Abdulhay OKUMUŞ

Arşiv

okumusa@mynet.com

Aysel Tuğluk ve Belediyeler

Aysel Tuğluk un adını sürekli gündemde tutmak bu bayanın işine gelsede uzun vadede kürd halkının bu doğruları bilmesi gerekliliğinden dolayı bu isim daha çok zikredilecektir. Bu bayan bilindiği üzere 2007 Türkiye genel seçimlerinde Diyarbakır bağımsız (DTP) milletvekili adayı olan DTP Eşbaşkanı Aysel TUĞLUK , Kürd halkının ödediği bunca bedeli hiçe sayarak CHP, MHP ve TSK dan farklı olmayan bir anlayış ile ATATÜRK çü olduğunu açıkça ifade etmiş hatta hızını alamayarak Güney Kürdistan için misaki milli sınırları içinde olduğunu ifade ederek adı geçen ırkçı faşist kurumlardan da daha Türkçü olduğunu alenen ifade etmiştir ve etmeye devam etmektedir.

 

Devam etmektedir diyorum, çünkü her bir seçim toplantsında yeni tesbitler ve söylemler ile bu özelliğini ortaya koymaya devam etmektedir.

 

Şimdi de şehit cenazelerine katılmak istediklerini ifade etmeye başlaması manidardır, çok masum görünen bu ifadenin zamanlamasına dikkat etmek gerek. Bu zamanlamaya dikkat etmek gerek derken aslında her seferinde İmralı zatının tesbit ve açıklamaları nasıl gündemi işgal ve hedef şaşırtmaya yönelik olmuşsa Aysel Tuğluk a da aynı yöntem kullandırılmaktadır.

 

Özellikle Kürd ve Kürdistan sorununun çözümü konusunda dünya konjüktörü, ortadoğudaki gelişmeleri yok sayarak Kuzey Kürdlerini Türk egemenlik sisteminin istemleri doğrultusunda seçime endeksleyen bu (DTP) cenah, Kürdlük adına yapılan tüm faaliyetleri ya engellemiş yada yok sayarak gündemleşmesini engellemeye çalışmış ve çalışmaya devam etmektedirler.

 

Şehit cenazelerine katılma istemi gibi masum görünen mesajın altında yatan; Son dönemde kürd ulusal cenahta tartışılmaya başlanan yerel iktidarların değerlendirilmesine karşı oluşturulan geleceğe dair cesaret kırmaya yönelik faaliyetlerin yürütülmesidir.

 

Önce Kürdlüğüne sahip çıkma mentalitesinde olan Diyarbakır SUR belediye başkanı ve meclisini görevden alan anlayışa suskun kalması ve Diyarbakır halkının suskun kalmasının sağlanması gerekirdi. Diyarbakır buna tepkisiz olmalıydı çünkü sıra diğer Belediyelere gelecekti ve bilindiği gibi geldi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Şırnak belediyesi başkanlarına başlatılan soruşturma, Sur belediyesinin görevden alınması ile yapılan nabız yoklaması sonrası DTP ile sağlanan tepkisizlikten alınan cesaret ile sıranın bunlarda kullanılmasına gelmişti.Bu belediyelerin DTP cenahının elinde kalması belli döneme kadar devletinde işine gelmişsede, psikolojik bir savaş aracı olarak kullanmasıda ayrı bir tekniktir.

 

Kamuoyunca Kürtlerin belediye başkanları olarak bilinen ama özünde Türk milliyetçisi olup KÜRT PARTİSİ olan DTP nin kazandığı belediye başkanlıklarını şimdide sıra, geleceğe yönelik psikolojik savaş aracı olarak kullanmalarına gelmiştir ve kullanmaktadırlar. Özellikle Diyarbakır gibi bir merkezde Kürd dilini kullandığı için seçilenlerin görevden alınmasına tepkisiz kalınmasını anlamakta güçlük çekiyorum. Kendi milletvekilleri (Leyla ve ekibi) için shov yaptılar biz yapmayacağız diyerek o insanları 10 yıl cezaevlerinde tutan bu anlayış Belediyeler için ne diyecekler bilemiyorum ve merakla bekliyorum. Bunlarda bölücülük yaptılar biz yapmayacağız mı diyecekler. Hani seçilenler demokrasinin güvencesi idi. hani Egemenlik kayıtsı şartsız milletindi. Hani çözüm demokrasilerde ve Demokratik cumhuriyette idi.

 

Bakalım İmralı yönlendiricisi ile daha neler yumurtlayacak.

 

Amed/11.07.2007