DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


amilli92@hotmail.com

Ali Buran    

Dersim mı,Tunceli´mı ? CHP ve Alevilik


15/6/2011

Bir seçimi daha geride bıraktık. Kürdistanda seçim çalışmalarına Diyarbakır ve Urfa/Viranşehir de kısa bir süre katıldım. Çok başarılı bir çalışma gördüm. Sayın Şerafettin ELÇİ ve Hatip Dicle seçim bürolarına uğradım sohbet ettim. 12 Haziran seçimlerinin AKP dışındaki tartışmasız galibi, 36 bağımsız adayı milletvekili seçtiren ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük blokunun eksenini oluşturan BDP oldu.

Blokun desteğiyle seçilen 36 aday arasında yer alan ve aralarında Hatip Dicle'nin de bulunduğu 6 kişi, halen KCK davasında  tutuklu olarak yargılanıyor.  Sayın Şerafettin ELÇİ’NİN deyimiyle Fırtına çocukları (Zarokên Bahozê) her yerde seçimlere renk kattı ve moral verdiler.

Yalnız Dersimde Ferhat TUNÇ için çok üzüldüm. Anlaşılyorki DERSİM TUNCELİLEŞMİŞ !! Bu anlamda bu günkü yazımın konusu kısaca CHP ve Kürt Kızılbaş/Alevilerin Kürt Ulusal mücadelesine VE CHP’YE nasıl baktıklarına değineceğim.

CHP M. Kemal’e birlikte Askeri kadronun kurdukları militarist bir partidir. İdeolojisi uniterdır, (tek dil, tek vatan, tek bayrak, tek millet) bu demektırki dini/mezhep ve Ulusal azınlıklara hiçbir koşulda talepleri olmaz . CHP Cumhuriyet’ten bu yana Kürtler için sicili bozuktur. Kürtlerin hak taleplerini hep baskı ile cevap vermıştır.

CHP Atatürk tarafından, "Halk Fırkası" adıyla 9 Eylül 1923'de kuruldu. Kurtuluş Savaşını örgütleyen ve yürüten "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"nin devamıdır. 20 Kasım 1923'de, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" Halk Fırkası'nın bünyesine katıldı. Partinin adı 10 Kasım 1924'de "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılında da  (4. Kurultay)  "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu. Halk Fırkası'nın kuruluş dilekçesi 11 Eylül 1923 tarihinde Içişleri Bakanlığı'na verildi. CHP devleti kuran ve devlet partisi diye hep tanımlanır.

CHP ve Mustafa Kemal için, Şeyh Sait başkaldırısından sonra Istiklal Mahkemesi'nce asılan Bitlis Milletvekili Yusuf Ziya Bey'in zehir gibi bir tespite bulunuyor.
’’Yusuf Ziya Bey 1924'te “ CHP ancak başındaki insanla [Atatürk'le] şahsiyet ve manasını alabilecek, kendisine layık halefler bulamayınca varlığı da, icraatı da, hedefleri de keşmekeş içinde kalacaktır. Çünkü taşıdığı isme rağmen asla halka nüfuz edemeyecek, halkın olamayacaktır. Olsa, olsa diktatör bir yönetici ve bir parti olur'’’


Itihat-i Terakki mirasını devralan CHP kuruluşundan bu güne kadar iflah olmaz bir Kürt düşmanlığı üzerinde inşa edilmiştir. 1920-1921 de KOÇGIRI, 1925 ŞEYH SAID ve 1937 de DERSIM Kürt başkaldırılarını CHP hep yok ve imha ederek bastırılmıştır.  Özellikle günümüzde gerek Güney Kürdistan'la ilgili gerekse Kuzey Kürdistan politikası ile ilgili ırkçı partilerden daha düşmanca bir tavır takınmakta. Bu anlamda CHP'YI çok iyi tanımak lazım. Özellikle CHP ve BAAS'IN şoven/Irkçı ideolojisi Kürtler ve Demokrasi konusunda örtüşmektedir.

Kürt Alevilerine gelince,,İslamiyet'te Ehli sünnet mezhebinde olanlar (Hanefi—Şafii—Maliki—Hanbeli) olarak bilinir/kabul edilir. Alevi ve Şia ne Iran'da ne Türkiye'de ne de başka bir Müslüman ülkenin Ilahiyat Fakültesinde Alevilik Islam mezhebi olarak kabul edilmez. Genellikle Kürt Kızılbaşları/Aleviler Kuran'ı otorite olarak kabul etmezler. Kızılbaşlı zulme haksızlığa karşı bir başkaldırı siyasi ve felsefi bir inanç olarak kabul edilir. Sünni namazını kılmazlar. Semah yaparlar ve modern bir şekilde kadın-erkek karışık yaparlar. Dr. Nuri DERSIMI, Kürt Kızılbaşlığının ibadetleri esasen ilk Kürt dini olan Ezidîlikten /Zerduştlıkten etkilendiğini belirtip, Dedesinin isminin Mıl/Milan'lı ÇOLO (Çolukzade) Mıla Hasan olarak geçer. Bu isimlerin daha çok EZIDÎ Kürtlerin ismi olduğunu ifade ediyor. (Dr.Wet.Nuri DERSIMI Hatıratım)

Kemalistler, Kızılbaşlık /Alevilik mezhebinin Türk/Türkmen mezhebi olduğunu iddia ediyorlar. Alevi Türkçe değil, Arapça Alici, Ali seven Ali yanlısı anlamına gelen bir belirlemedir. ŞIA ise Farsçadır...

Kuzey Kürdistan'da ulusal kurtuluş saflarında yer alan Alevi Kürdler, 3 "K" Kürt/Kürtçü Komünist ve Kızılbaş diye özel olarak baskıya maruz kalmışlardır. Ilginçtir, Güney Kürdistan da FEYLI Kürt Aleviler Hem Kürt, hem Şii "diye sömürgeci Irak rejiminin hışmına uğramışlardı. Ama 2005 yılında yapılan seçimlerde Kürdistan Parlamentosu, Irak Meclisi ve Mahalli seçim listelerinde bir çok Feyli Kürd adayı gösterilmelerine rağmen, ne yazık ki, bazı Feyli Kürdleri Alevi/Şii olduklarından dolayı, Mezhep temelinde Ayettulah Ali Sistanî'nin Şiilerin listesinde yer aldılar.

 

Mam Celal; Kürdistan ulusal hareketinin saflarında büyük kahramanlıklar gösteren, Leyla Kasım ve Milazım Ciwamêrî Feyli Kürtlerin şehitler verdiklerini iftiharla söylemekte. Kürt hareketine karşı Sünniliği örgütleyen ve yedeğine alan Kemalist TC, günümüzde bazı Alevileri ve Aleviliği Kürt hareketine karşı kullanmakta.  Bu ayni zamanda bazen Sunni Kürtler içinde geçerlidir. Devlet yanlısı diye örgütlenen Hacı-Bektaşi Şenliklerinde, Kürt Alevilerinin törenlere katılmayı bile çağırmıyorlar. Şimdilerde “Türk-Alevi-Sentezi” yaratma gayreti içinde. Türk'lük Sünni Islam içerdiğinden, Aleviliği de Aleviliği Müslüman yapma ve Türk Islam sentezliği içinde eritmek istenmekte.

 

Alevilerin ezici çoğunluğu Kürt olmalarına karşın, Alevilikte Kürtçe adeta yasaklanmış bir durumda. Ibadetlerde, cemlerde Kürtçe rastlamak adeta imkansız. Kemalist devlet anlayışı Kürtleri Sünni ve Alevi diye ayırarak birbirine karşı kullanıyor. Alevi Kürtler Sünni Kürtlere Şafi, Nakşibendi ve Yezit diyorlar. Tıpki bu seçimde, CHP Dersim Milletvekili adayı ve Kenan Evren’nın kurucu meclis üyesi Kamer GENǒIN  Kürtler Şafidir, Dersim Türk oğlu Türktür dediği gibi Bununla da yetinmeyen devlet, Aleviler içindeki kollarıyla, camiye gitmeyen, namaz kılmayan, ramazanda oruç tutmayan, kurban bayramında kurban kesmeyen, hacca gitmeyen Kürt Alevilerini Müslümanlaştırma politikası uyguluyor. Müslümanlıkla “Ali” ve “Muhammed”den başka ortak yanı hemen, hemen hiçbir olmayan Kürt /Kızılbaşlığını/Aleviliğini Sünnileştirmek, terbiye ederek Türkleştirmek istiyorlar.

 

Dersim direniş Kahramanı Seyit Riza ''Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun."

 

Şeyh Said başkaldırısından sonra Kürdistan'da hakimiyetini kurmaya çalışan yeni Kemalist rejim, en çok Kürt Alevileri/Dersim'i kendisileri için tehlike olarak görmüştür.

2 Ocak 1936'da yürürlüğe giren Tunceli Kanunu'yla Dersim'in adı Tunceli olarak değiştirilir. General Abdullah Alpdoğan, Dersim'e vali ve 3. Umum Müfettişi olarak atanmıştır.

 

Ne yazık ki, günümüzde Kürt Kızılbaşları Dersimlilikten ziyade, çokları Tuncelileşmiştir.Hani derler ya CELADINI sevmek !! 

 

Bu gün pek çok Kürt Alevi adeta Kemalist Devletin sigortası haline gelmiştir. Bunların en büyük korkuları Kemalist Devletin aşıladıkları Sünni Kürtlerin Şafi ve Nakşibendi olduklarını, devlet kurarlarsa Alevileri/Bektaşileri yok edeceklerini yönünde.

Wet.Dr. Nuri DERSIMI Anılarında ‘' Şeyh Sait başkaldırılarında VARTO da HORMEK ve bazı Alevi Kürtlerin Devletin yanında yer almaları çok hazin olarak nitelendiriyor''


Örneğin, Rasim ÖZ(Cumhuriyet yay 1997) diyor ki'' M .Kemal Arnavut BEKTAŞI bir aileden geldiğini dolaysıyla ilk Ordu, Emniyet ve Istihbarat kadrosunun tümü Bektaşi olduğunu belirttir''

 

1903 te bir rapor yazan DERSIM Müttesarrifi ARIF bey'' DERSIM'IN suratla Kürtleştiklerini ifade eder. 1926 de Ise,Diyarbakır Valisi Cemal BARDAKÇI anılarında Dersim ve Ahalisin meselesi Kürtlük olmadığını esasında Mezhepçilik olduğunu belirttir.(Dersim .Dr Suat AKGÜL)

 

Al size ibretlik bir yazı. Kürtler; inanç olarak Islam'ın Şafii kolundandır. Tarikat olarak da büyük ölçüde Nakşibendiliği seçmişlerdir. Bu yönüyle de Alevilerle Kürtler arasında derin uçurum bulunmaktadır. Anadolu'daki Alevilik; özü itibarıyla Türk kimliklidir. Bu topraklardaki Aleviliğin kendisini anlatma aracı, ‘bağlama'dır. Bu saz Türk'e özgüdür. Aleviler, bağlamayı kutsamış; ona “Telli Kuran” denilmiştir. .(Akşam Rıza ZELYUT 1993)

Aslen Malatya Şeyh HESANAN Aşiretinden olan, Cemal ŞENER; “Kürt Sorunu ve Aleviler” konulu yazısında da; Alevi derneklerinde Türk bayraklarının ve Mustafa Kemal resimlerinin asılmasına karşı çıkanları eleştiriyor ve şöyle diyor; “ Alevilerin Mustafa Kemal'i sahiplenme gerekçesi olan; teokratik Osmanlı devletini yıkıp ümmet esasına dayalı yapıya son verip ulusal devlet kurmasının olduğunu anlamıyorlar ya da anlayamıyorlar ''

 

Çok ilginçtir ki, bu gün bir çok Kürt Alevi'ye, dilin nedir? sorduğunda Aleviyim der, Kürt'müsün Türk'müsün? sorduğunda yine Aleviyim der. Peki siz Kürdistanlı değimlisiniz sorduğunuzda bu kez aslen Horasan'dan gelmiş Türkmeniz yanıtını alırsınız. Bir çok Kürt Alevilerle tartıştığımızda diyorlar ki, siz Sünni Kürtler, Kürt Alevileri başka merkezlere bağlamaya, Alevileri Kürtlere, Kürtleri de Barzani'ye, Talabani'ye yamamaya /bağlamaya çalışıyorsunuz.

 

Bu tipik bir Kemalist Devlet anlayışıdır. Çok değer verdiğim ve çok ilginç bulduğum, Açık Gazete yazarı A.Haydar NERGIS'LE geçmişte Kürt sorunu ile ilgili bana gönderilen bir yazısında kısa bir alıntı aktarıyorum; ''Benim çocukluğum sizin gibi şanslı bir ortamda geçmedi. Bu konularda bilenmedim. Ailem,(baba tarafım) Erzincan, Tunceli tarafından gelme. "şu dünyanın devranına/ Aldanma gönül aldanma" diyen Cafer
Tan (Gangozadelerden), eskiden soyadları Gangotan'miş. Dersim Olayında idam
edilen Hasan Hayri Bey'le amca çocuklarıdır. Sivas'ta yanan Aşık Nesimi
teyzemin kocasıydı. Dilber Ana'yı belki tanıdığınız Hüseyin Inan'la
akrabalığımız var. Sizi kızdıran o yazıyı biraz da özeleştiri gibi, kendimi
anlatmak için yazdım. Ailem, küçükken Kürtçe'yi bana yasakladı.  

 

Zamanında çok bedel ödediklerini daha fazla ödemek istemediklerini söylüyorlardı. "Bizde Atatürk sevgisi  aileden gelir" başlıklı yazım dikkatli okunduğunda aslında bir  özeleştiridir. Küçükken hiç Kürtçe konuşmadım. Köyde bile Kürtçe sorulara Türkçe yanıt veriyordum. Okuyup büyük adam olacaktım, düzenin bir parçası
haline gelecektim yani.Bu nedenle, Türkçeyi çok düzgün konuşup yazdığımı  sanıyorum. Kurmanci Kürtçesini anlıyorum, ancak dilim dönmediği için konuşamıyorum.''. (25 Ocak 2006 Isveç )

 

Cumhuriyet dönemi içerisinde Aleviler esas olarak merkez sol partilere bunların başında da CHP'ye oy vermişlerdir. Son yıllarda bu eğilimde azalma yönünde bir değişim dikkat çekmektedir. Çünkü CHP ve diğer “sol” partilerin güven sağlayamadığı görülmektedir. (10 Aralık 2005)'te Istanbul Dedeman Oteli'nde DISK tarafından düzenlenen Solda Yenilenme adlı konferansa.'' 1.Solda Yenilenme, 2.Ekonomi ve Sosyal Politikalar, 3.Siyasal Katılım, Gençlik ve Kadın, 4.Kültür, Sanat ve Sol olmak üzere dört oturumdan oluşan konferansta sol siyasetin önemli şahsiyetleri de hazır bulundu. Prof. Dr. Erdal Inönü, Prof. Dr. Izzettin Doğan, Erol Tuncer, Fikret Ünlü, Tarhan Erdem, Zülfü Livaneli, Inal Batu, Süleyman Çelebi, Onur Kumbaracıbaşı, Gürbüz Çapan, Arif Sağ, Tarık Akan, Bülent Tanla, Salman Ceylan ve daha pek çok katılımcı vardı. Alevilik meselesi burada da gündeme geldi. Prof. Dr. Fuat Keyman, Solun Alevilik konusunda net bir düşünceye sahip olması gerekliliği üzerinde durdular'' Burada dikkat edilirse hiç Kürt Alevilerle ve Kürt Ulusal Kimlikle ilgili tek bir cümle yoktur. Buna rağmen CHP oyların çoğunlu Alevi kesiminden almıştır.

 

12 Haziran seçimleri, parlamentoda 4 partinin grup kurabileceği şekilde sonuçlandı. Seçimle zaferle çıkan AKP 326, CHP 135, MHP 54 milletvekilliği kazandı. Seçime bağımsız adayları destekleyerek giren BDP de, Kürt siyasetinin milletvekili sayısı açısında tarihindeki en yüksek başarıyı elde etti. BDP’nin de desteklediği Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloğu’nun 64 adayından 36′sı Meclis’e girdi. BDP yeni dönemde 36 milletvekili ile temsil edilecek. Resmi olmayan sonuçlara göre Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloğu’nun 36 bağımsız adayı TBMM’ye girdi.

24′ncü dönemde TBMM’de Bdp çatısı altında yer alacak bağımsız isimler şöyle olacak:

 

İstanbul 1. Bölge: Sebahat Tuncel
İstanbul 2. Bölge: Sırrı Süreyya Önder
İstanbul 3. Bölge: Levent Tüzel
Adana : Murat Bozlak
Ağrı : Halil Aksoy
Bingöl : İdris Baluken
Bitlis : Hüsamettin Zenderlioğlu
Diyarbakır : Leyla Zana
Diyarbakır : Hatip Dicle
Diyarbakır : Nursel Aydoğan
Diyarbakır : Emine Ayna
Diyarbakır : Altan Tan
Diyarbakır : Şerafettin Elçi
Hakkari : Esat Canan
Hakkari : Selahattin Demirtaş
Hakkari : Adil Kurt
Mersin : Ertuğrul Kürkçü
Kars : Mülkiye Birtane
Mardin : Gülseren Yıldırım
Mardin : Erol Dora
Mardin : Ahmet Türk
Muş : Sırrı Sakık
Muş : Demir Çelik
Siirt : Gültan Kışanak
Şanlıurfa : İbrahim Binici
Şanlıurfa : İbrahim Ayhan
Van : Aysel Tuğluk
Van : Kemal Aktaş
Van : Nazmi Gür
Van : Özdal Üçer
Batman : Bengi Yıldız
Batman : Ayla Akat Ata
Şırnak : Hasip Kaplan
Şırnak : Faysal Sarıyıldız
Şırnak : Selma Irmak
Iğdır : Pervin Buldan

 

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
3/3/2013  Bu çözüm değil çözülmedir
18/2/2013  PKK silah bırakırsa Güney Kürdistana mi ?
6/2/2013  Devlet Kürt halkını Fethullah Gülen cemaatine havale etmiştir
28/1/2013  Kürt cephesinde son söz Öcalan’da
24/1/2013  PKK’li 3 Kürt bayanın öldürülümesinde bazı kürtlerle devletin örtüşmesi
4/1/2013  Devlet gerçekten Kürt sorununu çözmek istiyor mu?
28/12/2012  Erdoğan’nin ASO konuşması, Milli Yol ve Ötüken dergilerin hatırladıkları
9/12/2012  Başta Kürtler Bağdadı ve Maliki’yi güçlendirdiler ya şimdi ne olacak ?
27/11/2012  Ortadoğu’da en büyük tehlike İran’in Molla rejimidir
17/11/2012  Açlık grevleri PKK/BDP ekseninden çıkıp, kürt halkının eksenine giriyor
4/11/2012  Devletletin sert ugulamlari ve Osman Baydemirin faşizm feryadi
16/10/2012  BDP Kongresinin getirdikleri
10/10/2012  Kürtler için ha Kemalizim ha islam dinciliği ne fark eder ki?
11/9/2012  12 Eylül’de yapılan işkence, zulüm ve baskıları asla unutmamaliyiz
30/8/2012  Silahli mücadelenin meşruluğu
16/8/2012  Dersim’de Zaza Alevi yaygınlaşmasi Kürtler için çok tehlikeli
5/8/2012  Haydi hayirlisi: Bir- İki -Üç- daha fazla Kürdistan
25/7/2012  Türkiye Kürtlerin aleyhinde attığı her adım ters tepiyor
29/6/2012  PKK ne istediğini Kürt halkina açikça söylemelidir
22/6/2012  DDKD (DEVRİMCİ DEMOKRAT KÜRT DERNEĞİ) seninle hep beraberiz
14/6/2012  İnsanın kendi ana dili hiç seçmeli olur mu?
11/6/2012  İslam ülkelerin Kürtlere bakış açıları
6/6/2012  Şehit edildi ve silahlari ile ölü ele geçirdi deyimi
27/4/2012  Böyle Kürt yurtseverliği olur mu?
31/3/2012  Suriye’de Kürtler ve olasi gelişmeler
13/3/2012  Türklerle birlikte devlet kurduk ama birlikte eşit yaşamiyoruz
5/3/2012  HAK–PAR istifalari
28/2/2012  KCK/PKK devlet kurdu kervanina katılmak
17/2/2012  Sadece sivil elbise ile sivil demokrasi olmaz
10/2/2012  Geçmişten günümüze Kürt sorununda hiç kimse hatasiz ve günahsiz değildir
6/2/2012  Kürt aydınları Türk devletine ve Türk medyasina servis yapmamalı
24/1/2012  Sadece APO ve PKK üzerinde politika yapmak Kürt halkına getirisi nedir?
20/1/2012  Neco´nun anısını yaşatalım
11/1/2012  Güney Kürdistan’ın bağımsızlık koşuları vardır
23/12/2011  Türkiye dayak yiyip nara atan kabadaylar gibidir
15/11/2011  İki selvi boylu kardeşler; Esad-Erdoğan
8/11/2011  Kürtler zorlu bir süreçten geçiyor
23/8/2011  Devletin Kürtlere Bayram hediyesi Kürdistan´a bombalar oldu
7/8/2011  Burkay´a misyon yüklemek
16/7/2011  Kürt halkına emri vak-ı ile gelen demokratik özerklik
1/7/2011  Kürt halkı adına haraket edenler ucuza fit olmamalıdır
15/6/2011  Dersim mı,Tunceli´mı ? CHP ve Alevilik
10/5/2011  Herkese muhalif Nasname, gün gelir kendilerine de muhalif olurlar
29/4/2011  Onurlu bir duruşun onurlu bir yaşamın sonu ölüm
26/4/2011  YSK kararı ve 12 Haziran seçimine doğru
10/4/2011  İttifak niçin yapılır ?
18/3/2011  Devlet ve Öcalan restleşmesi
2/3/2011  Mısır, Tunus ve Libya
26/1/2011  Tunus’da gerçekten devrim mi yapildi?
22/12/2010  Sömürge Kürdistan
27/11/2010  ÖCALAN’NIN ne istediği belli mi ?
16/11/2010  Kürtleri dinle uyutma ve beyin yıkama yöntemi
2/11/2010  Üç JITEM Komutanını nasıl tanıdım; Arif Doğan, Cem Ersever ve Aytekin Özen
27/10/2010  Milli Siyaset Belgesi ve Özel Siyaset Belgesi
6/10/2010  Kürt faili meçhulleri ne olacak ?
3/9/2010  12 Eylül’ler
12/8/2010  Evet mi, Hayir mi ?
16/7/2010  CHP, MHP ve BDP ayni cephede
23/6/2010  PKK’nin eylemleri ve hükümetin restleşmesi tehlikelidir
6/6/2010  İHH Yardim Vakfi, Hamas ve TC
2/6/2010  TC, İsrail, Hamas ve Kürtler
5/5/2010  Siyasi restleşme ve BDP’nin duruşu
11/4/2010  Güney Kürdistan bağımsiz Kürt devletine yol aliyor
7/4/2010  Kürtlerin kimlik savaşi sürecek
31/3/2010  Türk kadın pilotların ilk görevleri Kürdistan’i bombalamak mi?
24/3/2010  Demokratik Açilim Kürtlerin derdine deva olurmu?
24/3/2010  DDKD naqede, ama şimdi!!
21/2/2010  Güney Kürdistandaki Şii Kürtlerin Şii Araplarla garip seçim itifaklari
12/2/2010  Kürtlerin mücadelesi sınıfsal mi, ulusal mi?
4/2/2010  Belirsiz bir dönemden geçiyoruz
23/1/2010  Neco/Necmettin Büyükkaya´yi anmak
14/1/2010  Kürtleri gelecekte bekleyen sorunlar
31/12/2009  2010 yilinda darbenin ihtimali var mi?
27/12/2009  Kürtlerin ayrilmasina Kürtler karar verecek
21/12/2009  Kürtlerin kaderi Öcalan’in elinde mi ?
15/12/2009  Mecliste demokratik mücadeleye devam etmeli
12/12/2009  Öcalan ve Devlet DTP’yi kapattı
6/12/2009  Devlet ile Öcalan yarışı bitti mi?
24/11/2009  Kuzey Kürtlerde siyaset belirsizliği
15/11/2009  CHP’nin iç yüzü ve Onur (!) isminde biri
2/11/2009  "Kendimizi evimizde hisettik diyor, ama evini tanımıyor"
26/10/2009  Dağa çıkma ve inme olayi ile devlet, Öcalan/PKK
29/9/2009  Kürt halkının başı sağolsun (Melik Firat ile)
25/9/2009  Ağalik sistemi ve devlet
12/9/2009  Türkiye´de Darbeler Geleneği
8/9/2009  Devlet Kürt sorununda herkesi merkeze çekiyor
2/9/2009  Ulus devlet ve Kürtler
24/8/2009  Kürt cephesinde son söz Öcalan’da
5/8/2009  Türk solunun ve basının beslendiği kaynak Kemalizimdir!
27/7/2009  Kürt sorunu çözüm programinda ne var?
5/6/2009  Ahmet Türk´ün duruşu önemlidir