Imam Taşçier

Arşiv

Kürt sorununda birlik ve çözüme doğru ortaklaşma çalıştayı

 

 

1- Demokratik ulusal birliğin sağlanması

 

Ulusal demokratik birliğin sağlanması olan gündem maddemizden, isminden de anlaşıldığı gibi Kürtler arasında henüz tam bir birliğin sağlanmadığı bu birliğin nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği, hukukunun ne olacağı enine boyuna tartışılacağını anlıyorum.

 

Eksik olan renklerimizden HAK-PAR, KADEP ve diğer hareket, şahıs ve şahsiyetlerin olmadığı platformlarda ulusal birliğin sağlanamayacağını düşünüyorum. Eğer onlara da burada bulunsaydı tartışmalarımız daha çok anlam kazanacak, ulusal birliğin sağlanmasında birlikte adım atmış olacaktık. Bunlarla mutlaka diyalogun geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) bu toplantıyı organize etmektedir. Biz Devrimci Demokrat Hareket, DTK'nin üyesi veya bileşeni değiliz. DTK sözcüsü Sayın Hatip Dicle açılış konuşmasında, DTK henüz inşa sürecinde olduğunu belirtmiştir. Bu inşa sürecine katkı sunmak amacıyla görüşlerimizi size sunmaya çalışacağım.

Ulusal birliğin sağlanması, kürt ulusal demokratik talepleri konusunda mücadele eden farklı siyasal anlayışların asgari müştereklerde buluşması ile gerçekleştirebilir.

 

Kuzey Kürdistan'da ulusal çıkarları ve talepleri netleştirmek ve netleşen taleplerin gerçekleştirilmesi adına buna benzer girişimler ve çabalar gösterildiyse de, ulusal çıkarların öncelik haline getirilmesi gerekirken, günümüzde, Türkiye siyaseti ön planda tutulduğundan, bu çabalar istenen sonuca ulaşamamıştır.

 

Bu çalıştayın yakın gelecekte ulusal demokratik taleplerimizin asgarisinde buluşulabileceği ve bu doğrultuda harekete geçebelicek bir birliğin oluşacağı umudunu taşımaktayız.

 

Biz, Devrimci Demokratlar Hareketi olarak, Kuzey Kürdistan'da ulusal demokratik güçler arası birlik, işbirliği ve dayanışmaya büyük önem verir ve bu alanda ihtiyaç duyulan adımların atılmasını en temel siyasal görevlerinden biri olarak kabul ederiz.

 

Ulusal birlik ve işbirliği alanında şimdiye kadar yaşananlardan çıkarılması gereken önemli derslerin olduğuna inanan biz Devrimci Demokratlar Hareketi, bir yandan daha sonuç alıcı birliklerin yaratılması için çaba sarf ederken, öte yandan da bu konuda gelecek önerilere ilişkin olarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukların bilincinde davranmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isteriz.

 

Ve birliğin önemi konusundaki düşüncelerimizi şöyle sıralayabiliriz.

 

 

•  Bu Çalıştay, halk desteğini kazanmış ulusal demokratik güçlerimizin birlikteliğinin yaratılması ve kendi öz çözümünün oluşturulmasının maddi temellerini yaratmalıdır.

•  Kürt ve Kürdistan sorununun çözümü ulusal demokratik birlik ile mümkündür.

•  Ulusal çıkarlar, Örgütsel çıkarların önünde tutulmalıdır.

•  Hayatın her alanında örgütlenme ve ulusal kurumlar yaratılmalıdır.

•  Belediye yönetimleri de ‘'Kürt coğrafyasında'' yerel iktidarlaşmada çok önemli dayanak noktaları haline getirilmelidir.

•  Gerek Parlamento gerekse belediye seçimlerinin uluslar arası önemi de dikkate alınarak, yapılacak seçimlerde ulusal duruşun ve ulusal demokratik çevreler arasındaki güç birliğinin oluşturulması için şimdiden gerekli alt yapı hazırlıklarına girişilmelidir.

•  Ulusal kurumlaşmanın yaygınlaştırılması ve buna uygun maddi olanakların oluşturulması konusuda, ulusal demokratik güçlerin sorumluluğundadır.

•  Buna belli boyutlardaki hukuksal, ekonomik ve sosyal meselelerin çözümü de dâhil edilmelidir.

•  Kuzey Kürdistan da yasal statülerden önce ve onlardan bağımsız olarak ulusal demokratik güçlerin etkinlik kazanmaları ve giderek söz ve karar sahibi olmaları böylelikle mümkündür.

 

2- Kültürel Haklar

 

Kültür kavramı çok geniştir. Neredeyse bir halkın yaşamına ilişkin tüm alanları kapsar. Ama günlük literatürde bu kavram daha çok kimlik, dil, müzik, folklor, edebiyat, sanat v.b. alanlar için kullanılır. Bu yüzden çözüm önerileri tespit edilirken, çağrı metninde de altı çizildiği gibi; ‘'Sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal sorunların çözümü çerçevesinde mesele ele alınmalı. Hatta buna halk güvenlik sorunlarının çözülmesi noktası da eklenebilir.

 

Kültürel haklar çerçevesinde atılması gereken adımlar şu şekilde sıralanabilir:

 

Kısa vadeli kısmi çözüm hedefleri;

 

•  Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması.

•  Ulusal kimlikli parti ve kurumlara tam serbestlik sağlanması.

•  Asimilasyon ve ulusal kültürümüzü dejenere eden uygulamalara son verilmesi.

•  Kürt diliyle resmi eğitime olanak tanınması ve çocukların kendi anadilleriyle eğitim yapmalarının teşvik edilmesi.

•  Başta ormanlar olmak üzere Kürt coğrafyasını tahrip eden uygulamalara son verilmesi.

•  Tarihsel, arkeolojik, ekolojik, kültürel, sanatsal değerlerimizin koruma altına alınması.

•  Kürt illerini geri bıraktırma siyasetine son verilerek dengeli bir kalkınma projesinin hayata geçirilmesi. Tahrip edilen köy sakinlerine tazminatlarının verilerek tekrar yerlerine dönmelerinin koşullarının yaratılması.

•  Başta sınır boyları olmak üzere mayınlardan tamamen temizlenmesi bu toprakların bir toprak reformu çerçevesinde yoksul köylülere dağıtılması ve Kürdistan da kapsamlı toprak reformunun yapılması

•  Yerel yönetim organlarının güçlendirilerek yetkilerinin artırılması ve yerel kaynakların kullanımı için kendilerine olanak tanınması.

•  İl ve ilçe yönetimlerinin vali ve kaymakamların tasarrufundan çıkarılarak halk tarafından seçilmiş yerel yönetim organlarına devredilmesi.

Gibi sıralanabilinir.

 

Orta vadeli kapsamlı çözüm hedefi ise; Yukarıda saydığımız maddeleri hayata geçirebilecek geniş yetkilere sahip Kürt parlamentosunun kurulmasının sağlanması.

 

Uzun vadeli tam çözüm hedefimiz ise; Tam demokratik bir ortamda gerçekleştirilecek bir referandumla Kürtlerin kendi hayatları üzerinde tam söz ve karar sahibi haline getirilmeleri.

 

Görüldüğü gibi Kürt meselesinin tam çözümü çok uzun erimli ve aşamalı bir şekilde gerçekleşme olasılığı günümüzün dünya, bölge ve ülke şartlarında daha büyüktür.

 

Bu açıdan ‘'Yol haritası'' da kısa, orta ve uzun vadeli belli aşamalara dayanmalıdır.

 

Hangi aşamalardan geçeceğimizi önceden bilmemiz önemlidir. Ama bu, olası tüm aşamaların daha sürecin en başında ön plana sürüleceği anlamını taşımaz.

 

Kendimizde saklı tutacağımız, doğru zamana bırakacağımız hedef aşamaları vardır.

Her aşama bir sonraki aşamanın önünü açar.

 

Bugünkü süreçte kısa vadeli hedeflerin ön planda tutulması; yol açıcı bir işlev görebilir.

 

Buna karşın ileri hedef aşamaları ön planda tutulursa sürecin önünü tıkama tehlikesini beraberinde getirebilir.

 

Kısa vadeli hedeflerin hayata geçmesi, mücadelenin sona ermesinin değil, sadece her türlü şiddet politikalarının maddi zeminini ortadan kaldırıp, taleplerin tamamiyle barışçıl, demokratik ve sivil bir zeminde yürütülmesinin koşullarını yaratır.

 

Hak mücadelesi sınırsızdır. Hiç kimse kalkıp da; ‘'Sizlere şu şu hakları verdik, artık bitti, mücadeleden vazgeçin'' diyemez.

 

Bizler de işin ta başından ileriki süreçlerdeki hak talebi mücadelemizin saklı kalacağını deklare etmemiz gerekmektedir. Tıpkı bugün Güney Kürdistan'da olduğu gibi. Sayın Barzani defalarca; ‘'Bağımsızlık bizim hakkımız ve bu hakkımız saklıdır, ama biz bugünkü koşullarda federasyonu daha uygun görüyoruz'' biçiminde demeçler vermişti.

 

Kuzey Kürdistan'daki mücadele bugün çok daha büyük handikaplarla karşı karşıyadır. Sürecin tam olarak hangi doğrultuda evrileceğini önceden tam olarak kestirmek oldukça zor.

Biraz da bölgedeki gelişmeler, ABD ve büyük devletlerin dünya siyasetlerine bağlı olarak gelişecektir.

 

Kürtlerin her olasılığa hazırlıklı olmalarının yegane koşulu onların örgütlülüğü ve ulusal birlikleridir.

 

Ancak verili koşullarda görünen o ki, mücadelemiz daha çok uzun yollar kat edecektir.

Kısa sürede sonuç alma hayallerinden kurtulmak önemlidir.

 

Kısa vadeli hedeflere varmak için bile en az 5-10 yıla ihtiyacımız vardır. Bu da eğer AB meselesi olgunlaşır ve Avrupa devletlerinin çözüm talepleri yaygınlaşırsa hayata geçebilir.

 

Devlet manevra yapıp deyim yerindeyse ucuz yoldan bu meseleden kurtulmak istiyor. Örneğin Kürtçe seçmeli ders, Kürtçe yer adlarının tekrar geri verilmesi, kürtçe bilen memurların atanması v.b. Kısaca tekrar kandırma, göz boyama çabası içinde.

 

 

Kısa vadede çözüm hayali, sadece Kürtlerin daha çok taviz vermelerine yol açar. Oysa çözüm ihtiyacını hissedip bunu Kürtlerden talep eden kesim devletin kendisi olmalıdır. ‘'Ricacı taraf'' her zaman istemlerinde daha ‘'Makul'' olmak durumundadır.

 

Mesele acil olmakla birlikte, Kürtlerin bu konuda hiç acelesi olmamalı. Yukarıda da değinildiği gibi, ağırlığı önceliklerini kendi iç çözümüne vermeli, devletin ülkedeki etkisini kırmaya vermelidirler.

 

 

25-26 temmuz 2009

Saygılarımla

İmam Taşçıer

Devrimci Demokrat Hareketi Sözcüsü