DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


firatkaya1@gmail.com

Firat Kaya    

Kürtler ve Diaspora


1/11/2011

İsmail Beşikçi Hocanın, Kürtlerin temsil sorunu olduğu ve Kürt diasporası olmadığına dair fikri, Kürtler açısından irdelenmesi gereken bir konudur. Temsildeki yetersizlik ve bir arada tutmayı amaç edinmeyen bir diasporanın olmayışı Kürtler açısından sosyal, kültürel ve siyasal bir sorundur.

Ermeni diasporası ya da Yahudi diasporası denirken akla gelen ilk düşünce şudur; kendi topraklarında zorla ya da bir şekilde göç ettirilen etnik grupların kendi kavimleri paydasında hiçbir siyasal ideolojik farklılığı gözetmeksizin gerek barınma, gerekse iş- aş imkanı sunmayı görev sayıp kendi milletinin devletleşme ya da güçlü devlet olması adına her türlü siyasal sosyal kültürel ekonomik pratiklerdir. Gel gelelim Kürtlerin Avrupa’da yaşayan insanları bu tanımın neresinde durmaktadırlar. İdeolojik farklılıkları savaş sebebi sayan, siyasi mülteci olan insanına el uzatmaktan yoksun, ulus olma noktasında ise Orhan Miroğlu’nun dediği gibi uzak mesafe milliyetçilik yapmakla meselenin neresinde durduklarını düşünmeleri gerekmektedir.

Bir topluluğun diaspora olabilmesi için “millet” olmanın şartı olan toplulukta ortak bir dilin konuşulması, topluluğun tarihsel geçmişe sahip olması, şimdi bir arada yaşayan bu topluluğun gelecek için de bir arada yaşama inancında olması, topluluktaki bireylerin birlik ve beraberlik içinde ortak duyguları paylaşması, toplulukta kültürel ortaklık bulunması gibi özellikleri taşıyıp ve her şeyden önemlisi bunu yaşatma adına savunuculuğunu yapabilmek için romantizmden de etkilenmeleri gerekmektedir. Bahse konu olan romantizm her ne kadar milliyetçi bir fikri gösterse de millet olmanın en temel şartı dil- devlet- millet romantizmine sahip olabilmekten geçer. Bu üçlemenin neresinde olduklarını özetle değerlendirirsek, millet romantizmini Avrupalıların yeni dönem sömürgecilik terimiyle oryantalist bir bakışla bakmaktan öteye geçememektedirler. Bunun sebebi ise ne Avrupalı oldukları nede Kürdistani kalabildikleriyle açıklanabilir. Ve artık Kürdistan’da yaşamadıklarından dolayı da Avrupalılığa yaranma adına yeni dönem retoriği olan globalizm ve küresel jargonlar ağızlarından düşmeyerek ırk söylemini kendine reva görerek birlikteliğin bir ayağını kırmış oluyorlar. İkinci ayaklardan biri olan devlet romantizminin yerini de kendi topraklarında kendi coğrafyanda lütufmuş gibi özerk olma fikri,  ulus olmaktan uzaklaşarak ikinci kırılmayı da yaşatmışlardır. Ve en son dil –anadil- meselesinde de gerekli olan birlikteliği sağlayamamışlardır. Özellikle Kürt aydınları uzun süredir yaşadıkları Avrupa’da dil ile ilgili gerekli olan aydınlanmayı “istisnalar hariç” sağlayamamıştır. En son Mehmed Uzun edebiyatçılığına dil uzatarak, dedikodu geliştirecek kadar gaflet içerisinde olmuşlardır. Mehmed Uzun eleştirilemez değil elbette. Ama burada olumsuz bir niyet sorunu vardır.Eğitimli ve toplumu sürükleyecek entelektüel grupların sayısı arttıkça ve bu grupların toplumu dönüştürücü etkisi geliştikçe süreç ancak doğru yönde işlemeye başlayacaktır.

Yeni sentez olan Avrupa Kürtlüğü her ne kadar umut vaat ediyorsa da artık milletini temsil noktasında olamadığını ve bırakın kaderi tayin hakkının meşru savunuculuğunu esasta diaspora olma becerisine bile ulaşamayacak kadar uzak bir yaşantı içinde olduklarının farkında bile olmadan ya da farkında olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Diasporanın sahip olduğu potansiyeli dikkate alarak, tüm zorluklara ve engellemelere rağmen doğru tanımlanmış bir değişim-dönüşüm sağlayıp, sağlam bir politik vizyon oluşturmaları gerekirken; süreci doğru değerlendirmeyerek etkisiz, örgütsüz ve kifayetsiz yapılarlar oluşturmaktadırlar. Bu durumda yapılması gereken dört parça da dil-devlet-millet romantizminden vazgeçmemektir.

 

Fırat Kaya

firatkaya1@gmail.com

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
23/7/2012  Dört parçanın kader bütünlüğü
29/4/2012  Merhaba Siverek
25/01/2012  Sayıklayarak Yaşlananlar…
1/11/2011  Kürtler ve Diaspora
26/3/2011  Kimin iradesi…?
13/11/2010  Herkes İçin Aydınlık…
26/6/2010  Hangi Özgürlük, gerçeğimize kavuşturur bizi…
15/6/2010  Korku(m)
20/11/2009  “Ferit Uzun’ a Dinmeyen Özlem”
22/8/2009  Özgürlük rüzgarına inkarla değil inatla tutunmalı
10/7/2009  Karanlığı Aydınlatan Yüzler