Arşiv

 

Çalışma Grubu referandum hareketine dönüşebilir mi?


Bu hafta sonu Ulusal Çalışma Grubu program tartışması yapmak için Diyarbakır da toplanıyor. Bu toplantıya katılmak için hazırlanmıştım fakat çeşitli nedenlerle gidemiyorum. Sınırlı koşullarım ölçüsünde düşüncelerimi dillendirmek istedim.

Bilindiği gibi Çalışma Grubu bölge toplantılarında ve Diyarbakırdaki büyük toplantıda esas olarak “bu kadar geniş bir yelpazede”* bir araya gelinip gelinemeyeceğini eğer gelinebilirse programatik ve politik-pratik işbirliğinin zeminini  tartıştı.

Cephe, legal parti, kongre partisi ve benzeri  formülasyonlar önerilenler arasındaydı ancak bunlar çok derinlikli tartışılmadıysa da  sonuçta oluşturulan taslak programda ‘ulusal demokratik hareket' formülasyonu ortak bir saptama olarak dillendirilmiş oluyor.**

Oluşturulan taslak program aslında içerik olarak incelendiğinde ulusal hareketin 80 lerden sonra oluşturduğu birlik çalışmalarından süzülmüş teorik formülasyon esas olarak yeniden ortaya konulmuş oluyor.

Hazırlanan taslak programın konsepti zemin olarak üç temel referansa dayandırılmış;1- Ulusların kendi geleceklerini belirleme hakkı' nın garanti altına alınması gerektiğinin altının çizilmesi 2- Bunun meşru bir hak olduğunun  ve mücadelesinin açık araçlarla yürütüleceğinin belirtilmesi 3- Bu mücadele için güncel politik mücadele taleplerinin programlaştırılması..

Izmir toplantısında düşüncelerimi aktarırken Bu birliğin yaptırım gücü olabilecek bir politik hareketten uzak olacağını belirtmiştim. Nedenleri biliniyor. Kadrolarının yaş ortalamasının elli civarında olduğu, aynı kadroların siyasal mücadele tarihlerinin aynı zamanda son otuz beş yıllık ulusal hareketin yenilgilerinin tarihide olduğu bundan dolayıda bu kadroların travmalar geçirmiş kadrolar olduğu ve bu durumda  fazla ayrıntılandırılmamış, esas olarak geniş bir ortak kabula dayalı,  eylemde ve söylemde birliği esas alacak   bir siyasal perspektifin bu çalışmanın amaçlarına uygun irili ufaklı taşlar atacak araçlar sunacabileceğini anlatmaya çalışmıştım. Ancak  belki bu anlayışla formüle edilmiş bir anlayış  kendisini yeniden örgütleyebilecek, güç toparlayıp mevzilendirebilecektir. Bu aynı zamanda tek tek kümelenmelerin daha profosyonel ayrıntılı ve iktidar hedefli çalışmaları içinde gerekli olan kadroların geliştirilmesi ve yeni bir kürt aydınlanmasının yaratılması için hazırlık olacaktır.


Ideolojik-politik sınıfsal siyasal örgütlenmeler için belki değil ama yelpazesi geniş olan politik-pratik örgütlenmeler için eski paradigmalarla davranmak ve düşünmek günümüz koşullarına uygun değildir. Çalışma Grubu türü geniş yelpazeli politik-pratik örgütlenmeler için yeni örgütlenme parametreleri yaratılmalıdır. Bu tür örgütlenmelerin temel referansları programatik degil birlikte çalışmayı geliştirecek hayatta karşılığını bulacak bir tarzı hedeflemelidirler.

Eski örgütlenmelerin karikatürü gibi görünselerde mevcut grup ve kümelenmelerin varlıklarını sürdürmeleri ve hatta kimilerinin toparlanma çabaları desteklenmelidir ve gereklidir. Kürdistanda bir bütün olarak siyasal boşluk ve boşluga müdahale edecek  sınıfsal politik-pratik güç eksikligi vardır. Kürdistanda can alıcı sosyal ve ekonomik sorunlar işsizlik, yoksulluk,ev içi şiddet, fuhuş, sokak çocukları gibi sorunlar kendi özel alanlarıyla bu sorunlara müdahale edecek siyasal ve sivil toplum örgütlenmeler gerekmektedir ve bunlar  Kürt Çalışma Grubunun Müdahil olarak çözebilecegi sorunlar degildir. Olmamalıdır. Ekonomik ve sosyal alandaki sorunlara önce lokal olanın koşullarına özgü giderek belki geliştirilecek ulusal örgütlülükler gerekir ki buda halihazırda çok zayıfta olsa var olan kümelenmelerin ve çevrelerin politik hareketler olarak kendilerini tanımlamalarıyla geliştirecekleri çözümlerle müdahil olabilecekleri alanlardır.

Çalışma Grubu hedefini somut pratik ve hareket gücünü yükseltecek bir formülasyona indirgemelidir.


Çalışma Grubunun ruhuna ve program anlayışına en uygun olanı Kürt siyasi kümelenmesinin içinde bulunduğu koşullar açısından  onun Referandum Hareketi olarak örgütlenmesi ve buna uygun araçlar, tartışma platformları hareket alanları yaratmasıdır. Oluşturulmuş program referansları ve güncel talepleri açısından referandumu hedeflemektedir. Nasıl bir referandum ve sorularının ne olacagı, çözümler tek tek farklı kümelenmelerin ve siyasal hareketlerin işidir. Bu grup çalışmalarını Kürdistanı referanduma götürecek koşulları yaratmayı hedeflemek olarak belirlemeli ve bunun için açık meşru mücadeleyi esas almalıdır.80 Eylül öncesi dernekler gibi dernek çalışmaları başlatmalı ve bu dernekleri bu grup içindeki kümelenmelerinde çalışabilecegi referandum dernekleri olarak örgütemelidir.

*Geniş yelpaze ile anlatılmak istenen; geçmişten bugüne bilinen siyasal eğilim ve bu siyasal eğilimler içerisinde yer almayan bireylerin bu çalışmalarda yer almasıdır. Anlatılmak istenen politik güç değildir.

** Benim gözlemlerime göre katılımcılar bu toplantılarda teknik-politik-pratik tartışmalar yürütmektense  bir araya gelmenin gerekliliği üzerinde durmayı yeğlediler.

Ayrıca gönül isterdiki program tartışmaları bölge toplantılarından sonra her birimin koşulları ve potansiyelleri dikkate alınarak kurulmuş büro ve derneklerin faaliyetlerinin sonucundaki gereklilikler üzerinden geliştirilsin ama klasik-geleneksel tavır tüm ‘yeni'lik vurgularına karşın kendisini gösterdi…


01-12-2006