DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


cozum@kurdinfo.com

Vildan Tanrikulu    

Kürt’lerin hak ve özgürlükleri açısından DTP’nin parlamento (TBMM) performansı


27/12/2009

 

Kürt’lerin hak ve özgürlükleri açısından

DTP’nin parlamento (TBMM) performansı

 

Sondan başlayalım;

  • 11 Aralık 2009 tarihinde DTP Anayasa Mahkemesi’nin oybirliği ile vermiş olduğu karar ile kapatıldı ve Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekillikleri düşürülerek, onlar da dahil olmak üzere toplam 37 DTP üyesine 5 yıl siyaset yasağı cezası verildi.

 

  • 18 Aralık 2009 günü Diyarbakır’da yasaklı Ahmet Türk ”son kez kameralar karşısına çıkıyorum” diyerek sine-i millet kararından vazgeçtiklerini ve sine-i meclise BDP (Barış ve Denokrasi Partisi) ile döneceklerini beyan etti. Ancak burada ”Sayın Öcalan!da istedi ve biz de böyle karar aldık” demek yine Ahmet Türk’ün payına düştü!

 

Buna benzer beyanlar ve açıklamaların önceli de var. İşte bazı örnekler;

  • Ahmet Türk, TRT &’in yayınından sonra ilk DTP grup toplantısında konuşmasının yarısını Kürtçe yaptı ve TRT Meclis yayınları yayınını kesti. Bu konuda birçok yorum ve değerlendirme yapıldı ve ama en ilginç olanı Ahmet Türk’ten geldi; ”Başbakan niye konuşuyor, niye biz konuşamayalım?” diye değerlendirdi Ahmet Türk bu konuşmasının gerekçesini.

 

  • DTP Diyarbakır Milletvekili (bildiğim kadarıyla Diyarbakır’lı değil, Elazığlı ve Kürtçe de bilmiyor!) önceki gün TBMM başkanlığına ”Q, W, X vb.” harflerin kullanılması yasağının kaldırılması ve bu harflerin Türkçe alfabeye eklenmesi hakkında bir kanun teklifi verdi. Sabki Kürt’lerin, Kürt alfabesi ve Kürt dilinin serbestliği değil de, adı geçen harflerin Türk alfabesine eklenmesi ve dolaysıyla Türkçe’nin değiştirilmesi gibi bir dertleri ve mücadeleleri varmış!...

 

 

  • Başbakan R. Tayyip Erdoğan Diyarbakır konuşmasında TRT &’in açılışı için yaptığı değerlendirmede de kullandığı gibi Kürtçe ”TRT Şeş Bi Xêr Be!” ifadesini kullandı. DTP, İmralı ve Kandilden aldığı mesajlarla ayağa kalktı ve bu “kandırmaca ve seçim yatırımını kabul etmeyeceklerini” beyan etti.

 

Yukarıya aktardıklarım, son günlerin ve DTP şahsında içinde bulunduğumuz yılın kamuoyunda en fazla konuşulan konuların ana başlıklarını ve temasını oluşturuyor. Bu başlıkların ve temaların da ortak bir paydası var ki, bu da; Kürtlerin hak ve özgürlükleri, ve Kürt dilinin, bir dilin kullanılabileceği her alanda ve her düzeyde serbestçe kullanılabilmesi talebi veya bu talep önündeki engelleri, Kürtlerin kendi adlarına siyaset yapabilme özgürlükleri vb. Gibi yakın Kürt ulusal mücadele tarihinbin (en azından 1959’dan beri) farklı isimlerle adlandırılsa bile özet olarak “güncel demokratik hedefler” başlığı ile tüm siyasal hareketlerin/birliklerin/cephelerin programında yer almış olan taleplerini ifade etmektedir.

 

Ben bütün bu gelişmeleri/tartışmaları izlediğim/okuduğum zaman aklıma bir de 22 Temmuz 2007 tarihinden beri DTP’nin TBMM’de Kürtlerin hak ve özgürlükleri için yasama alanında nasıl bir performans içinde olduğuna daha yakından bakmak ihtiyacı hissettim. Esasında böyle bir araştırmayı bu yılın başında yaptım ve çok kötü bir performas sergilediklerini tespit etmeme rağmen yazıya dökmedim.

 

DTP hakkında verilen kapatma kararı, sine-i millet, vb. konulardaki tartışmalar, Anayasa Mahkemesi kararının kamuoyunda, başta Kürt ve Türk demokrasi güçleri olmak üzere çok geniş bir kesimin “hukuki olmazsa bile siyaseten yanlış bir karar” olduğu yönünde (İktidar partisi sözcüleri ve Başbakan da dahil) görüş beyan ettiklerini de izledikte sonra, geçen yıl yaptığım ama yayınlamadığım incelememi yenileme, ve tüm bu tartışmalara yazımın başlığında ifade ettiğim pencereden bakarak değerlendirme ihtiyacı hissetim.

 

Şimdi önce, DTP’nin 22 Temmuz 2009 tarihinden kapatılmasına kadar (ben incelemeyi 23 Aralık’ta yaptım) kaç kanun teklifi vermiş olduğuna ve bunlardan hangilerinin/kaç tanesinin Kürt halkının temel hak ve özgürlükleri ile direk bir ilişkisi olduğuna bakalım.

 

İşte o teklifler;

“Milletvekilinin İmzasının Bulunduğu Teklifler

AHMET TÜRK
BAĞIMSIZ - MARDİN

Bulunan Kayıt Sayısı:5

Taksim/Esas No

Tarihi

Kanun Teklifi Başlığı ve Özeti

2/215

10/04/2008

17.03.1981 Tarih ve 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci Maddesinin A Bendinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi

2/341

13/11/2008

21.06.1927 Tarih ve 1111 Sayılı Askerlik Kanunu, 22.05.1930 Tarih ve 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 26.09.2004 Tarih ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun Kimi Maddelerinin Değiştirilmesine ve Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi

2/355

24/11/2008

Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

2/361

02/12/2008

Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

2/534

12/11/2009

Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

 

Bunlardan ilk teklif aşağıda adı yazılanlar tarafından imzalanmıştır. Diğer teklifler de hemen hemen tüm grup üyeleri tarafından imzalanmıştır.

 

Adı ve Soyadı               Partisi Seçim                                          Çevresi Görevi;

Akın BİRDAL Demokratik Toplum Partisi                  Diyarbakır Denetçi Üye

Ahmet TÜRK                   Demokratik Toplum Partisi                  Mardin Genel Başkan

Fatma KURTULAN            Demokratik Toplum Partisi                  Van Grup Başkanvekili

Ayla AKAT ATA               Demokratik Toplum Partisi                  Batman Grup Yönetim Kurulu Üyesi

Aysel TUĞLUK                 Demokratik Toplum Partisi                  Diyarbakır Denetçi Üye

Hamit GEYLANİ               Bağımsız Milletvekili                           Hakkari Üye

Pervin BULDAN                Demokratik Toplum Partisi                  Iğdır Grup Yönetim Kurulu Üyesi

Sebahat TUNCEL             Demokratik Toplum Partisi                  İstanbul Grup Yönetim Kurulu Üyesi

Sırrı SAKİK                     Demokratik Toplum Partisi                  Muş Grup Disiplin Kurulu Üyesi

M. Nuri YAMAN               Demokratik Toplum Partisi                  Muş Grup Disiplin Kurulu Üyesi

Osman ÖZÇELİK              Demokratik Toplum Partisi                  Siirt Grup Disiplin Kurulu Üyesi

Sevahir BAYINDIR            Demokratik Toplum Partisi                  Şırnak Grup Yönetim Kurulu Üyesi

Şerafettin HALİS             Demokratik Toplum Partisi                  Tunceli Grup Yönetim Kurulu Üyesi

Özdal ÜÇER                  Demokratik Toplum Partisi                  Van Grup Disiplin Kurulu Üyesi

Bengi YILDIZ                  Demokratik Toplum Partisi                  Batman Grup Yönetim Kurulu Üyesi

 

Tüm bu bilgiler ve daha detayları http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/kanun_teklifi_sd.sorgu_baslangic adresinden aranarak ve bir araya getirilerek veya http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/milletvekillerimiz_sd.liste adresinden Milletvekili isimleri bulunup tıklanarak edinilebilir ve bu aynı zamanda verdiğim bilgilerin de somut kaynağıdır.

 

Ben yukarıya DTP grubu üyelerinin büyük çoğunluğu veya tamamı tarafından imzalanmış olan kanun tekliflerini aldım.

 

Belirttiğim bu tekliflerin dışında DTP milletvekilleri tarafından verilmiş bazı kanun teklifleri de vardır ve bunların da yine Kürtlerin hak ve özgürlükleri veya özel olarak Kürt dilinin kullanım özgürlüğü ile alakası yoktur. Sadece 2/355 sayılı yani yukarıdaki sıralamada 3. kanun teklifi Dicle Üniversitesinde Kürt Dili ve Edebiyatı ile ilgili bölüm açılması hakkındadır ve bu daha önce Diyarbakır Barosu tarafından gündeme taşınmış bir konu olarak alelacele yanlış bir formülasyon ile verilmiş bir tekliftir. Bir diğer teklif ise yine 07.01.2009 tarihinde DTP Siirt milletvekili Osman Özçelik tarafından “2/376 sayılı ve Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” dir.

 

Bir diğer enteresan teklif ise aşağıya aktardığım kanun değişikliği teklifidir.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kanun Teklifi ve İmza Sahipleri

Kanun Teklifi Bilgileri

 

Dönemive

Y.Yılı

Esas No

Başkanlığa Geliş Tarihi

 

Önergenin Başlığı ve Özeti

 

 

 

 

23 / 3

2/342 

17/11/2008

Siyasi Partiler Kanunu, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu ve Milletvekili Seçimi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Siyasi partilerin her derecedeki teşkilatı ile gruplarında her bir cinsiyetin % 40 oranındatemsil edilmesi düzenlenmekte, siyasu partilerin merkez organları arasına eş başkanlık getirilmekte, milletveili genel ve ara seçimlerinde adaylığını koymuş olanlardan ön seçimle her bir cinsiyetin en az % 40 oranında temsil ve katılımı öngörülmektedir.

 

Son Durumu : KOMİSYONDA

 

Adı ve Soyadı

Partisi

Seçim Çevresi

Görevi

Sevahir BAYINDIR

Demokratik Toplum Partisi

Şırnak

Grup Yönetim Kurulu Üyesi

 

Elbette ki bu kanun değişikliği teklifleri dışında DTP milletvekillerinin yazılı ve sözlü soru önergeleri de vardır ve ben bunları bu incelemenin dışında tutuyorum Nedeni ise çok basit. Bütün temsili/parlamenter demokrasilerde yazılı/sözlü soru önergeleri genellikle tek tek milletvekillerinin profil yaratmak için kullandıkları bir yoldur ve parlamento/yasama faliyeti açısından sadece bir “baharat” fonksiyonunu yerine getirmekte ve esasa ilişkin temel bir önem arzetmemektedir. Bu nedenle ben buraya almadım ancak isteyen her okuyucu tüm DTP milletvekillerinin yazılı/sözlü soru önergelerini de bu yazıda verdiğim linkleri veya isimlerini tıklayarak edinebilirler ve kendi kanaatlerini oluşturabilirler.

 

Şimdi esas ilişkin konuya geçelim.

Yukarıda belirtilen örnekler gösteriyor ki, DTP 2,5 yıllık TBMM faliyetinde Kürt halkının temel hak ve özgürlüklari hakkında , bilgiye, önceliklere, vizyona, bulundukları alanın konumuna ve mücadele biçimine uygun bir performans gösterememiştir. Verdikleri kanun teklifleri ortadadır ve bu kanun tekliflerinin de ne kadar zayıf gerekçelendirildiği ortadadır. Elbette ki böyle bir konu için kitap yazmak gerekiyor ama ben burada temel tespitler ile yetiniyorum.

 

DTP kapatıldığı zaman herkes bar bar bağırarak (en başta Atmet Türk) Hükümet’in siyasi partiler yasasını değiştirmek istemediğini ve böylece DTP’nin kapatılmasına kapı araladığını iddia etti. Böyle bir iddia sahibi Parlamento’da grup sahibi bir deneyimli siyasetçi ve parti başkanı olmazsaydı, elbette ki haklı olabilirdi. Ancak ben yukarıya Sevahir Bayındır imzalı ve tam da Siyasi Partiler Yasası hakkında değişiklik öngören kanun teklifini aktardım. Görüldüğü gibi, orada talep edilen % 40 kadın kotası hakkında değişikliktir.

Şimdi ben merak ediyorum.

 

  • Partisi kapatılan milletvekilleri 2,5 yıl Parlamento’da uyudular mı?
  • Niye kendileri böyle bir teklif vermediler?
  • Niye kendileri Siyasi Partiler’in kapatılmasının zorlaştırılması için yasama görevini yerine getirmediler?
  • Niye DTP grubu Siyasi Partiler Yasası’nın Kürtlerin kendilerini kendi kimlikleri ile ifade ve örgütleme hakkını içedercek biçimde değiştirilmesini TBMM gündemine taşımadılar?

 

Sorular çok!

Ancak bu kadar yetiyor!.

 

Aktardığım tüm bu gerçekler ve DTP’nin TBMM performansı açıkça ortaya koyuyor ki , Ahmet Türk ve DTP türübünlere oynayan futbolcular gibi davranmışlardır. Gol atma veya yenme/maçı kazanma diye bir dertleri ve niyetleri olmamış. “Artistik hareketler ve çalımlar” ile (oğlumun futbol sevgisi, bilgisi ve değerlendirmelerinden öğrendiğim kadarıyla) fiyatlarını yükselten veya yükseltmek isteyen ancak arkalarında iz bırakmayan futbolculara benziyorlar!....

Yani sormak gerekiyor!...

  • Bu konularda kanun teklifi verip bunları gündeme taşımanızı engelleyen ne vardı? 
     
  • Bu konularda kanun teklifi hazırlayıp bunları gündeme taşımanız hakkında elinizi kolunuzu bağlayan hangi engeller vardı?

  • Niye “TRT 6 seçim yatırımı” oluyor da niye sizin oturup kalkım İmralı diye bağırmanız “oy aldığınız tabanın değerleri nedeniyle” böyle adlandırılmasın?

 

Eğer bilgisizlik ve iradesizlik değilse, işte o yaptığınız sine-i millet çıkışı gibi kanun teklifini daha ilk günden hazırlayıp verebilirdiniz.

 

Verdiğiniz kanun teklifleri nasıl komisyonlarda hala sürünüyorsa bunlar da sürünürdü.

 

Ancak en azından DTP, parti olarak ve DTP milletvekilleri tek tek kişisel olarak alnı açık biçimde ortaya çıkıp;

 

  • “Bakın biz Kürtçe’nin her alanda kullanılması için kanun değişikliği  teklifi verdik ama bunu komisyonlardan ve meclisten geçirebilecek gücümüz yok ve bu nedenle daha fazla desteğe ve daha büyük bir grup bileşimine ihtiyacımız vardır” diyerek Kürt halkından destek isteyebilirdiniz.

 

  • Diyebilirdiniz ki, “biz TRT ve diğer tüm TV ve Radyo yayınlarında ulusal düzeyde yayın yapılmasının serbestliği için kanun teklifi verdik ama AKP önce engelledi ve sonra da seçim yatırımı için yönetmenlik değişikliği ile TRT de 24 saaat yayına başladı”.

 

  • Diyebilirdiniz ki “Biz siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması, Kürtçe’nin siyaset yaşamında serbest kullanımı, Kürtlerin kendi kimli,kleri ile siyasi parti kurabilmelerinié sağlayacak kanun değişikliğini AB müktesebatına ve 2004 yılından beri tüm AB ilerleme raporlarına dayanara verdik ama Hükümet ve Parlamento bizim bu çabalarımızı ciddiye almadı”.

 

Ama yapmadınız.

Hep sokağa oynadınız.

İşte bu performansınız gösteriyor ki iyi birer Kürt olsanız bile iyi ve bilgili Kürt politikacıları değilsiniz, iradenize sahip değilsiniz ve derdiniz üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!

 

Derdiniz Kürtlerin hak ve özgürlüklerini elde etmesi değil kendi konumunuzu Abdullah Öcalan’a biat ederek korumak kaygısıdır.

 

Derdiniz, TBMM’ni de kurallarına uygun bir mücadele alanı haline getirerek sivil siyaseti egemen duruma getirme çabası değil, silahların gölgesi ve vesayetinde “siyaset” yapma çabasıdır.

 

TBMM’de bir meslek kuruluşu gibi bile çalışamadınız, bir “tecrite son” sloganı tutturdunuz ve gittiniz. Sloganla, yere basmayan boş laflarla ve konumunuza uymayan çocukça serzenişler ve yakınmalarla!

Yazık...

 

Şimdi tüm bu bilgilerden sonra Sayın Ahmet Türk’e ve tüm DTP grubuna demek gerekiyor ki, örneğin, Anayasa mahkemesi’nin HAK-PAR hakkında vermiş olduğu karar (1 Temmuz 2008) ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin DKP hakkında vermiş olduğu karardan (18 Mayıs 2007) sonra bir hak ve hukuk mücadelesi olarak tüm parti faliyetlerinizi Kürtçe ve Türkçe yapacağınız konusunda niye karar almadınız da, Erdoğan’ın “sihirli” TRT Şeş Bi Xêr Be! sözlerini beklediniz?

Erdoğan mı size yol gösterecek yoksa siz oylarını aldığınız Kürtlerin hak, hukuk ve özgürlük mücadelesini kendi iradeniz ile ve hayatın her alanının kendi özgünlüğü ve kurallarına göre mi yürüteceksiniz.

 

İşte esas sorun buradadır ve bu nedenle tekrarda fayda görüyorum ve diyorum ki, “temcit pilavı” gibi ileri sürdüğünüz “tecrite son” sloganı kadar bulunduğunuz platformda Kürt hak ve özgürlüklerinin savunulması ile ilgilenseydiniz bu gülünç duruma düşmezdiniz.

 

Tüm bunlar gösteriyor ki, Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapatmamış olsaydı bile DTP zaten Kürt halkının hak ve özgürlükleri penceresinden bakıldığında TBMM platformunda kendi kendisini kapatmış ve fonksiyonsuz duruma getirmişti.

 

Umarım ki BDP çatısı altında bu ikibuçuk yıllık performans yetmezliğinden dersler çıkarılabilir ve TBMM de konumuna uygun bir mücadele alanı olarak kullanılır.


Dernekler kendi işlerini, dağ ve silah kendi işlerini yapsın.

 

Siz de lütfen kendi işinizi konumunuza uygun yapın ve gülünç durumlara düşmeyin.

Kürt halkına verebileceğiniz bir şey varsa konumunuz ve alanınıza uygun hareket etmek, sokaklarda oturma eylemi yapmak değildir.

 

Stockhom, 26 Aralık 2009

Vildan Saim Tanrıkulu

---
Nivîsên din yên nivîskar
1/2/2013  Orhan Miroğlu’nun derdi ne?
6/1/2013  Çözüm mü? Ama nasıl?
1/9/2011  “Çağrı Deklerasyonu” Hakkında!...
8/4/2011  Min bêriya te kiriye metê!
30/3/2011  Kürtler kazanacak!
23/9/2010  İsveç’teki seçime dair
3/5/2010  Ergenekon ile BDP el ele! Anayasa değişikliği delindi!
24/1/2010  Abdullah Öcalan’ı Kutluyorum!...
16/1/2010  “Açılım” projesi Kürtlerin hayrınadır, çıkarına uygundur
31/12/2009  DTPliler “Parlamento’da uyudular mı?”, yoksa .....?
27/12/2009  Kürt’lerin hak ve özgürlükleri açısından DTP’nin parlamento (TBMM) performansı
22/6/2009  TRT´de Kürtçe TV Yayını;