DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


cemal_hevdem@hotmail.com

Cemal Özçelik    

Devletin ´Milli Açılımı´ İflas Etti


6/12/2009

Açılımda amaç belliydi: Tasfiye.

Ama sanıldığı gibi sadece silahları değil,

Kürt ulusal hareketini tasfiyeydi hedef.

Ancak tutmadı.

Kürtler artık tarihi tecrübeye sahip.

Kandırılmaya, tuzaklara karşı duyarlı.

Devlet ve hükümet tasfiyenin tutmadığını gördü,‘’Açılım’’ı kapattı.

Sorumluluğunu da Kürtlere yıkmak istiyorlar.

Silopi gösterisi sebep olarak kullanılıyor,

Oysa bu sadece bir bahane.

Eğer sessiz sedasız gelselerdi,

‘’İşte geldiniz, size dokunmadık,

daha ne istiyorsunuz’’ deyip,

Kürt meselesinin üstünü kapatacaklardı.

Sonradan gelişen olayların sorumluluğu devlete ve hükümete ait.

Çünkü meseleyi gerçek boyutlarıyla çözmek istemiyorlar.

Bu yüzden de, ne yaparsan yap,

Mutlaka bir bahane bulacaklardır.

Gerçek niyet Kürt meselesini çözmek olsaydı,

Silopi’yi hoşgörüyle karşılayabilirlerdi.

Dahası, Silopi’de karşılamanın yapılacağı günler öncesinden belliydi.

Belediyenin buldozerlerle alanı hazırladığı

Çadırlar kurduğu basına yansımıştı.

Ne basın, ne hükümet, ne de askeri yetkililer,

Hiç kimse olumsuz bir duruş sergilemedi.

İyi niyetli olsalardı, önceden DTP’li yetkililerle görüşüp,

Ortak bir mütabakat sağlayabilirlerdi.

Adeta karşılamaya göz yumuldu.

Ardından da bunu bir bahane olarak kullandılar.

İzmir ve Ege’deki tepkiler de sanıldığı gibi

‘’Halkın doğal tepkisi’’ değildi. Örgütlendi apaçık.

 

*                *                *

Öcalan’a yaklaşımları da planlı.

Öcalan, tasfiyeye işaret etti, Kürtleri uyardı.

Öyle anlaşılıyor ki, devlet onu kendi planına dahil etmeyi başaramadı.

Tersini düşünenler de var;

Öcalan’ın da tasfiye sürecinin bir parçası olduğu

Ve İmralı’daki durumunun kasıtlı olarak abartıldığı,

Bu şekilde Kürtlerin provoke edildiği dile getirilmektedir.

Devletin Kürtleri provoke etmek istediği doğru,

Onları provoke edip galeyana getirmek,

Açılım paketinin kapanması sorumluluğunu

Onlara yıkmak istiyor.

İyi de..

Öcalan’ın bunda ne tür şahsi bir çıkarı olabilir diye düşünüyorum?

Kürt hareketi tasfiye olursa, yada açılımlar olmazsa

bunda kazancı ne olacak?

Koskoca bir hiç!

O halde neden böylesi bir siyasete kendisini yatırsın ki?

Öcalan’ın kanaatimce esas yapmak istediği şey;

Devletin kendisini muhatap almasını sağlamak,

(Bu direk olabileceği gibi, DTP üzerinden de olabilir)

Şartlarının iyileştirilmesini sağlamak,

Ve Kürt meselesinin çözümü konusunda nispi de olsa devlete adım attırmak.

Ancak devlet onunla kontak halinde olmakla birlikte;

Onu muhatap almak istemiyor, dahası ciddiye almıyor.

Öcalan da adeta; siz beni ciddiye almazsanız,

Ben de başınıza iş açarım, tekerinize çomak sokarım,

Şeklinde devlete mesaj vermek istiyor.

Bu da anlaşılacak ve üzerinde tartışılabilecek bir şey.

Bu hususta bence Kürt aydınları tabii ki sürece eleştirel yaklaşmalı,

Ancak Kürt ulusal demokratik hareketine yarar getirmeyecek

Kimi yaklaşımlara kendilerini fazla kaptırmamalı,

Ortak yönlerin güçlendirilmesi üzerinde yoğunlaşmalıdırlar.

 

*                *                *

 

Kimileri paketin kapanıyor olmasına üzülüyor.

Ben şahsen üzülmüyorum. Çünkü:

Birincisi: Paket zaten açılmamıştı,

İkincisi: Zaten içi boştu.

Bu paket oyunu o kadar çok oynandı ki,

Artık iyice bıktırdı!

Son 20 yıla göz atıldığında,

Neredeyse iş başına gelen tüm hükümetlerin ellerinde bir paketle

Kürdistan’ın yolunu tuttuğunu görürüz.

Her seferinde boş oldukları görüldüğü halde,

Bir çok insan yeni açılan pakete umut bağlamaktan geri durmadı.

Umut fakirin, garibanın, ezilmişin ekmeği.

Bunun farkında olan devlet yıllarca

Utanmaz kandırmaca siyasetleriyle

İnsanların umuduyla oynadı.

Şimdi halkımızın buna verdiği cevap şu: Artık Yeter!

Dolayısıyla gelişen tepkileri sadece Öcalan’ın durumuna

Bağlamak yerinde olmaz.

 

*                *                *

DTP işin başından beri duyarlı, ılımlı bir siyaset izledi.

Paketin içinin boş olduğunu önceden gördüğü halde,

Oyun bozan olmak istemedi,

Sürece bir şans tanıdı adeta.

Devlet ve hükümet DTP’yi işin dışında tutmak için azami çaba sarfetti.

Obama bile ta Amerika’lardan gelip DTP lideriyle görüşürken,

Başbakan Tayyip, DTP’nin görüşme isteğine

Aylar sonra olumlu yanıt verip bir araya gelme lütfunda bulundu.

O da başbakan sıfatıyla değil de, AKP lideri olarak.

DTP içinden yer yer kaotik sesler çıktıysa da,

Şahsi görüşüme göre süreci iyi yürüttü.

Ortalığın karışıp paketin açılmadan kapanması

Kürtlerin aleyhineymiş gibi gözükse de,

Aslında bu süreç AKP’yi ve Türk devletini daha çok zorlayacak.

Bir yandan meseleyi çözmek istemiyor,

Bir yandan da bunu daha fazla taşıyamayacak bir konuma sürükleniyorlar.

Sırtlarındaki bu yükle artık daha fazla ileriye gidemeyeceklerinin farkındalar.

Son denemelerini yapıyorlar;

Acaba meseleyi çözmeden, çözüyormuş gibi yapsak

İşin içinden sıyrılır mıyız, diye hesap yapıyorlar.

 

*                *                *

Kürt halkının acılarının büyüklüğü ortada.

Ancak sahte bir açılım bu acıları dindiremeyecektir.

Bu yüzden kötü bir çözümün çözümsüzlükten de kötü olduğunu düşünüyorum.

Zaman halkımızın lehine işliyor.

Sabırlı hareket ederse, işi sürece yayarsa,

daha kazançlı çıkacaktır.

Yeter ki aşırılıklardan kaçınmasını bilip,

Devletin eline gelişen yasal ve açık Kürt demokratik muhalefetini

Baltalaması için fırsat verilmesin, kışkırtmalar boşa çıkartılabilsin.

Devleti en çok kokutan gelişme, halkımızın ulusal bilincini kazanması

Ve bunu parlamento ve belediye seçimlerine yansıtmasıdır.

Paket dedikleri şey, aslında halkımızın ulusal uyanış ve kazanım

Sürecinin sekteye uğratılması operasyonudur.

Tabii ki bu operasyonu boşa çıkartmak lazım..

Ama sabırla, özenle ve sağ duyuyla.

 

 

Cemal Özçelik

06.12.2009

---
Nivîsên din yên nivîskar
06/3/2013  İmaj savaşı üzerinden sürdürülen İmralı barış süreci
11/2/2013  Kürd halkı çözümü kendinde bulmalı
13/1/2013  Türkiye Örtülü Operasyonlar Cumhuriyeti
28/12/2012  Roboski Güneşi Sömürgen’in Ampulünü Söndürdü
17/12/2012  Suriye’deki gelişmeler Güneybatı Kürdistan’ı nasıl etkiler?
22/11/2012  Açlık grevleri ve yarattıkları sonuçlar
17/11/2012  Demokrasilerde açlık grevi olmazmış(!)
4/11/2012  Aysel Tuğluk’un Gözyaşları ve Yedi Başlı Ejderha
26/10/2012  Bu seferki grevler çaresizlikten değil
23/9/2012  Yenilmezliğin sırrı Kürt toplumundaki dönüşümdedir
1/9/2012  Çok başarı değil; az hata, karşıtlık değil; ulusal birlik zafere götürür
19/8/2012  Dert veren Mevla, dermanını da verir
6/8/2012  Kesintisiz operasyona karşı kesintisiz vuruş
28/7/2012  Bizi gücümüzden utandırıp yenmelerine izin vermeyeceğiz
14/7/2012  Öcalan’la görüşme mi, izolasyonla kıvama getirme girişimleri mi?
5/7/2012  Ne savunduğundan çok, hangi zeminde durduğun önemli
13/5/2012  Ulusal kongre üzerine
15/4/2012  Diplomatik Aktivizm, Askeri Hazırlık
29/3/2012  Yumruğa en iyi yanıt, ‘’Türk’’ten vaz geçmektir
21/3/2012  Newroz Anayasası
3/3/2012  Bu bahar dağa çıkacağım..
17/2/2012  Operasyonlar ve Konseptlerin İflası
8/2/2012  Dem dema yekîtiyê ye
1/2/2012  Tam da Çözülecekken;…
24/1/2012  Sevsen de Terk Edeceksin, Sevmesen de..
15/1/2012  Ben Leyla Zana’yı farklı okudum
9/1/2012  Klikler Savaşı ve İlahi Adalet
1/1/2012  Uludere Katliamı YAŞ Kararlarının Ürünü mü Acaba?
18/12/2011  Ordudaki dizaynla Kürdistan’ımız hedef tahtasına dönüştürüldü
20/11/2011  Dünün Mustafa, İsmet, Fevzi’si; Bugünün Abdullah, Tayyip, Necdet’idirler
10/11/2011  Türk devletinin kurduğu çapraz tuzak
1/11/2011  Kimyasal Necdet
25/10/2011  Belki de Müge Anlı Kürtlere doğru yolu gösteriyordur
7/10/2011  Barış için savaşa hazır olmak
15/9/2011  Kürt Sorunu ve MİT Sözcüsünün ‘’Devrimci’’ Çözümlemeleri
3/9/2011  Mevsim Değişir, Dien Bien Phu Olur
20/8/2011  Sözümüzün hiç tükenmediği yerdeyiz
6/8/2011  CHP devletinden AKP devletine
26/7/2011  Krizin Kod Adı 330
26/6/2011  Hatip Dicle’nin Rövanşını Belediye Seçimlerinde Almalıyız
14/6/2011  Seçim sonuçları kolonyal sisteme vurulmuş bir darbedir
9/5/2011  Ayla Akat
1/5/2011  Hilweşandina sîstema dagirker nêz dibe..
19/4/2011  Seçimlerden çekilmek çare değil
10/4/2011  Sevindirici, ama buruk bir başlangıç
24/3/2011  Sebahat Tuncel’in Tokadı
11/3/2011  Sakıncasız Kürd
2/3/2011  Devrimler bize yaramadı
19/2/2011  Şivan Perwer Türk Devletini Afetmemeli
13/2/2011  Devrimler bize yaramadı
21/11/2010  Barajı aşmak kararlılık ve bağımsız tutum ister
28/10/2010  Örnek bir olay, örnek olmayan davranış
12/10/2010  Aydın sorumluluğu ve sorumlu aydın
14/9/2010  İki Referandum, İki Sonuç
4/9/2010  Toplumsal Hafızayı Silmek, Sömürgeci Bir Politika
25/8/2010  „Yetmez Ama, Evet!’’ diyorum
4/8/2010  12 Eylül Faşizmi ve 12 Eylül Referandumu
23/6/2010  Yabancısınız!
5/6/2010  Sevahir Bayındır İçin
11/5/2010  Baykal’ı neden gönderdiler?
22/12/2009  Devlet Kendi Kurduğu Kapana mı Düştü?
13/12/2009  DTP’nin Kapatılması Kürtleri Barajlama Siyasetinin Devamıdır
6/12/2009  Devletin ´Milli Açılımı´ İflas Etti
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
18/10/2009  Genelkurmay açılımı çetin bir sinavda grupların dönüşü provokatif bir yaklaşım
17/10/2009  Genelkurmay Açılımı Çetin Bir Sınavda
5/9/2009  ´Demokratik Açılım´ hakkında birkaç tespit
20/7/2009  ’’Sivil Generaller’’ Değişiyor, Bakalım Askeri Generaller de Değişecekler mi?
23/6/2009  Kürt Meselesinin Çözümsüzlüğü