DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


bextewar@yahoo.com

Ferit Yurtseven    

Seçimler, Kürdistan halkı için sadece bir araçtır


23/5/2011

Kürdistan Sorununda, sömürgeci devletler red-inkâr, imha ve askeri şiddette ısrar ederken, Orta Doğu'da ciddi siyasal-sosyal dengelerin değişimleri yaşanmaktadır. Bölgede artık sömürgeci-oligarşik devletler gelişen halk ayaklanmaları sonucu ve dünyadaki diğer siyasal gelişmelerle birlikte statükocu, ırkçı rejimler ve iktidarlar değişmektedir. Bu nedenle Türkiye’de de siyasal-sosyal-ekonomik dengelerin değişimi zorunlu hale gelmiştir. Ancak Kürt Sorununu görmezden gelen T.C. ve mevcut AKP hükümeti Kürtlerin ulusal demokratik taleplerine karşı red-inkâr, asimilasyon ve oyalama siyasetlerinde ısrar etmektedir. Kürt halkının ulusal-demokratik taleplerini ve barışçıl çözüm çabalarını maniple etmek için sürekli baskı, şiddet ve askeri imha konseptlerini ve bazı işbirlikçi Kürtleri de devreye koyan Türkiye’nin, sahte açılım manevraları yalan ve inkâr siyasetleri artık resmen açığa çıkmıştır.

T.C.’nin ve AKP iktidarının dünya kamuoyunu sürekli oyalayarak bölgede çelişkili siyasetleriyle ve Kürdistan halkını terörize ederken sadece bu seçim sürecinde, Kuzey Kürdistan’da yapılan geniş kapsamlı operasyonlarda yine onlarca insan yaşamını yitirmiş, demokratik zeminde binden fazla yurtsever Kürdistanlı sistematik olarak tutuklanmıştır.

Türkiye, İran ve Suriye de Kürdistan halkına karşı askeri operasyonları ve siyasi saldırıları artırarak bölgede hukuk ve kural tanımayan kirli bir savaşı şiddetlendirmektedir. Böylece bir yandan dünya ve Orta Doğu siyasi dengeleri hızlı değişirken diğer bir yandan Kürdistan genelinde fiziki psikolojik ve geniş kapsamlı savaş yeniden boyutlanmaktadır. İran Kürt halkının yurtsever öncü kadrolarını idam ederken, Suriye’de binlerce Kürdistanlıyı topluca tutuklamaktadır. Ve buradaki demokratik talepler nedeniyle yaşanan olaylarda yüzlerce yargısız infaz, işkenceler ve ölümler yaşanmaya devam etmektedir. Türkiye’nin yaptığı askeri operasyonlarda ise infaz edilen gerilla cenazelerine askerler tarafından yapılan insanlık dışı işkence ve vahşet uygulamaları ise T.C.nin uzun yıllardır Kürdistan’da imha amaçlı-olağanüstü kural tanımayan fiziki-psikolojik kirli bir savaş yürüttüğünü bir kez daha ortaya koymaktadır.

Kürt halkının ulusal demokratik siyasal taleplerini engellemek için Türkiye, %10’luk seçim barajında ısrar etmektedir.

Türkiye’nin Kürt halkının ulusal demokratik taleplerine karşı ırkçı- faşizan pervasızca saldırılarına rağmen Kuzey Kürdistan halkı böylesi hassas bir süreçte (12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak genel seçimlere) bağımsız adaylarla girmek zorunda kalmıştır.

 "Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu" bileşenleri ismi ile açıklanan seçim listesinde, 42 bölgeden toplam 62 parlamenter aday bulunmaktadır. Bu blok içinde BDP-HAKPAR-KADEP’in yanı sıra Türkiyeli birçok devrimci-demokrat, sosyalist partiler ve siyasi çevreler tarafından da desteklenmektedir. Türkiye de Kürtlerin ve diğer sistem karşıtı demokratik siyasal güçlerin temsileyetlerinin engellenmesi için TC’nin %10’luk seçim barajı nedeniyle BDP ve Kürt siyasetçiler bağımsız adaylarla bu seçimlere girmek zorunda bırakılmıştır.

Seçimler Kürtler için sadece bir araçtır ve Kürt ulusal siyasal çevreler-ulusal kurumlar tarafından ulusal birlik için iyi değerlendirilmelidir.

BDP’nin seçimler öncesinde Kürt ulusal çevreleriyle bir araya gelerek ulusal güç birliği kapsamında seçimlerde ortak çalışma yürütme kararı alması kimi eksikliklerine ve gecikmiş bir karar olmasına rağmen ulusal mücadele açısından doğru ve ileri bir adımdır. BDP, ittifak arayışları aşamasında önceliği ulusal birliğin güçlendirilmesi ve dayanışması için HAKPAR, KADEP, DEVRİMCİ DEMOKRATLAR ve diğer Kürt ulusal siyasi çevrelerle ulusal seçim bloğu adıyla bir platform hayata geçirmeliydi.  Her ne kadar Kürtler arası ulusal seçim bloğu oluşturulamasa da daha önceki seçim süreçlerinden farklı olarak bu kez Kürdistan halkının ısrarlı ulusal duruşu nedeniyle ulusal birlik daha fazla kendini dayatmış güç birliği kaçınılmaz olmuştur. Ve kısmen de olsa Kürtler arasında hoşgörü, güç birliği ve birlik ruhu yeniden yakalanmıştır. (Hatırlanacağı üzere 1992 yılında DEP süreciyle Kürt ulusal siyasal çevreleriyle benzer bir ortak demokratik zemin yaratılmış ancak daha sonra bugünkü BDP ve siyasi çevresinin manipülasyonları sonucu bu süreç darlaştırılarak ulusal güç birliği konsepti heba edilerek ne yazık ki o önemli süreç gereğince değerlendirilememişti.)

Bugün yaratılan ulusal birlik duruşu bu seçim süreciyle sınırlı kalmamalı ulusal mücadelenin ileriki aşamalarında da hayata geçirilmeli ulusal güç birliği, diyalog ve işbirliği Kürtler arası dayanışma, hoşgörü daha da geliştirilmelidir.

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Kürt halkını,  Türkiye kentlerinde alternatifsiz ve seçeneksiz bırakmamalıdır!

12 Haziran genel seçimlerinde "Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu" bileşenlerinin Türkiye ve Kürdistan genelinde sadece 42 seçim bölgesinde seçimlere girmesi ve bu iller dışında kalan Kürtlerin ve duyarlı devrimci güçlerin alternatifsiz bırakılması anlaşılır bir durum değildir. Kürtlerin bu seçim bölgelerinde sessiz ve seçeneksiz bırakılması en çok şoven-ırkçı inkârcı statükocu düzen partileri ve güçlerin işine yarayacaktır. Peki, geriye kalan seçim bölgelerinde yaşayan yüzbinlerce yurtsever Kürdistanlı kimlere oy verecek? Sadece Kürtler değil diğer duyarlı devrimci-demokrat sosyalist güçler kesimler de alternatifsiz bırakılmıştır. Bununla ilgili "Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu" bileşenleri daha fazla zaman geçirmeden bir açıklama yaparak bir alternatif seçenek sunmalıdır. (Zaten yurtsever Kürdistan halkının ve duyarlı demokratik çevrelerin "Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu" bileşenlerinin seçim bölgeleri dışında kalan yerlerde adaletsiz seçim sisteminin ve ırkçı-şoven düzen partilerinin boykot edilmesi yönünde talepleri vardır.)

“Kürt siyasi çevreleri ulusal birlik için bu süreçte önemli bir adım atmışlardır.”

KADEP-BDP-HAKPAR ulusal birlik çalışmaları kapsamında bu seçimlerde ortak çalışma kararı almaları ve diğer Kürt siyasal çevrelerinde bu güç birliğine destek sunacaklarını açıklamaları tarihi sorumluğu olan ileri bir aşamadır. Ve bu ulusal güç birliği seçimler sonrası da ulusal demokratik taleplerle daha fazla geliştirilmelidir.

Seçimler öncesi Kürdistan’da ve Türkiye kentlerinde devletin provokatif ırkçı saldırı ve gözaltı tutuklama operasyonları devam ederken DTK’nın (Demokratik Toplum Kongresi) Ulusal Birlik mekanizmasının oluşması yönünde 05.05.2011 tarihinde konferans sonuç bildirgesinde: “Kürt halkının demokratik direnişini geliştirme ve sahiplenmede öncülük rolüyle Demokratik Özerk Kürdistan'ı inşa etme kararlılığımız ve saldırılar karşısında meşru direnişi örgütlemedeki ısrarımız devam edecektir" açıklaması önemlidir.

 

Ulusal güç birliği ve demokratik zeminde daha geniş kapsamlı bir ittifak için tüm Kürt ulusal kurumlara önemli tarihi görev ve sorumluluklar düşmektedir. Kürt ulusal çevreleri Kürdistan halkının kararlı ulusal direnişine uygun tespit ve taleplerde ısrar etmelidir. Bu nedenle, bu seçim sürecinde;

Kürtlerin ulusal demokratik siyasal taleplerinin daha fazla öne çıkarılması ve ulusal güç birliğinin inşası için Kürdistan halkıyla birlikte EMEK, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ BLOĞU BİLEŞENLERİ BU SEÇİMLERDE DESTEKLENMELİDİR. Ve bunun dışındaki seçim bölgelerinde ise ırkçı statükocu düzen partileri ve inkârcı antidemokratik seçim sistemi boykot edilerek sandıklara gidilmemelidir. Ve bu seçimlerin Kürdistan halkı için sadece ulusal birliğe hizmet eden bir araç olduğu unutulmamalıdır.

Saygılarımla

 

Ferit YURTSEVEN    

23.05.2011

---
Nivîsên din yên nivîskar
17/8/2011  Kürtlerin asıl gündemi ulusal güç birliği olmalıdır
23/5/2011  Seçimler, Kürdistan halkı için sadece bir araçtır
18/4/2011  ‘Ortak vatan’ Kürdistan mücadelesine zaman kaybıdır!
15/3/2011  TC´nin Kürd ve Kürdistan politikası
27/12/2010  Kürdistan halkının ulusal talepleri birçok siyasi çevrelerden daha ileridedir
10/8/2010  Aldatmaca referandumlara Kürt halkı alet edilmemelidir!
9/6/2010  Kafes eylem planı, Kürtler üzerinde uygulanıyor!
19/3/2010  Newroz, Kürdistan´da Ulusal Birlik Bayramıdır
14/3/2010  Operasyonlar ”Türkiye’nin Kürt Sorunundaki Çözümsüzlüğün Sonuçlaridir”
9/10/2009  Kürtlerin her zaman ulusal bir alternatifi vardır
7/8/2009  “Türkiye, Kürtsüz Bir Çözüm Paketiyle Kürt Sorununu Çözmek İstemektedir”
7/7/2009  Kürtlerin ortak stratejik birlik konsepti olmalıdır