Arşiv

Kürt Ulusal Sorunu (V)

Uluslararası koşulların Önemi

İkinci Dünya Savaşının sona ermesi, beraberinde yeni bir süreci de başlatmıştı: Ulusal kurtuluş mücadelelerinin yoğunlaşması ve ulusal-bağımsız devletlerin inşası.

 

Dünyanın değişik kıtalarında sömürge statüsünde bulunan çeşitli uluslar öteden beri anti-emperyalist bir ulusal kurtuluş mücadelesi başlatmışlardı, ancak kendi yaşamlarını bir ahtapot gibi sarmalayan bu sömürgeci devletlerin kollarını kesip bağımsızlığı elde etmek o kadar kolay olmuyordu.

 

Sömürgelerin yeniden paylaşılması ve bundan daha çok pay alma hesabıyla (öncelikle Hitler Almanyası ile Mussolini İtalyası açısından) başlatılan Dünya Savaşı istenen sonucu yaratmadı. Tersine, emperyalist devletler bir birlerini o kadar çok hırpaladılar ki, artık sömürgelerini daha yönetemez bir duruma düştüler. Dünyada gelişen devrimci ve sosyalist dalganın da etkisiyle uluslar hızla bağımsızlığa doğru koştular.

 

Bunlardan biri de Çin ulusuydu. Ta 1900'lü yılların başından beri japon emperyalizmine karşı savaşan Çin halkı bir türlü hedefine ulaşamıyordu. Tabii bunda iç çelişki ve savaşların da olumsuz rolu vardı. ABD'nin Japonya'ya attığı atom bombaları Çin'in kaderini de değiştirmişti. İnsanlık dışı olduğu tartışma götürmez olan bu bombalama, Çin halkının esaretten kurtuluşunun yolunu açmış, bağımsızlık sürecini hızlandırmıştı.

 

Bu dönemde ülkemizin İran egemenliğinde bulunan Doğu parçası da gelişmelerden yararlanıp onu kendi lehine çevirmeye çalışmış, kendi öz iktidarını kurmuştu. Ne var ki, koşulların bir müddet sonra değişmesiyle, süreç tekrar halkımızın aleyhine dönmüş ve elde edilen kazanımlar kaybedilmişti..

 

Uluslararası çıkar ilişkileri ve statükocu politikalar, halkımızın her dört parçada yükselttiği mücadelenin zafere ulaşmasını engelledi.

 

Bu durum 91 yılındaki Körfez Savaşıyla değişti. Şartlar Güney Kürdistan'ın kurtuluşunun zeminini yarattı. Benzer olasılıklar ülkemizin diğer parçaları için de geçerlidir.

 

Ancak süreç çok hassas ve dikkatli olmayı gerektirmektedir. Özellikle Kuzey açısından.. Dünyanın ve ülkemizin diğer parçalarında ortaya çıkan gelişmelere aldanıp aceleci yaklaşımlara kapılmamak gerek. Bazı şeyler için henüz erken. Zamanın demlenmesi, demirin tavını bulması lazım..

 

Bağımsızlık ve Federasyon dahil, ulusun kendi kaderini tayin etmesi halkımızın en doğal hakkı. Ancak süreçleri olgunlaştırmadan, sadece slogan boyutunda kalacak formülasyonlara sarılmak, beraberinde ciddi manipülasyonları da getirebilir.

 

Kuzeyde halkımızın Kürdistan ve metropol boyutunda sorunlarını köklü çözümlere kavuşturması, öncelikle elverişli uluslararası koşulları ve olası bir fırsatta bunu zaferle taçlandıracak güçlü bir örgütsel varlığı gerektirmektedir. Kürtler yaşamın tüm alanlarında örgütlenmeli ve güç biriktirmelidirler. Maddi ve siyasal olarak gelişmeleri etkileyecek bir konuma gelmelidirler. Çünkü kendin güç değilsen, uluslararası güç odakları seni muhattap kabul etmezler.

 

Türk devleti bu gerçekliğin farkında olduğundan, kimi provakasyonlarla ''erken doğumlar'' yaşatmak istemektedir. Subjektif istek ve öfke değil, yaşamın gerekleri ve politikaların temel prensipleri esas alınmalıdır. Zamanın ruhuna uymayan kalkışmalar, birikimleri dağıtır ve süreci gerilere iter.

 

Bugün Kuzey parçası açısından uluslararası koşullar, diğer parçalardan farklı olarak, ayrı bir devletin gündemleştirilmesine yeterince elverişli değildir. Ama bu, koşulların tümüyle alehte olduğu anlamına gelmez. İleride yapılacak sıçramalara zemin hazırlayacak, örgütlenerek güç kazanmanın önünü açacak kimi önemli ara hedeflere ulaşma zemini mevcuttur..

 

3 Haziran 2006

 

 

 

 

Askeri Konsept Değişikliği

Hedef Tüm Kürdistan

Kürdistan'a Doğru

Nankör Evlat: Terör!

Kürt Ulusal Sorunu (IV) Sığınmacı politikalara son verme zamanı gelmedi mi?

Kürt Ulusal Sorunu (III)
Matruşka Politikalar

Kürt Ulusal Sorunu(II)
Çözüm yolu mutlaklaştırılmamalı!

Kürt Ulusal Sorunu (1) Sorunun adı doğru konulmalı

Benim İçin DDKD'nin Anlamı

Güneşin çocuklari kazanacak

Jijan jiyîn e..

Tarihten ders çıkartmak

Medya Rüya Değil
Vizyon Eksikliği
Medkom Çevresi
Artık Kurban Vermek istemiyoruz!
Bu Sefer Farklı Olabilir
Küçük Kaygılar Büyük ideallerin Önünü Kesmemeli
Doğrusu neyse o yapılmalı, fazla söze gerek yok