DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


cemal_hevdem@hotmail.com

Cemal Özçelik    

Belki de Müge Anlı Kürtlere doğru yolu gösteriyordur


25/10/2011

Van ve çevre ilçelerinde gerçekleşen deprem sadece buna maruz kalanların değil,

milyonlarca insanımızın yüreğini de acıttı.

Sahte gözyaşı dökenleri bir kenara bırakıyorum.

Deprem ‘’geliyorum’’ dese de, kimsenin kılı kıpırdamamış.

Olay öncesi Van Gölü’nün su seviyesinde ani yükselmeler gözlenmiş,

uzmanlar hükümeti uyarmış,

ama hükümet Kürdistan dağlarında sürek avına çıktığı için

gerekli tedbirleri arayıp bulmak bir yana, umursamamış bile.

 

*                *                *               

 

Olayın akabinde hükümet görüntüyü kurtamak için her zamanki gibi şov yapmayı tercih etti.

Yardımların kısa sürede ihtiyaç sahiplerine ulaşacağını duyurdu.

Ama ne gezer. Aradan epey bir zaman geçtiği halde, hala enkazlar tam olarak kaldırılamamış, köylere ise yardım eli hiç bir şekilde uzatılamamış durumda.

Enkaz altında canlarını yitirenler bir yana, depremden sağ kurtulmayı başaranlar şimdi de soğuktan donma tehlikesi altındalar.

Dünyanın değişik yerlerinden anında yardım gönderildiği söylenmekte,

peki nerede bu yardım malzemeleri? Neden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıyorlar?

Bir kaç kilometre ötedeki köylere ulaştıracak traktör de mi bulamıyorsunuz?

 

*                *                *               

 

Halkımızın yaşadığı acılar yetmiyormuş gibi,

yıllardır devletin ve onun gerici, nasyonal hükümetlerinin pompaladıkları

ırkçı, şoven propagandaların etkisi altında

kalan bir kısım kendini bilmez kişinin negatif söylemleri,

hatta sevinç çığlıklarıyla karşılaşıyoruz.

Marmara depremi olduğunda, hiç kimse etnik ayırım yapmadı,

herkes elinden geldiğince destek sunmaya çalıştı.

Buna Kürt halkı da dahildir.

Çünkü sözkonusu olan insan hayatıydı ve müdahale etmek için de insan olmak yeterliydi.

Ancak deprem Kürdistan’da gerçekleşince, birileri için bunun anlamı değişebiliyor.

İnsani duygular bir kenara atılıp sevinç çığlıkları atılabiliyor.

Bunu sorumlusu sadece tek tek bireyler midir,

Yoksa tüm kurumlarıyla devletin ta kendisi midir?

 

*                *                *               

 

Haddini aşıp olumsuz konuşan çok oldu.

Ancak daha çok Atv muhabiri Müge Anlı’nın söyledikleri ön plana geldi.

Özet olarak şöyle dedi Anlı:

‘’Hem polise, askere taş atıyorsunuz, sonra da yardım istiyorsunuz’’.

Aslında açık ve net konuştuğu için Müge Anlı’yı yadırgamıyorum.

Hatta bir yönüyle de haklı buluyorum hanım efendiyi.

Bunun devletin, hükümetin saklı tutulan gerçek düşüncesi olduğuna inanıyorum.

Üstünde ciddiyetle durulursa, bundan bir çok dersler de çıkartabiliriz.

Öyle ya, madem ki asker ve polis gücü Kürdistan’da işgalci bir rol oynuyor;

neden ona bu tür anlarda kurtarıcı bir misyon yükleyip,

baskıcı yüzünü bu türden etkinliklerle aklamasına meydan veriyoruz?

O asker ve polisler ki, güya bir yandan kurtarıcı rolüne bürünürken,

Öte yandan da dağlarda, şehirlerde, köylerde sürek avına çıkmamışlar mı?

 

*                *                *

  

Herkes gibi Kürt insanı da devlete (zoraki de olsa) vergisini ödüyor,

bu bağlamda tabii ki bunun hesabını soracak,

toplanan deprem vergilerinin nerelere sarf edildiğini sorup hükümetin yakasına yapışacak,

ancak yaşananlar bizlere bir kez daha göztermiştir ki,

Kürdistanlılar(Kürt, Türk, Arap, Süryani ayırımı yapmıyorum) artık hiç bir koşul altında kendilerini devletin insafına bırakmamalıdırlar.

Hükümet sözcüsü halkın tepkisini yatıştırmak için alelacele

‘’Esnaf ve memurların borçlarının ertelendiğini’’ duyurdu?

Kimin kime ne borcu var? Halkın, esnafın gerçekten de devlete bir borcu var mıdır?

Farz edelim ki küçük bir kısmının kredi ve vergi borcu olsun..

Peki devletin vatandaşa olan borcu ne olacak?

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın 1999 depremi için toplanan yardım paralarının

İç borçlar için harcandığı itirafını hatırlarsak, devletin alacaklı değil,

Daha çok borçlu olduğunu da anlamış oluruz.

Hayali borçları erteleyeceğinize, 1999’dan beri topladığınız,

arta kalan deprem vergisi paralarını ne yaptınız, onları anlatın bize.

Başlangıçta ‘’şefkatli devlet’’ profili çizmeye çalışan yetkililerin gerçek yüzü ortaya çıkınca,

halkımız tabiiatiyle demokratik tepkisini gösterdi. Valiyi protesto etti.

Ve yine çevik kuvvet polisinin saldırılarına maruz kaldı.

Üniformalılar, onların acılı hallerine, yüreklerine akıttıkları göz yaşlarına aldırış bile etmedi.

Polisler de tıpkı Müge Anlı gibi düşünüyor olmalılar ki,

‘’Sen misin yardım isteyen’’ dercesine kinlerini, öfkelerini gösteriyorlar.

 

*                *                *

 

Halkımız artık her konuda kendi alternatifini yaratmalıdır.

Mevcut imkanlar ölçüsünde, örgütlenip doğal afet ve toplumsal felaketlere karşı hazırlıklı olmalıdır.

Burada sivil ve toplumsal örgütlerin rolü daha bir belirginleşiyor.

Mümkün olduğunca devlete ihtiyaç duyulmayacak şekilde

belediyelerin yönetimi altında öz güce dayalı kurtarma, müdahale birimleri oluşturulabilir.

BDP’nin oluturduğu ekipler zaten mevcut, ve kurtarma çalışmalarında özveriyle üzerlerine düşeni yaptılar. Kürdistan’ın bir çok yerinden yardım toplanmasında diğer sivil toplum örgütlerimizle elele önemli görevler üstlendi.

Bunlar daha geniş kesimlerin desteğiyle yaygınlaştırılabilir.

O zaman kimse karşımıza çıkıp da;

‘’hem taş atıyorsunuz, hem de yardım dileniyorsunuz’’ demez,

taşlar da minnetsiz, rıcasız bir şekilde gaz bombalarına karşı şarkılarını vızıldamaya devam ederler.

 

25.10.2011

 

Cemal Özçelik

 

cemal_hevdem@hotmail.com

 

 

 

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
06/3/2013  İmaj savaşı üzerinden sürdürülen İmralı barış süreci
11/2/2013  Kürd halkı çözümü kendinde bulmalı
13/1/2013  Türkiye Örtülü Operasyonlar Cumhuriyeti
28/12/2012  Roboski Güneşi Sömürgen’in Ampulünü Söndürdü
17/12/2012  Suriye’deki gelişmeler Güneybatı Kürdistan’ı nasıl etkiler?
22/11/2012  Açlık grevleri ve yarattıkları sonuçlar
17/11/2012  Demokrasilerde açlık grevi olmazmış(!)
4/11/2012  Aysel Tuğluk’un Gözyaşları ve Yedi Başlı Ejderha
26/10/2012  Bu seferki grevler çaresizlikten değil
23/9/2012  Yenilmezliğin sırrı Kürt toplumundaki dönüşümdedir
1/9/2012  Çok başarı değil; az hata, karşıtlık değil; ulusal birlik zafere götürür
19/8/2012  Dert veren Mevla, dermanını da verir
6/8/2012  Kesintisiz operasyona karşı kesintisiz vuruş
28/7/2012  Bizi gücümüzden utandırıp yenmelerine izin vermeyeceğiz
14/7/2012  Öcalan’la görüşme mi, izolasyonla kıvama getirme girişimleri mi?
5/7/2012  Ne savunduğundan çok, hangi zeminde durduğun önemli
13/5/2012  Ulusal kongre üzerine
15/4/2012  Diplomatik Aktivizm, Askeri Hazırlık
29/3/2012  Yumruğa en iyi yanıt, ‘’Türk’’ten vaz geçmektir
21/3/2012  Newroz Anayasası
3/3/2012  Bu bahar dağa çıkacağım..
17/2/2012  Operasyonlar ve Konseptlerin İflası
8/2/2012  Dem dema yekîtiyê ye
1/2/2012  Tam da Çözülecekken;…
24/1/2012  Sevsen de Terk Edeceksin, Sevmesen de..
15/1/2012  Ben Leyla Zana’yı farklı okudum
9/1/2012  Klikler Savaşı ve İlahi Adalet
1/1/2012  Uludere Katliamı YAŞ Kararlarının Ürünü mü Acaba?
18/12/2011  Ordudaki dizaynla Kürdistan’ımız hedef tahtasına dönüştürüldü
20/11/2011  Dünün Mustafa, İsmet, Fevzi’si; Bugünün Abdullah, Tayyip, Necdet’idirler
10/11/2011  Türk devletinin kurduğu çapraz tuzak
1/11/2011  Kimyasal Necdet
25/10/2011  Belki de Müge Anlı Kürtlere doğru yolu gösteriyordur
7/10/2011  Barış için savaşa hazır olmak
15/9/2011  Kürt Sorunu ve MİT Sözcüsünün ‘’Devrimci’’ Çözümlemeleri
3/9/2011  Mevsim Değişir, Dien Bien Phu Olur
20/8/2011  Sözümüzün hiç tükenmediği yerdeyiz
6/8/2011  CHP devletinden AKP devletine
26/7/2011  Krizin Kod Adı 330
26/6/2011  Hatip Dicle’nin Rövanşını Belediye Seçimlerinde Almalıyız
14/6/2011  Seçim sonuçları kolonyal sisteme vurulmuş bir darbedir
9/5/2011  Ayla Akat
1/5/2011  Hilweşandina sîstema dagirker nêz dibe..
19/4/2011  Seçimlerden çekilmek çare değil
10/4/2011  Sevindirici, ama buruk bir başlangıç
24/3/2011  Sebahat Tuncel’in Tokadı
11/3/2011  Sakıncasız Kürd
2/3/2011  Devrimler bize yaramadı
19/2/2011  Şivan Perwer Türk Devletini Afetmemeli
13/2/2011  Devrimler bize yaramadı
21/11/2010  Barajı aşmak kararlılık ve bağımsız tutum ister
28/10/2010  Örnek bir olay, örnek olmayan davranış
12/10/2010  Aydın sorumluluğu ve sorumlu aydın
14/9/2010  İki Referandum, İki Sonuç
4/9/2010  Toplumsal Hafızayı Silmek, Sömürgeci Bir Politika
25/8/2010  „Yetmez Ama, Evet!’’ diyorum
4/8/2010  12 Eylül Faşizmi ve 12 Eylül Referandumu
23/6/2010  Yabancısınız!
5/6/2010  Sevahir Bayındır İçin
11/5/2010  Baykal’ı neden gönderdiler?
22/12/2009  Devlet Kendi Kurduğu Kapana mı Düştü?
13/12/2009  DTP’nin Kapatılması Kürtleri Barajlama Siyasetinin Devamıdır
6/12/2009  Devletin ´Milli Açılımı´ İflas Etti
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
18/10/2009  Genelkurmay açılımı çetin bir sinavda grupların dönüşü provokatif bir yaklaşım
17/10/2009  Genelkurmay Açılımı Çetin Bir Sınavda
5/9/2009  ´Demokratik Açılım´ hakkında birkaç tespit
20/7/2009  ’’Sivil Generaller’’ Değişiyor, Bakalım Askeri Generaller de Değişecekler mi?
23/6/2009  Kürt Meselesinin Çözümsüzlüğü