Musa Ok

Arşiv

okumusa@mynet.com

Duran saat bile günde iki kez doğruyu gösterir

Yerel seçimin, gündemi işgal ettiği ve gittikçe siyasi faaliyetlerin yoğunlaştığı bu günlerde Ahmet TÜRK, TBMM DTP grup toplantısında Kürtçe konuşması, siyaset gündemini başka rotaya çekti. Özellikle DTP dışındaki kürt siyasetçi ve aydınlarıda bu pozitif çıkışa, bazı güçlerin istediği şekilde kapılmaya başladığı gözlenmektedir. Bütün pozitif yorumların iyi niyet temelinde yapıldığı konusunda kimsenin kuşkusunun olmadığı bilinmeli, hatta kimi yorumcuların DTP yi kürdi bir mecraya çekme çabası ile yaptığıda bilinmelidir. Ancak, Kürt siyaseti, Ahmet TÜRK ün meclis grubunda Kürtçe konuşması ile başlamış gibi bir garip durum ile karşıkaşıyayız.

 

Kuzey Kürtlerinin Kürtler için nasıl bir siyaset ve hangi hedefe gitmek istediklerini, ayrıca PKK ve uzantısı olan legal kurumların (DTP dahil) gerek kürt yurtseverlerine, gerek kendi içindeki infaz ve insanlık dışı işkenceler ile nasıl bir sindirme politikası güttüklerini unutmuşçasına bir yaklaşım sergilenmektedir. Özgür birey yaratılmadan özgür toplumun yaratılamayacağı gerçeğinden hareketle, farklı düşünenlere POLPOT mentalitesi ile (Bilindiği gibi Polpot, Şöför ehliyetnamesi olanları bile aydın sayıp öldürmüştü) yaklaşan bir anlayışın, geçmişinde hiçbir şey yokmuş gibi bir değerlendirmenin yapılması kuzey Kürtlerini kendilerinden dahada uzaklaştırmayacakmıdır.

 

Unutmamamız gereken, hepimizin ilkokuldan üniversite yıllarına kadar eğitim sisteminin, kafamıza Kemalizmin yerleştirilmesi üzerine kurulduğu ve hep öyle işlediğidir. Buna rağmen Kürtlere Kemalizm kabul ettirilememiştir. Kürtlerin kemalizme karşı kendi varlıklarını sürdürmesinin en önemli nedenide, cumhuriyet tarihinde uğradığı siyasi ihanetleri unutmamasıdır. Ancak 1998 sonrası DTP yide yönlendiren ve tespitleri ile DTP yi programsızlaştıran (Ekolojik demokratik toplum, Demokratik cumhuriyet, Konfederalizm vb.) İmralıdaki zatın meşhur Avukat görüşmeleri ile Kürtlerin temeline dinamit koyarcasına Kemalizm tohumunu serpiştirmiş ve başarılıda olmuştur.

 

Buna rağmen Bazı Kürt Aydınlarımız ; Kürdistanda olsaydım oyumu DTP ye, Türkiyede olsaydım AKP ye verecektim diyebiliyor, Geçmişteki tüm karanlık ve kürt yurtseverlerinin kanında eli olan ve daha yakın geçmişte Kürt aydınlarını ve yıllarını kürt ulusal meselesinden dolayı feda etmiş bir Türk aydınını tehdit edecek kadar çağdaşlık, uygarlık ve demokratik anlayıştan yoksun bir kurumun yönlendirdiği ve 12 ye 5 kala grupta Kürtçe konuştu diye, kürt ve kürdistanı unutup kürt yurtseverlerinin peşlerine takılması tavsiye edilmektedir.

 

Burada biraz insaf demek geliyor içimden. Her şeyden önce Kürt partisi olarak değerlendirilen DTP bir kürt partisi olmadığını Kürtlere ve dünyaya deklerasyonları, programları ve siyasi birlikteliklerdeki pratikleri ile ortaya koymuş olmalarına rağmen kürt partisi dememizin anlamı yoktur. Evet siyasi argümanı ve tabanı kürttür, ancak anlayış olarak kürt partisi değildir.

 

1984 ten beri yürüttükleri kirli savaş sonucu oluşturdukları sosyolojik taban ile siyaset yapmaktadırlar. Tabanının Kürt olması, onu kürt partisi haline getiriyorsa, Kuzey Kürdistanda siyaset yapan tüm partilerin yöneticileri ve tabanı kürttür. Amed merkezinde teşkilatlanan MHP nin yöneticisi, adayları ve üyeleride kürttür. Bir partinin tabanının kürt olması kürt partisi olduğunu göstermeyeceği gerçeğini göz ardı etmeden değerlendirmek zorundayız. Gerçekten Kürt partisi gibi bir arayışımız olacaksa önümüzdeki seçimlerde seçime katılan ve Kürdistan için FEDERASYONu programına alan HAK-PAR vardır ve adaylarıda kürdi ve kürdistani kişiliklerdir. Neden ulusal bir anlayış ile hareket eden bu partinin desteklenmesinden söz etmiyoruz? Kazanma şansı yok mantığı ile bakılıyorsa işte siyasetçi ve aydınlarımızın tıkandığı nokta burası olur. Güç kimde ise onun destekleneceği mantığı ne zamandan beri realist siyasetçiler için rehber haline geldi.

Sözün özü, Dünya, Kürtlerin kendi ulusal meselesine sahip çıkacakmı yoksa kemalizme mi destek verecek diye değelendirecektir, DTP ye oyların verilerek aritmetik tatminden kaçınmanın zamanı geçeli çok oldu. Ahmet TÜRK Meclis grubunda Kürtçe konuştu deyip bu sosyal demagoji oyununa gelinmemeli. Unutmayalım Duran saat bile Günde iki kez doğruyu gösterir.

 

-  Bunca yıldır ödenen bedeller üzerine kirli siyasetten dolayı,

-  Öcalanın saçı veya doğum günü bahaneleri için yeni ölümlere neden olan, ama Ergenekon konusunda CHP nin sulandırma projesine hizmet ettiğinden dolayı

-   Tükiyedeki demokratikleşme girişimlerine provakasyonlarla set çektiğinden dolayı,

-   Kürt ulusal anlayışı red ettiğinden dolayı,

-   Öcalan ve kurumları Kürtler için olması gerekirken, Kürtler ve kurumlar onun için feda edildiğinden dolayı,

-   Kendileri gibi düşümeyen her kişi ve kurumu hain ilan edebilecek kadar çağdaş mentaliteden uzak olduklarından dolayı,

-    Kürt kazanımlarını CHP, MHP ve TC Ordusu ile birlikte karşı çıkıp savaşın nedenlerinin ortadan kalkmasından korktuklarından dolayı Kürt ulusal davasından uzak olan DTP ye değil, Kürtlerinin artık siyasi malzeme olmadığı, aksine hedefleri olan bir millet olduğunu oraya koymak için Kürt ve kürdistani adayların desteklenmesi Kürtler için gelecek yaratabilecektir..

 

27.02.2009