (2003)Slovakya (2004)Hollanda (2004)Polonya (2005)Almanya (2005)Venezuela (2005) Litvanya (2005)Şili (2007)
 
1915 olaylarından Osmanlı yönetimini sorumlu tutan ülkeler yer alıyor. Bu çerçevede alınan kararlar Belçika, İsveç, İsviçre, Slovakya, Almanya ve Litvanya'da.

Ayrıca 1915 olaylarından açıkça Türkleri sorumlu tutan Türkiye'nin sorumluluğuna iddia eden  Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan yer alıyor.

Ermeni iddialarına 1915-1923 döneminde yaşanmış olarak Osmanlı Devleti ile birlikte Türkiye'ye de suçlama yönelten ülkeler Arjantin (2003), Rusya, Lübnan ve Şili de var..

Türkiye’nin esas korkusu 1915 olaylarının Ermeniler dışında Asuri/Süryani/Keldanilere ve Pontus Rumları gibi Anadolu'daki diğer Hıristiyan halkları içinde genişleten İsveç Parlamentosu (2010) yer alıyor. Kararın bu şekilde çıkmasında ülkede yaşayan Süryani ve Rum diasporasının etkili olduğu biliniyor.

Bu günlerde dillendirilen diğer iddialarda Dersim, Zilan ve Ağrı da Kürt bölgelerinde Türk  ordusunca yapılan  imha hareketleridir.

Türkiye'de gerek iktidar gerek muhalefetin ulusal birlik içinde  kabul edilemez ve tarihi bir hata olarak niteledikleri ve Fransa'ya kendi tarihine bakma çağrısı yaptıkları ifade ediliyor. Bu KINAMAYA BDP katılmadı.

 Fransız yetkililer Türklerin yıldırma çabası olarak gördükleri girişimlere sinirlendi. Ancak geri adım atmaya yanaşmayan Sarkozyi, ilişkileri yumuşatmaya çalışan dışişleri bakanı Alain Juppe’ oldu. Türkiye ikide bir dile getirdikleri RUANDA ve CEZAYİR olayları kamu oyunu maniple etmek için yalan ve yanlış bilgilendiriyorlar. Ruanda’da 1994 yılında, 100 günde 800.000’den fazla Tutsi ve ılımlı Hutu öldürüldü. Yaşanan soykırım, Fransa ve ABD arasında deklare edilmemiş bir hegemonya savaşının sonucu olarak görüldü.


Orta Afrika’da küçük bir ülke olan Ruanda’da, Ülkede yaşayan iki kabile Hutular ve Tutsiler arasında çıkan ve Avrupa ülkeleri ile ABD tarafından da dolaylı olarak desteklenen katliamda  800.000’den fazla Tutsi ve ılımlı Hutu öldürüldü. ABD, Fransa, Belçika ve BM’nin o dönemdeki yöneticileri hala suçlanıyor.Olay bu .Yani  bizzat Fransa’nın soykırım yaptığı bir olay değildir. Burada iddia Fransa’nın BM gücü olarak yetersiz kaldıkları yönündedir.

 

CEZAYİRE  Gelince; Vatanın Kurtuluşu Cephesi – NLF Cezayir Bağımsızlık Savaşı, 20. yüzyılın en önemli silahlı mücadelelerinden biridir. Cezayirli Müslüman Araplar ile koloniyel /Sömürgeci olarak adlandırılan Fransız kökenli Cezayirlilerin arasındaki sürtüşmenin, 130 yıllık koloni yönetimine karşı bir isyana dönüşmesiyle başlamıştır. FLN’nin 1 Kasım 1954 günü kurulması ve militanlarının Cezayir’in çeşitli yerlerindeki askeri tesislere, polis merkezlerine, depolara, haberleşme tesisleri ve kamu işletmelerine yoğun bir saldırı kampanyası düzenlemeleriyle Cezayir Bağımsızlık Savaşı resmen başlamış oldu. FLN yakaladığı Fransız askerlerinin, erkek ve kadın her yaştan koloniyel kişilerin merasimle uzuvlarını kesti ve işkenceyle öldürdü. İnsan kaçırma olayları çok yaygınlaştı. FLN en fazla vahşeti, özellikle 1958-59 yıllarında Fransız toplumundaki birçok kesim Cezayir’deki çatışmaya karşı çıkmaya başladı. Fransızlara yardım ettiğinden şüphelendikleri Müslümanlara karşı uygulamakta idi. Geçmişte Fransız devleti için çalışan kontr-terörizm örgütleri yer altına inerek, Gizli Ordu Örgütü (Organisation de l’armée secrète, OAS) adlı yasadışı bir yapı altında birleştiler. Bu dönemde çok sayıda silahlı saldırı gerçekleştirdiler. 1962 yılında De Gaulle ve eşinin son anda kurtuldukları bir suikast de bu örgüt tarafından gerçekleştirildi. OAS’ın günümüzde dahi Fransız aşırı sağı içinde destekçileri mevcuttur.Tıpkı Türkiye deki İttihati Terakkiden günümüze kadar gelen Jitem Ergenekon gibi yapıları gibi.

 

Çoğunlukta Fransız paraşütçülerin  hakim olduğu işkence grubu SORGU diye  adında kitaplaştırdı. Bu kitabi ben  1982 de Sorgudayken hep hatırladığımı ‘’BİR DDKO’LUNUN KÜRT YAŞAMI’’ adındaki yeni çıkan kitabim da yer vermişim. Cezayir vatandaşının 1962 yılında FLN tarafından sekiz yıl süren bağımsızlık mücadelesinde savaşla ilgili nedenlerle (her iki taraftan toplam) 300,000 kişi ölmüştür. Burada ki Türk Devleti ve basının dile getirdikleri Fransız Paraşütçülerin CEZAYİR yurtseverlerine yaptıkları işkencedir. Türkiye hep yaptıkları ile kuyuya düşüyor.

 

Eğer işkenceye SOYKIRIM tanımı yapılırsa  Türkiye yıllardır SOYKIRIM yapıyor..Türkiye soykırım  inkârın ahlaken de bir suç olmadığını düşünüyorlar? Böyle olunca da Türkiye, hiçbir Türk artık Fransa da Soykırım yoktur diyemez. Diğer yandan günlerdir Yasa teklifini engellemek için Paris'e gelen TÜSİAD ve TOBB temsilcileri, THY'nin satın alacağı çok sayıda Airbus uçağı ve Türkiye'nin gelecek 10 için açacağı 100 milyar dolarlık enerji ihalelerinin olumsuz yönde etkilenebileceği uyarısında bulunmuştu.

2010 yılı rakamlarına göre, Türkiye, Fransa'nın en fazla ihracat yatığı ülkeler sıralamasında 6 milyar 264 milyon Euro ile 11. sırada. Fransa'nın en fazla ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye, 5 milyar 402 milyon Euro ile 16. sırada.

Fransa'nın 2011 yılının ilk 10 ayı için Türkiye'ye yaptığı ihracat 5 milyar 693 milyon Euro. Fransa'nın, 2011 yılının ilk 10 ayı için Türkiye'den yaptığı ithalat oranıysa 4 milyar 929 milyon Euro. Bundan sonra bakalım Türkiye ne yapacak. Türkiye nara atmakla meşhurdur, ama kimse bu naraları ciddiye almıyor.

 

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
3/3/2013  Bu çözüm değil çözülmedir
18/2/2013  PKK silah bırakırsa Güney Kürdistana mi ?
6/2/2013  Devlet Kürt halkını Fethullah Gülen cemaatine havale etmiştir
28/1/2013  Kürt cephesinde son söz Öcalan’da
24/1/2013  PKK’li 3 Kürt bayanın öldürülümesinde bazı kürtlerle devletin örtüşmesi
4/1/2013  Devlet gerçekten Kürt sorununu çözmek istiyor mu?
28/12/2012  Erdoğan’nin ASO konuşması, Milli Yol ve Ötüken dergilerin hatırladıkları
9/12/2012  Başta Kürtler Bağdadı ve Maliki’yi güçlendirdiler ya şimdi ne olacak ?
27/11/2012  Ortadoğu’da en büyük tehlike İran’in Molla rejimidir
17/11/2012  Açlık grevleri PKK/BDP ekseninden çıkıp, kürt halkının eksenine giriyor
4/11/2012  Devletletin sert ugulamlari ve Osman Baydemirin faşizm feryadi
16/10/2012  BDP Kongresinin getirdikleri
10/10/2012  Kürtler için ha Kemalizim ha islam dinciliği ne fark eder ki?
11/9/2012  12 Eylül’de yapılan işkence, zulüm ve baskıları asla unutmamaliyiz
30/8/2012  Silahli mücadelenin meşruluğu
16/8/2012  Dersim’de Zaza Alevi yaygınlaşmasi Kürtler için çok tehlikeli
5/8/2012  Haydi hayirlisi: Bir- İki -Üç- daha fazla Kürdistan
25/7/2012  Türkiye Kürtlerin aleyhinde attığı her adım ters tepiyor
29/6/2012  PKK ne istediğini Kürt halkina açikça söylemelidir
22/6/2012  DDKD (DEVRİMCİ DEMOKRAT KÜRT DERNEĞİ) seninle hep beraberiz
14/6/2012  İnsanın kendi ana dili hiç seçmeli olur mu?
11/6/2012  İslam ülkelerin Kürtlere bakış açıları
6/6/2012  Şehit edildi ve silahlari ile ölü ele geçirdi deyimi
27/4/2012  Böyle Kürt yurtseverliği olur mu?
31/3/2012  Suriye’de Kürtler ve olasi gelişmeler
13/3/2012  Türklerle birlikte devlet kurduk ama birlikte eşit yaşamiyoruz
5/3/2012  HAK–PAR istifalari
28/2/2012  KCK/PKK devlet kurdu kervanina katılmak
17/2/2012  Sadece sivil elbise ile sivil demokrasi olmaz
10/2/2012  Geçmişten günümüze Kürt sorununda hiç kimse hatasiz ve günahsiz değildir
6/2/2012  Kürt aydınları Türk devletine ve Türk medyasina servis yapmamalı
24/1/2012  Sadece APO ve PKK üzerinde politika yapmak Kürt halkına getirisi nedir?
20/1/2012  Neco´nun anısını yaşatalım
11/1/2012  Güney Kürdistan’ın bağımsızlık koşuları vardır
23/12/2011  Türkiye dayak yiyip nara atan kabadaylar gibidir
15/11/2011  İki selvi boylu kardeşler; Esad-Erdoğan
8/11/2011  Kürtler zorlu bir süreçten geçiyor
23/8/2011  Devletin Kürtlere Bayram hediyesi Kürdistan´a bombalar oldu
7/8/2011  Burkay´a misyon yüklemek
16/7/2011  Kürt halkına emri vak-ı ile gelen demokratik özerklik
1/7/2011  Kürt halkı adına haraket edenler ucuza fit olmamalıdır
15/6/2011  Dersim mı,Tunceli´mı ? CHP ve Alevilik
10/5/2011  Herkese muhalif Nasname, gün gelir kendilerine de muhalif olurlar
29/4/2011  Onurlu bir duruşun onurlu bir yaşamın sonu ölüm
26/4/2011  YSK kararı ve 12 Haziran seçimine doğru
10/4/2011  İttifak niçin yapılır ?
18/3/2011  Devlet ve Öcalan restleşmesi
2/3/2011  Mısır, Tunus ve Libya
26/1/2011  Tunus’da gerçekten devrim mi yapildi?
22/12/2010  Sömürge Kürdistan
27/11/2010  ÖCALAN’NIN ne istediği belli mi ?
16/11/2010  Kürtleri dinle uyutma ve beyin yıkama yöntemi
2/11/2010  Üç JITEM Komutanını nasıl tanıdım; Arif Doğan, Cem Ersever ve Aytekin Özen
27/10/2010  Milli Siyaset Belgesi ve Özel Siyaset Belgesi
6/10/2010  Kürt faili meçhulleri ne olacak ?
3/9/2010  12 Eylül’ler
12/8/2010  Evet mi, Hayir mi ?
16/7/2010  CHP, MHP ve BDP ayni cephede
23/6/2010  PKK’nin eylemleri ve hükümetin restleşmesi tehlikelidir
6/6/2010  İHH Yardim Vakfi, Hamas ve TC
2/6/2010  TC, İsrail, Hamas ve Kürtler
5/5/2010  Siyasi restleşme ve BDP’nin duruşu
11/4/2010  Güney Kürdistan bağımsiz Kürt devletine yol aliyor
7/4/2010  Kürtlerin kimlik savaşi sürecek
31/3/2010  Türk kadın pilotların ilk görevleri Kürdistan’i bombalamak mi?
24/3/2010  Demokratik Açilim Kürtlerin derdine deva olurmu?
24/3/2010  DDKD naqede, ama şimdi!!
21/2/2010  Güney Kürdistandaki Şii Kürtlerin Şii Araplarla garip seçim itifaklari
12/2/2010  Kürtlerin mücadelesi sınıfsal mi, ulusal mi?
4/2/2010  Belirsiz bir dönemden geçiyoruz
23/1/2010  Neco/Necmettin Büyükkaya´yi anmak
14/1/2010  Kürtleri gelecekte bekleyen sorunlar
31/12/2009  2010 yilinda darbenin ihtimali var mi?
27/12/2009  Kürtlerin ayrilmasina Kürtler karar verecek
21/12/2009  Kürtlerin kaderi Öcalan’in elinde mi ?
15/12/2009  Mecliste demokratik mücadeleye devam etmeli
12/12/2009  Öcalan ve Devlet DTP’yi kapattı
6/12/2009  Devlet ile Öcalan yarışı bitti mi?
24/11/2009  Kuzey Kürtlerde siyaset belirsizliği
15/11/2009  CHP’nin iç yüzü ve Onur (!) isminde biri
2/11/2009  "Kendimizi evimizde hisettik diyor, ama evini tanımıyor"
26/10/2009  Dağa çıkma ve inme olayi ile devlet, Öcalan/PKK
29/9/2009  Kürt halkının başı sağolsun (Melik Firat ile)
25/9/2009  Ağalik sistemi ve devlet
12/9/2009  Türkiye´de Darbeler Geleneği
8/9/2009  Devlet Kürt sorununda herkesi merkeze çekiyor
2/9/2009  Ulus devlet ve Kürtler
24/8/2009  Kürt cephesinde son söz Öcalan’da
5/8/2009  Türk solunun ve basının beslendiği kaynak Kemalizimdir!
27/7/2009  Kürt sorunu çözüm programinda ne var?
5/6/2009  Ahmet Türk´ün duruşu önemlidir