DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


mahmutkiper@msn.com

Mahmûd Kîper    

Açılım maalesef can çekişiyor! (2)


1/3/2010

Abdullah Gül’ün, Kürt sorununun çözümüne ilişkin, yurt dışı gezilerinde verdiği demeçleri üzerine, Kürt sorunu ve ona bağlı olarak açılım tartışmaları, daha kapsamlı ve artık kaçınılmaz bir biçimde, Türkiye ve Kürdistan kamuoyunun gündemine girmesine vesile oldu. Çok doğaldır ki, bu da, Kürt sorununa ilişkin çözüm arayışlarının ve buna bağlı olarak, bu konuda izlenecek metodların ve tartışmaların boyvermesini sağladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün açıklamaları beraberinde, pek tabidir ki, Kürt sorununun çözümü hususunda yeni umutların ve heyecanların da yeşermesine neden oldu.

Kürt sorununa ilişkin açılımın telafuz edilmesi üzerine, hükümet, devletçe kabul edilebilir bir çözüm formula bulmak için, İçişleri Bakan’ı Beşir Atalay’ı, Kürt açılımında, koordinator bakan olarak atayarak, ilk somut adımını atmış oldu. Her ne kadar bu projenin devletin bir projesi ve açılımı olduğu sık sık vurgulansa da, bu konuda kamuoyu ile ilk etepta paylaşılan herhangi bir açılımı paketi sunulmadı. Kerva yolda düzülür misali davranılmaya çalışıldı. Beşir Atalay, Kürt sorununa ilgi duyan, bu konular üzerinde yazı yazan şu veya bu tür bir çözüm kendisine dert edinen herkesle görüşeceğini, onların  bu konulardaki  görüş ve önerilerini bol bol dinleyerek, adeta bu sorunun çözümü konusunda bir yol haritasını ortaya çıkarmaya çalişacaklarını belirtti.

Bu taahütlerine rağmen, Beşir Atalay çok ciddi olarak, Kürt siyasi çevreleri ve aydınları ile görüşmedi. Kürt sorunu üzerine çok kapsamlı ve yararlı çalışmalar yapmış, bu uğurda ağır bedeller ödemiş, İsmail Beşikçi gibi yazar ve aydınlardan görüş ve öneriler almaktan sakındı.

Kürt siyasi çevrelerinden ve İsmail Beşikçi gibi düşünür ve yazarlardan uzak durma, bu konularda onları dinleme gereğini duymama, koordinator bakan Beşir Atalay’ın ve hükümetin kanımca ilk  kötü sınavı oldu. Kürt sorununu çözmeyi amaç edinmiş hükümet temsilcisi bir koordinatör olarak, Kürt siyasi çevrelerini ve yasal siyaset yapan DTP, HAK-PAR ve KADEP gibi siyasal partileri muhatab almamaya özen gösterdi.

Beşir Atalay, Kürt açılımı konusunda, koordinatör olarak atanması üzerine, bu çalışmalarda izleyecekleri yol ve yöntem üzerine yaptığı açıklamada: ‘Öyle bir yöntem bulacaklarını söyledi ki, bu yöntemin ne Bask ne de Irlanda modeline benzeyeceğini, hatta Kürt açılımı konusunda öyle bir model ortaya koyacaklar ki, bunun dünyaya   örnek bir model olmasının yanı sıra,  dünyada ki benzeri  sorunların  çözümünde  katkı sunacağı bir  model olacağını’,  belirtmeden edemedi. Görüldüğü üzere, Beşir Atalay, o günlerde çok iddalı bir sözler etmekteydi. Aradan epey zaman geçmiş olmasına rağmen, şu ana kadar, Kürt açılımı sorununda, Beşir Atalay’ın, ortaya koyduğu veya yarattığı, dünyaya örnek modelden eser olmadığı gibi, iddialı çıkışının akibeti koca bir soru işareti olarak ortada duruyor!

Ayrıca, Kürt açılımı konusunda, izlenecek veya yaratılacak model hakkında böyle iddialı sözler eden Beşir Atalay, Kürt sorunun açılımı ve çözümü konusunda, izlenecek yol haritası hakkında, üç aşamalı bir önerinden söz ediyordu

Herşeyden önce, Beşir Atalay, Kürt açılımında üç aşamalı bir çözüm önerisi üzerinde dururken, özellikle ve öncelikle nelerin yapılmayacağını vurgulamak için sık sık şu hatırlatmalarda bulunmaktan kendini alamıyordu: ‘Tek dil, tek devlet, tek bayrak, tek ulusal marş gibi konuların tartışmasını bile yapmadıklarını ve yapmayacaklarını’ özellikle beyan etme gereği duyuyordu! Bu vurgu ve hatırlatmaları elbette ki, sadece Kürt açılımı karşıtı şöven, ulusalcı ve militarist çevrelerin kaygılarını giderme kaygısı taşımaktan dolayı değildi. Bu aynı zamanda, açılıımın içinde nelerin olmayacağını belirtmek, AKP’nin neleri yapmayı düşünmediğini kamuoyu ile paylaşmak gayesi yanı sıra, kendi seçmen kitlesine,  güvence verme gereğinden  ileri geliyordu.

Beşir Atalay, üç aşamalı  Kürt açılım önerisini şöyle formüle ediyordu.

1. Kısa vadede: Kararname ve Genelgelerle gerçekleştirilmesi veya atılması öngörülen adımlar

2: Yasalarla değiştirilmesi veya uygulanması gereken adımlar

3: Uzun vadede atılması gereken adımlar: Yeni Anayasa gibi

Aradan geçen zamanı gözönüne aldığımızda, kısa vadede gerçekleşen pek fazla birşeyin olmadığını görmek mümkün. Kararname ve yönetmenliklerle yapılması öngörülen değişiklikler böyle ağır aksak yürürse, açılmın diğer maddelerinin uygulanması ve yerine getirilmesinin bir hayli zaman alacağını düşünmek elde değil. Tabii, artık tutukluların yakınları ve anneleri ile kendi anadillerinde görüşme olanağının sağlandığını kabul etmek lazım. Ayrıca farklı dillerde ve lehçelerde 24 saat yayın yapma imkanlarının RTÜK tarafından,  daha çok yeni  onandığını, hakkaniyet adına anmak lazım!

Yapılan bu kimi değişiklikleri küçümsemeden, hemen eklemek lazım ki, hükümetin yapabileceği veya atabileceği en kolay adımlar, zaten kimi kararname ve yönetmenliklerde değişiklik yapmaktır. Kararname ve yönetmenliklerde, yapılan bu değişikliklere, Kürt açılımı denmeden de, bu adımlar pekala, bunca gürültü ve patırdıya mahal verilmeden de atılabilirdi. Çünkü, Türkiye’nin demokratikleşmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, AB yolunda mesafe katetmesi, hükümetin birincil görevleri arasında zaten değil midir?  Öyleyse, Kürt açılımında yaratılan heyacan ve umutlar, insanların, anneleri ve çocukları ile tutukluyken, sadece, Kürtçe konuşmasından mı ibaret olacaktı? Bu tutum, insanlara ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye benzemiyor mu?  

Elbette ki, farkındayım, süreç devam ediyor, ama ben sürecin tıkandığı kaanatini taşıyorum. Bu durumu izah etmeye çalışacağım!

1 Mart 2010

---
Nivîsên din yên nivîskar
9/3/2012  Yeni bir yol haritası ışığında Kürt Ulusal Konferans’ı hayat bulabilir
11/2/2012  Kürt Ulusal Konferansı, bir başka bahara!
4/12/2011  Kürt Çalıştayı çağrısı yapma zamanıdır!
28/9/2011  Orhan Miroğlu’nun, Diaspora Kürt Aydınlarına Sakat Bakışı!
8/3/2010  Açılım maalesef can çekişiyor! (3)
1/3/2010  Açılım maalesef can çekişiyor! (2)
21/2/2010  Açılım maalesef can çekişiyor ! (1)
8/7/2009  Kürt Coğrafyasının, yolları aşındırılmalıdır!
5/6/2009  Sırça köşkte bir romancı: Ayşe Kulin!