Arşiv

Türko Judaik

Başlıktaki tanımlama bana ait değil. Geçenlerde yazdığım bir yazi ile ilgili düşüncelerine hep saygi duydugum bir abimle sohbet ederken kullanıldı. Sohbetimiz bir ahlak tartışmasının yapilmasi gereği ile ilgiliydi.

Türkler, Osmanli Devleti çözüldükten sonra Türk Devleti sinirlari disindaki devletlere düsman oldular. Bu düsmanlik bir taraftan eskiden Osmanli yolu ile sömürgeliştirilmiş topraklardan kovulmalaridir. Diğer taraftan Osmanli’nin geri çekildiği topraklarda olusan devletin aslinda bu sömürgeleştirilmiş topraklar üzerindeki halklarin devşirilmelerinden oluşmasi idi ki bu derin bir korkuya da kaynaklik ediyordu.

Osmanli sömürgeci bir imparatorluktu. Sömürgeci imparatorluk Fransiz Ulusal Devriminin ve daha birdizi baska faktorun ic ve dis sonuclarina dayanamadi ve cozuldu. Çözülme sinde imparatorluk sinirlari icindeki halklarinda ulusal kurtulus istemleri ve kendi devletlerini kurma istekleride vardi. Örneğin Araplar icin devlet meşrumudur değilmidir? Bu sorunun cevabi evet ise elbet Araplarin da devletleri olacaktir. Ama örneğin Türkler Arab devletlerine hep ayni retoriği kullandilar; ’yapay devletler, sinirlari emperyalistler tarafindan  çizilmiş devletler’, diye geldiler. Sinirlarin çizilmesi  o bölgelerdeki o zamanki aşiretlere dayali güc alanlari ile ilgilidir. Elbette bu guc alanlarini kontrol ederken Ingiliz ve Fransizlarda böyle bir yapilanmayi meşrulastirmislardir, kolay yönetilebilinir görmüşlerdir. Ama gözden kaçirmayalim nasil kurulmus olurlarsa olsunlar bu devletlere ‘yapay’ demek Araplarin donemden devlet olarak çikma mücadelelerini kücümsemek olur. Türkler ayni yaklasimi her firsatta Kürdler icin uygulamaktalar. Bölgede bugün yillarca devletler halinde örgütlenmiş Arap, Fars, Türklere bakin bir de Güney Kurdistana bakin. Vizyonlari, Guney Kurdistan’da yasayan hiristiyan, müsülman Kurd olmayan diger topluluklarla ilgili yaklasimlari ve projeksiyonlari bölgedeki en ileri yaklaşimdir.

Aslında tartismaktan belki bile bile çekindiğimiz en önemli konu Türk Devletinin bölgedeki en yapay devlet olduğudur. Onun için bu notun başliğini ‘Türko/Judaik’ koydum. Çunku Osmanli bir Türk devleti değildi. Osmanli taabiyeti icerisinde belkide Türklük en etkisiz ve en zayif coğrafik unsurdu. Cünkü bir 'ülke' yi tanimlayan bir coğrafya üzerinde birarada/yerlesik/kesintisiz yaşama durumu en az Türklere uyuyordu. Tüm bunlardan dolayi Osmanli’nin çökme dönemi Osmanli tebaasi içerisindeki her ırktan ve dinden topluluk ichin tam bir trajedi donemi olmuştur. müsülmanlarin Anatoli'ye gonullu ve zorla tehcirleri, Rumlarin, Ermenilerin sürgünleri ve kiyimlari tümüyle bu çöküş döneminde Ittihat Terakki’nin Türk devleti ve o devlete dayanak olarak Türk Ulusu yaratma çabalarının sonucudur.

En onemlisi Türk Devletinin kurulusunu o günkü bölgesel dengeler içerisinde Fransiz, Italyan ve Ingilizlerin uygun gormeleridir ve bu baglami ile belkide bölgedeki en yapay devlet Türk Devletidir. Kurdlerle ilgili 'kirmizi cizgiler' koymalarinin, her firsatta dusmanlik sergilemelerinin nedeni de tamamen bu yapay devletin bilincinde olma durumudur.Yapay devletin 'Türklestirilmis' tebaasindaki solcularinin ve kemalistlerinin saglikli düşünme refklesinden uzak olmasinin nedenleride burada aranmalidir. Tüm bunlardan dolayi bölgede militarist/gerici anti demokratik statukonun surmesi istenmektedir. Halbuki kurd devleti bölgede demokrasinin, silahsizlanmanin, ilerlemenin, refahin biricik koşuludur.

Osmanli devletinin çözülme  ve yeni Türk devletine gecis donemi ile ilgili okuyanlar bilirler.  O çözülme  donemi Osmanli’nin egemenlik alanlarinda tam bir dramdir. Bir taraftan Osmanlinin yuzyillar boyu suren sömürgeciliginden kurtulmaya calisan halklar, diğer taraftan o somurgeciligin toplumsal dayanaklarini saglamlastirmak icin müsülmanlastirilmis ve  o bölgelere yerlestirilmis müsülmanlarin yasadiklari tam bir trajedidir. Bir taraftan yeni kurulan devletler ve cizilen sinirlar diğer taraftan o sinirlar icerisinde kalmis müsülmanlarin durumu savasin gorunen yüzünün arkasindaki insanlarin yasadiklari trajedinin de boyutlarini gösterir. Yeni kurulan devletler yuzyillarca suren Osmanli egemenliginin acisini onlardan cikarirlar, osmanlinin son askeri birlikleri geri cekilirken son bir defa verebileceleri zarari pervasizca uygularlar. Tabii buradaki en onemli sorun bu geri cekilen askerlerin, burada savasta yenilgi ile sonuclanan surecin goce zorlanan ya da goc yollarina dusen müsülmanlarinin ne olacagi ile ilgilidir.

Ittihat Terakki nin kararlari burada devreye giriyor. Müsülmanlar son mevzi olarak düşünulen bugünkü ‘Türkiye’ denilen cografyada ya katliamlardan, surgunlerden bosaltilmis yerlere yerlestiriiyorlar ya da o zamanki Ittihat Terakki yonetimince uygun bulunan stratejik bölgelere.*  Göc yollarinda ‘tehlikesiz’ bölgelere gecmek bir basina yeterli degil. Çünkü Ittihat Terakki Hukumetinin göc edenlerin yerlestirilmesi, yerlestirilenlerin baska yerlere gitmemesi ile ilgili lokal askeri birliklere, kolluk kuvvetlerine yaptirim emreden kararlari var. En onemlisi goc eden müsülmanlarin buyuk bolumu Türk degiller. Osmanlida Türk olma karakteri yok. Tatar, Arnavut, Bosnak, Cerkez, Arab Kurd gibi topluluklar bunlar ve Ittihat Terakkinin yeni bir ulus yaratma politikalarinin kurbanlari olarak Anatoli’de yukarida sozunu ettigim yerlere yerlestiriliyorlar. Iste bu yerlestirilme ve bunun uzerinden yeni bir devlet yaratma eylemi Judaik tir. Bir farkla; Yahudilerde donulen yer Yahudi tarihindeki kutsal vatandir ve cikilan, dunyaya dagilinan yerdir ve gene donulen yerde yasayanlari Yahudilestirme anlayislari yoktur. Dinsel kurgulari buna musaade etmez. Geri donuste gelenlerin kendileride Yahudilerdir.

Türk devleti bu özellikleri ile judaik gibi görünsede kurulma esprisi Israil devletinden cok daha gercek olmayan, bizim cografyamiza ait olmayan bir dayatma ile kurulmustur. Zaten seksenbes yildir  ‘Türk’ aydinindaki, solcusundaki, sokaktaki insanindaki davraniş ve düşünsel iğdiş edilmişliğin kaynaği bu tarihsel arka plandan gelmektedir.

Işte ahlak tartişmasinin en onemli faktorlerinden biri burada gorulmektedir. Karşimizda Türko/judaik bir yapay devlet var ve bu mesru goruluyor, tartismalar bu yapay mesruiyet uzerinden yapiliyor. Bu ezbere tavir alip bozmak gerekir…

* Konu ile ilgilenenler toplu halde belgeleriyle Fuat Dundar in iletisim yayinlarinda cikan ‘ittihat terakkinin müsülmanlari tehcir politakalari. 1913/1918’ kitabindan faydalanabilirler.

5.02.2005