DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


firatkaya1@gmail.com

Firat Kaya    

Herkes İçin Aydınlık…


13/11/2010

Yaşadığımız yada maruz kaldığımız tüm sorunlarla yüzleşip gerçeklerden bahsetmeye başlamışsak sanırım en sağlam adımın arifesindeyizdir .Bu adıma öyle bir anlam yüklenir ki bundan sonra ki hayatımız bu adımın samimiyetiyle şekillenir yada samimiyetsizliğiyle şekilsizleşebilir de. Her ne kadar bir şeylerin değişmesi gerektiği fikri, hakkaniyetin teslim edilmesi adına azaptan arınma  zamanının geldiğini gösterse de bu konuda ki gerçekliğin göstergesi olan samimiyet aydınlatır her şeyi. Ne kadar çok samimi olduğunuzun göstergesi ise kendi karanlığınızın olup olmadığıyla tespit edilir. Varsa karanlığın ve yüzleşebiliyorsan samimiyet noktasındasındır.  İlk adım doğru atılmıştır ve gücünü ise şüphesiz gerçeklikten alacaktır.

Bu anlamda hakikatten bahsederken ilk başta bununla kendimizin buluşması beklenen bir davranış olur.Birilerinden aydınlanma adına yardım istenmesi acizlik değildir tabi ki, gerçeklerin etraflıca değerlendirilip aydınlanmasını istemektir. Taraflar adına da gizli kalmış karanlık bir zamanı aydınlığa kavuşturmaktır. Sonuca katlanmak ise en ahlaki duruştur artık. haksızlığa bir çığlık  bir çırpınış anlaşılırdır. Senin tarafından uğranılan haksızlığa, çığlığa, çırpınışa sırt dönmen ise anlaşılır bir duruş değildir.

Her kimden nerden  hakikatle buluşma isteniyor ve bekleniyorsa  acilen kişinin kendiside aynı şeyi yapması gerekmektedir. Bu gayet anlaşılır bir durumdur. Karanlıkta kalan suretsiz zamanları genele mal etmek haksızlık olur. Bu gölgede kalan suretten arınmamak ise bir o kadar karanlıkta kalmak demektir.Hatta o karanlığı tercih etmektir de. Karanlığa düşmemek için yeterince arınmak gerekiyor günahlardan.

Akan göz yaşları umrumuzda  ise arınmak gerekiyor .Gencecik bedenlerin hayattan haksızca ve bilebile kopuşlarından sorumlu isek arınmamız gerek, arınmak gerekiyor çünkü bu azaptan kurtulmak gerek. Haksızlıklarımızla buluşup en azından bir özrü dert edinmek gerek. Tutuşan her bedenin soluksuz sessiz çığlığı bizim içimizi de yakabilmeli .İnsanlığımızı anımsamalı ve ona sığınmalıyız. 

Gerçekten samimi bir hakikatlerle buluşma gibi bir kaygımız varsa bunun bir başlama noktası oluşturulmalı. Karanlıkta kalmış tüm haksızlıkları ortaya çıkarılmak için bunu yapabilmeli. Ve bunun bir miladı olabilmeli. En başa dönüp ilk hatadan başlayarak gelmeli. Torbadan rastgele çekilen üç beş günahımızla değil torbadaki tüm günahlarımızla buluşup yüzleşebilmeliyiz.

Tam da 32 yıl önce 22 Kasım da Siverek te katledilen Dengê  Kawa Lideri Ferit UZUN cinayeti, yüzleşecek bir hakikatin samimiyetini beklerken, acaba 32 yıllık karanlık aydınlanabilecek mi? Acaba sonucuna katlanacak bir muhatap bulunabilecek mi? Cevapsız soruları bir mezara gömerek haksızlık yaparsınız, samimiyetinizi göstermek için bu cinayeti tüm gerçekliğiyle aralayarak başlamalısızın… Bu dayanılmaz ağırlıkla her ne kadar dik durmaya çalışırsanız çalışın şunu bilmelisiniz ki asıl gerçek her geçen gün bükülen omuzlarınızdaki acı çığlıkla şekilsizleşiyordur.   

 

Fırat Kaya

firatkaya1@gmail.com

13.11.2010

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
23/7/2012  Dört parçanın kader bütünlüğü
29/4/2012  Merhaba Siverek
25/01/2012  Sayıklayarak Yaşlananlar…
1/11/2011  Kürtler ve Diaspora
26/3/2011  Kimin iradesi…?
13/11/2010  Herkes İçin Aydınlık…
26/6/2010  Hangi Özgürlük, gerçeğimize kavuşturur bizi…
15/6/2010  Korku(m)
20/11/2009  “Ferit Uzun’ a Dinmeyen Özlem”
22/8/2009  Özgürlük rüzgarına inkarla değil inatla tutunmalı
10/7/2009  Karanlığı Aydınlatan Yüzler