Arşiv

Türk Devleti'nin niyeti ve Nêçîrvan Barzani`nin doğru tavrı

 

Öyle anlaşılıyor ki, şu anda Türk devletinin esas amacı ABD ve Avrupa Birliği'ne rağmen Güney Kürdistan'da değişik amaçları hedefleyen kapsamlı bir operasyon düzenlemekten ziyade, Kürdistan Federe Devletin'i, Irak Anayası'nın 140. maddesine uygun olarak, bu yıl içerisinde yapılması planlanan Kerkük Referandumundan vaz geçirtmek, ya da en azından referandumu erteletip, uzun vadeli planları için zaman kazanmaktır.

 

Bunun en iyi yolu da şantaj ve dehditlerle bir kaos ortamı yaratmaktır. Akabinde de, ''Görüyorsunuz işte, bu şartlarda sağlıklı bir referandum yapılamaz, en iyisi bu referandumun ertelenmesidir'' demektir.

 

Referandumun ertelenmesini isteyen sadece Türk devleti değildir tabii. Başta Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere çeşitli Arap devletleri, İran devleti ve en önemlisi de Irak'ta yönetimde ortak olan Şii ve sünni gruplardır. Parlamento dışı kesimlerin de bunlarla el birliği içinde Kerkük'te intihar eylemi dahil, ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaptıkları ise zaten aşikardır. Bütün bu kesimler her ne kadar değişik tarz ve söylemlerle hareket etseler de, aslında referandumu erteletmeyi amaçlayan sinsi politikanın değirmenine su taşımaktadırlar.

 

Kürtlerin tutumu ne olmalı?

 

Madem ki tüm politikalar kaos ve istikrarsızlık üzerinden yürütülüyor, o halde Kürt yönetiminin buna karşı yapması gereken şey, bu politikayı boşa çıkartmak değil midir?

 

Kürtlerin zaten kendilerine ait net planları vardır ve bunun hayata geçirilmesi için kararlı ve somut adımlarla yürümektedirler. Kerkük'ten zorla sürgün edilen Kürt nüfusun geri dönüşü için yapılması gerekenler yapıldı. Şimdi sıra nüfus sayımının yapılması ve seçmen kütüklerinin hazırlanmasındadır.

 

Bütün bunlar yapılırken, bu plana çomak sokmak isteyen kesimlerin oyunları da boşa çıkartılmalıdır, yani gerginlik ve kaos ortamının (veya böylesi bir görüntünün) oluşmasına engel olunmalıdır.

 

Tüm bunları serinkanlılık içinde yapmak gerek. En önemlisi de parlamentodaki ortaklara karşı dikkatli olmak gerek. Bu bağlamda, son gelişmeler üzerine Irak parlamentosu başkanı Meşedani'nin çok sert bir üslupla dile getirdiği, ''içimize müdahale eden elleri keseriz'' tabirini hayra mı, yoksa şere mi yormak gerek? Akla Şu sorular geliyor: Acaba Araplar, Irak genelinde tek istikrarlı bölge olan Kürdistan'ı da bir savaş alanı haline getirip destabilize mi etmek istiyorlar? Kürtlerle Türk devletini karşı karşıya getirip bu yoldan onları zayıf düşürmek ve taviz vermek zorunda kalacakları bir noktaya mı sürüklemek istiyorlar?

 

Parlamento başkanının hemen ardından Hükümet başkanı Nuri el Maliki'nin, öteden beri bilinen niyetini tekrar ortaya koyup referandumun bugünkü şartlarda ertelenmesinin daha hayırlı olacağını dile getirmesi, kaygılarımızda haklı olduğumuzu mu gösteriyor acaba?

 

Bu süreçte Kürt politikacı ve devlet adamlarının sürekli olarak bu türden konularda kendilerine yöneltilen provokatif sorulara verecekleri yanıtların oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

 

N êçî rvan Barzani'nin Tutumu örnek alınmalı

 

Örneğin son olarak gazetecilerin, '' Türk askeri Irak'ın Kuzeyine girerse ne olur'' yönünde sayın Nêçîrvan Barzani'ye yönelttikleri soruya bakın kendisi nasıl yanıt veriyor:

''... Türk askerinin olası operasyonu bir varsayımdır. Varsayımlar hakkında konuşmak doğru değildir''.

 

Sınırların kapatılması ve Kerkük e ilişkin sorulara ise şöyle yanıt vermektedir: ''Türkiye Dünya Ticaret Örgütü üyesi bir ülke. Irak ile sınırlarını kapatması sorun oluşturur. Bundan iki taraf da zarar görür.. Türkiye'nin Kerkük konusunda endişeleri var ise, bunları gidermek için görüşmeye hazırız.''

 

Bu açıklamaları, örnek alınması gereken bir tutum olarak görüyorum. Yani, ''Şöyle olursa, biz de böyle yaparız'' demek yerine, bunun doğuracağı sonuçları ve ortak zararları göstermek daha doğru bir tutum değil midir?

 

Böylesi diplomatik tarzda yapılacak ''yumuşak'' açıklamaların, aynı zamanda Kürtlerin üstünlüklerini ön plana getirip, caydırıcı bir rol oynayacağını da düşünüyorum..

15.04.2007

 

 

 

 

 

Çapemeniya Ereb û Birêz Barzanî

Evren Değişti, Adaletin Yerini Bulması Yakınlaştı!

Fırat Yaslı, Dicle Mahzun

Devrimci Demokrat Gelenek

Kürt Ulusal Sorunu (V) Uluslararası koşulların Önemi

Askeri Konsept Değişikliği

Hedef Tüm Kürdistan

Kürdistan'a Doğru

Nankör Evlat: Terör!

Kürt Ulusal Sorunu (IV) Sığınmacı politikalara son verme zamanı gelmedi mi?

Kürt Ulusal Sorunu (III)
Matruşka Politikalar

Kürt Ulusal Sorunu(II)
Çözüm yolu mutlaklaştırılmamalı!

Kürt Ulusal Sorunu (1) Sorunun adı doğru konulmalı

Benim İçin DDKD'nin Anlamı

Güneşin çocuklari kazanacak

Jijan jiyîn e..

Tarihten ders çıkartmak

Medya Rüya Değil
Vizyon Eksikliği
Medkom Çevresi
Artık Kurban Vermek istemiyoruz!
Bu Sefer Farklı Olabilir
Küçük Kaygılar Büyük ideallerin Önünü Kesmemeli
Doğrusu neyse o yapılmalı, fazla söze gerek yok