DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


firatkaya1@gmail.com

Firat Kaya    

Hangi Özgürlük, gerçeğimize kavuşturur bizi…


26/6/2010

“Efendimiz ne kadar yüksekteyse tutsaklık zinciriniz de o kadar uzundur. O çok geniş harman zaman içinde sıçrayıp oynuyoruz. Sonra ucunu bulmadan ölüyoruz. Bunun adına da özgürlük mü diyoruz? “ diyor Kazancakis “Zorba”sında.

Özgürlüğü böyle ifade eden Kazancakis aynı zamanda tutsaklığı da özgürlükle harmanlayıp ne güzel tarif etmiş.

Diktatörlük efendiye olan mesafeyi her zaman uzun tutar. Kendi yapısı içindeki ulaşılmaz adam olma durumu, efendiyi besleyen ve büyüten en büyük egodur. Bu egosundan hiçbir zaman vazgeçmez. Gücünü ulaşılmaz olmakta bulur; çünkü gerçeğiyle karşılaşma bir fiyaskoda olabilir ihtimali hep olmuştur. Efendimizin bize buyurduğu hayatta özgürlüğü bulacağımıza inanır dururuz. Bu anlamda olmadık çirkinliklerden sakınmayız. Özgürlüğe giden her yol mubahtır diktesiyle tozu dumana katar dururuz.

Çocukların, genç kızların, annelerin yarınlarını kedere bularız... Yağmur gibi gözyaşı akıtırız, gencecik hayatlar çalarız ansızın, özgürlük dediğimiz efendimizin egosundan başka bir şey olmayan çirkinlik için.

Efendimize bu kadar uzakken özgürlük ne kadar yakın. Gerçekten özgürlük mü koştuğumuz yada koşturulduğumuz yol? Esareti var eden yüreğimiz efendiye hizmette kusur etmezken, kölelik kıvamında ki özgürlüğü nasıl taçlandıracağız? Özgürlük türküsünü sesimizin hangi tonuyla söyleyeceğiz? Utancın hangi rengine bulanacak benzimiz acaba?

Adına “Özgürlük” denilen belirsiz bir kıyımda sadık bir hizmetkar gibi yitip gideceğiz... Bu nasıl bir özgürlüktür ki bize ait bir renge sahip değil. Bu nasıl bir özgürlüktür ki bize çok uzak ve yabancı… Ve biz neden bu kadar kör kütük biat ederiz tutsaklığımıza. Kendi irademizden çok uzak ve yabancı yaþarız. Kendimize bu kadar uzakken özgürlüğe yakın durabilir miyiz?

Hangi ateþ yakar bizi … Hangi uyku uyutur bizi… Hangi ibadet günahtan arındırır bizi… Hangi yanlış yoldan çevirir bizi… Hangi doğru içimizdeki gerçeşe dokunur… Ve hangi özgürlük, gerçeğimize kavuşturur bizi…

Ah bitmeyecek bu gaflet! Ah bitmeyecek bu tutsaklık! Ve ah ki ne ah, özgürlük türküsünün sesi gittikçe çirkin-le-şe-cek!

Fırat Kaya

firatkaya1@gmail.com

---
Nivîsên din yên nivîskar
23/7/2012  Dört parçanın kader bütünlüğü
29/4/2012  Merhaba Siverek
25/01/2012  Sayıklayarak Yaşlananlar…
1/11/2011  Kürtler ve Diaspora
26/3/2011  Kimin iradesi…?
13/11/2010  Herkes İçin Aydınlık…
26/6/2010  Hangi Özgürlük, gerçeğimize kavuşturur bizi…
15/6/2010  Korku(m)
20/11/2009  “Ferit Uzun’ a Dinmeyen Özlem”
22/8/2009  Özgürlük rüzgarına inkarla değil inatla tutunmalı
10/7/2009  Karanlığı Aydınlatan Yüzler