DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


F.Ozcelik@gmx.net

Fadil Özçelik    

Ağla Erdoğan ağla, ağlamak güzeldır


10/10/2011

Başbakan Erdoğan`ın annesinin cenazesinde döktüğü gözyaşları bu yazıyı yazmama sebep oldu.

Kendisini bir robot gibi duyarsız, içimde ne kendisinin acılarına ne annesinin vefatına dair en ufak ınsani bir hissin kırıntısı, merhamet ve üzüntü duygusunu yaşamadan izlemekle yetindim sadece.

Şaşırdım kendime.

Utandım da.

Çünkü neticede daha ‘dün’ doğarken çevresini mutlu etmiş, anne olarak hayata yeni canlar katmış bir kadının, her insan gibi daha görmesi, görebilmesi gerekenleri göremeden bu hayat macerasını, olmayan sonunu herkes gibi yarı yolda,  ardında doldurulması mümkün olmayan derin bir boşluk bırakarak veda etmek zorunda kalması karşısında nasıl olabilirdi de bu kadar donmuş, tepkisiz kalabiliyordum!

Birbirini tutmayan ve hatta olumsuzlayan değişik ve karmaşık duygular içinde gidip gelirken nasıl başkalaştığımı da farkettim.

Bu nasıl tehlikeli bir başkalaşmaydı maruz kaldığım?

Son 30 yılının canlı şahidi olduğum 90 senelik Türk Devletinin biz Kürdlere reva gördüğü ve görmekten asla bir adım geri atmayı ‘onuruna’ yedirmediği ezici ve yokedici politikası beni nasıl bir canavara dönüştürmeyi başardığını farketmiş ve korkmuştum.

‘Fırtına Çocukları’ tabirini galiba daha iyi anlıyordum.

Bilgi birikimi, samimiyet, niyet ve hassasiyeti konularında çok ciddi açmazları olduğunu düşündüğüm Erdoğan`ın kaptanlık pozisyonunu gözönünde bulundurarak birkaç soru soralım..

Erdoğan bu içi öfkeyle dolu Kürdlerin yerinde olmak ister miydi; ya çocuklarının annesi Emine hanım, kızı veya oğlunun?

Annesinin ölümüne gözyaşı dökebilen Erdoğan`a bize böyle bir ruh halini yaşatması için ne yaptık ki?

Aklımızın ermediği büyük politika, yani paradan, takıntı ve bencillikten başka hiçbir şeyden ibaret olmayan büyük politika, büyük oyunlar, iç ve dış düşman ve güçler filan fistan mı?

Peki Tanrı, din, iman, kader, cennet, cehennem Erdoğan`ın kıldığı namaz ve tuttuğu oruçları nereye oturtmak lazım; hangisi gerçek, hangisi yalan?

Düşünmeye devam ettim..

Acaba Erdoğan da Kürdlerin bir bombalaması sonucu beyni, kulakları, burnu, gözleri, kol ve bacakları, iç organları param parça olmuş, ortalığa saçılmış bir annenin bedeni ile karşılaşmak ister miydi diye!

Ve ne yapacaktı böyle bir görüntü karşısında?

Sırf annesinin başına bu felaket gelmesin diye vazgeçemeyeceği nesi olurdu?

Ağla Erdoğan ağla, öldürdüğün, katlettiğin Kürdlerle mukayese edildiğinde bu acı gününde dahi mutlu olmalısın ve şanslı.

Çünkü tam bedeniyle orada emin olduğun bir annen var mezarda.

Göklerden üzerlerine bombalar yağdırıp unufak ettiğin Kürd gençleri dağılan organlarıyla çoğu kez kurda kuşa yem oluyorlar. Onların anne babaları tarafından zıyaret edilıp dua okunacak, sulanacak, bir çiçek ekilebilecek bir mezarları bile yok.

Sanki hiç olmamışlar, hiç doğmamış ve yaşamamışlar gibi yok ettın onları.

İnsanın dünya nimetleriyle bağlarını en aza indirgediği, ölümüne en yakın olduğu ve  düşündüğü bu ölüm anlarında, bilmem Erdoğan`ın aklına daha geçenlerde gencecik Kürd bedenlerini darmadağın etmek için meclisten çıkardığı savaş teskeresi geldi mi?

Onların da anne babaları, uğruna ölümü bile göze alabilecek bir kimlik ve statüden mahrum bırakılma acıları olduğunu düşündü mü?

Hasbelkader Erdoğanın oğlu da Qandil dağlarında Kürd kardeşlerıyle birlikte olsaydı acaba Başbakan böylesine fütursuzca davranır mıydı?

Bir mümin olarak Erdoğan bir çocuğun annesi ve babasından önceki ölümünün ailesi üzerinde ölünceye kadar bırakacağı tahribatı düşündü mü hiç?

Erdoğan artık herkesin çıkması gerektiği yolculuğuna zamanı gelip yola çıkmış annesine ağladı. Ya ölen çocukları olsaydı?

Başbakanlığından bu yana acaba kaç bin aileyi böyle bir yaşama mahkum ettiği geldi mi aklına Erdoğan`ın annesine gözyaşı dökmesi esnasında?

Ağlamak güzeldir demiştik.

Ağla Erdoğan ağla, ama ne zamanki başkalarının da annesi ve çocukları var diye akıl edersen, onların kayıplarına da ağlayabilirsen, işte o zaman ağlaman ve şiir okuman güzelleşir.

Kimbilir belki o zaman birlikte ağlaşır şiir okuruz, Şairin dediği gibi,

“Gülümse, haydi gülümse

Iklim değişir, Akdenız olur” deriz.

İnsanın ardında ağlayacak birilerini bırakıp zamanı geldiğinde bu diyarı terketmesi ne güzel.

Herkes gibi sen de bir gün öleceksin Erdoğan. Ama inanki günaha girip bir iki mevki, üç beş kuruş para ile satın alıp hiçleştirerek günaha soktuğun ‘Kürdlerin’ hariç tek bir Kürd bile ardından gözyaşı dökmeyecek, ‘Allah rahmet etsin’, ‘Mekanı cennet olsun’ demeyecek.

Kendini Tanrı yerine koyarak zamanı gelmeden aldığın Kürd gençlerinin hayatları için.

---
Nivîsên din yên nivîskar
9/9/2012  Kurdistan 30em welatê mezin ê cîhanê ye
25/8/2012  Bir Kureyşli müşrik olarak AKP
2/8/2012  „Yek e yek e yek e, Gelê kurd yek e“
5/7/2012  ‘Onları yenmemiz gerekmiyor, sadece savaşacağız’
17/11/2011  Türk Ordusunun Kürd halkına yenilmesi ve teslim olmasıyla mesele çözülür
26/10/2011  ATV Kürdıstan’dan kovulmalıdır
10/10/2011  Ağla Erdoğan ağla, ağlamak güzeldır
31/8/2011  Viva Zapata û li Kurdistanê lêdana rojnamevanekî
20/8/2011  Seferberlik zamanı
26/6/2011  Alın parlamentonuzu başınıza çalın
13/6/2011  Yeni bir anayasa yaparken TBMM Irak Kürdıstan’ı Anayasası’ndan faydalanmalıdır
9/6/2011  Kazlar
25/4/2011  Subcomandante Marcos`a kulak vermenin ve anlamanın tam zamanıdır
28/12/2010  Erdoğan mı Ingiliz Gandhi Kemal mı?
4/12/2009  Ji bo Mesûd Barzanî serokê Kurdistanê re nameyeke vekirî
30/6/2009  Şayet Amerika emperyalist ise....