Vedat GÜZEL / vedat.g@telia.com

Arşiv

    

Birkaç yüzyıllık yaşanmışlıkla 54 yıllık ömürdün..

Nedim seni yazmak şimdi çok zor... Anılarınla didişip seni en iyi anlatabileni bulmak... Aslında tarife gerek yok sanki. Sen vardın. Öyle kolay değildi var olmak 54 yılının 35 yılını Kürt siyasetinin hengamesiyle yaşaman. Arkanda şiirlerin, türkülerin ve Diyarbakır sokaklarına, Diyarbakır hapishanelerine bıraktığın davudi sesinle beslediğin yürekler anacak seni.

 

Bilirim Nedim ne çektin, hele bu son birkaç yılın nasıl geçtiğini; Kürd yazınının ilk mabedi Stockholm Kürd Kütüphanesi için uğraşını ve bir nazar gibi seni vuranları sakladığını ve hastahane de bile yataklara sığmayan ve 4 gün yatak aranan o heybetli bedeninde saklı ılıcıl yüreğinde ki Kürdün şiirlerini, türkülerini örtmüştün meşumlaşmış yaralarına dostandır/bizdendir yaramız acımaz diye.

 

Gözlerinde ki türkülerini daha söylememiştin ki Nedim birden bire ayrıldın aramızdan. ‘Daha var diyordun, acelem yok üzerime düşeni yapacağım... ' diyordun. 'Diyarbakıra gideceğim...' diyordun Nedim...

 

Diyarbakır lisesinin önü istasyon caddesinde Eğitim enüstitüsü ve lisenin faşistleriyle bir kavga esnası ve sonrası, 'iki gözümsün demiştin...' o heybetli duruşunla ve davudi sesinle; bitirmekte olduğun lisede ilk yılımdı, ' beraberiz!' demiştin Nevzatla ve yürümüştük birlikte Ofise doğru, Enskede Dalen'de O gün O Cuma öğleden sonrasına kadar ...

 

Seni hatırlıyorum o kocaman gülüşünle ve elinde megafon Diyarbakır caddelerini saran davudi sesinde ki heybetli sevdanla haykırışın, öğretmenliğinde ögerencilerine mütavaziliği edebiyetı ve sevdanı tanımlarken.... Gözaltılar, Gül ün Baveri bildirilerle kundakladığını, şiirlerini okurken Kürd fikrinde uyandırdığın bilincin kavline yönelişini; 12 Eylül ve Diyarbakır zindanının hücrelerinde siuletini ve Diyarbakır bedenlerinde asılı kalan sesini Nedim.

 

Yıllarca ince hastalığının vurgununda güldün, meydanlarda, mitinglerde gecelerde, seminerlerde, konferanslarda; hapishanelerde ve sürgünde hep kaleminle ve sözünle onuru anlamlandırarak yüzyıllar süren bir 54 yılı devirdin. Birde geçim sıkıntısını boynuna vurulmuş kaleminde ki zincirleri taşır gibi taşıyarak.

 

Sen her Kürd siyasetçisi gibi hayatı milatancasına dolu yaşarken modern düşünüşün Kürd uluslaşmasında/kurtuluşunda en etkin rolü oynayacak Kürd yazınının harlanacağı Kürt kütüphanesini kurdun. Kürd kütüphanesinin penceresinden ışıldatığın vizyon siyasi kaygı ve kişisel hesapların tek örtüşmeyeceği ulusal bilincin eksenleri gibiydi... ‘'...yaramız bizdendir koyar ama acımaz.'' derken... başarmıştın.

 

Seni Diyarbakıra' a yolculuyoruz Nedim. Oraya o topraklara gönlümüzle, yüreğimizde senin ılıcıl bakışlarınla ve ulusal duruşun eksenleriyle 5 bin yıllık kentin Amida'ya; Kürdlerin kalbine ve kucağına ve orada seni yüreklerine basacaklarına inandığın halkına ve inkara biinat ‘Kürd Kütüphanesini' armağan ederek... Yolun Açık Olsun Nedim... İnan ki bunları yazmak ağrıma gidiyor Nedim. Daha ney di ki birkaç yüzyıla sığan 54 yaş daha yapacakların varken... Nedim günlerdir dişimi sıkmıştım ağlamamak için ama şimdi tamda bu son sözcükleri yazarken... Seni sevenler çok ve sevenlerin seni uğurlarken Skepsholmen de o kıyıya yanaşık tekneleri okşayan gri baltık sularının taşıdıkları serin rüzgarların sarmaldığı hazansı bir hüzünle ‘güle güle yolun açık olsun' Nedim.

 

7.03.2007

l

 

 

 

 

 

 

Gerekli bir açıklama

Güven, zaman ve tabu

 

Siyasette erdem

Özkök'ün Çağrısı

Türk solunda Hizbullah ve İsrail meselesi ne kadar Türkiye meselesi...

İsrail ve savaşı

Yeniden siyaset ve gelenek...

Yeniden siyaset ve tercihler!

Anılarını yaşatmak görev olmalı!

‘Verili Çatışma'
Bu yenilginin adı var mı?

DDKD ve çağrıya yanıtlar üzerine...

Çağrıyı davete dönüştürmek...

PKK ve Ayrışma/Farklılaşma

AB ve yeni Kürt sorunu dizaynı

TC açmazı ve PKK-Kürt çıkmazı...

“Düşünmüyorsan yoktur!

‘ Kürt siyasetçisi ve ‘‘emekli ’’ olma talebine bir kaç söz

Anti Amerikanizm’ ve Kerkük

YERELLİK ya da SECERELİ SİYASET

ANKARA/İMRALI, BRÜKSEL-DİYARBAKIR

Yahudiler, Kürtler ve antisemitizm!

Verheugen, sistem ve düdük!

Kurtacı mı?

TERSİNE DÜNYA’ ve TÜRKİYE’Yİ TÜTSELEYEN STRATEJİ UZMANLARI!..

‘‘ Kısır Döngü!’’

Türkiye’de kapışma ve karanklıkta atılan kurşunlar kime?

Türkiye iki kimlikli olabilir mi?

Hassasiyetler

Ötekileri algılama erdemi!

Gündemle ilişkilenmek!

Sanık yerine otur!

Kürtler ne istediğini ve neyi yapabileceklerini kendileri bilmeden başkalarına anlatamaz

Albaya hiç mektup yok!

Adı çalınan ülkeye mektup...

DDKD ve KÜRDİSTAN ve GELENEK