Tevger Çekdar

rewiyekal@gmail.com

Günaha ortak olma !

Bazı şeylere katılmayabilirsiniz, bazı şeyleri beğenmeyebilirsiniz, bazı şahısları da şahsiyetleri de !..

Fakat bazı gerçekleri de yok sayamazsınız, ters yüz edip doğruymuş gibi savunamazsınız.. Sahip olduğunuz kitleyi cahil bırakamazsınız, bu beyinleri çalışamaz işlev göremez hale getirmek demektir. Zararını da siz ve bu toplum çeker, böyle yapmakla !.. Bu tek tip , gerçekleri yadsıyan, edilgen bir insan tipinin oluşmasıdır ki; çok tehlikelidir.

Bilmiyorsanız ayıp değil, öğrenmeye çalışın veya öğrenmenin önüne sunni duvarlar örmeyin ! Özgür düşünemeyen beyinler doğru şeyler de üretemezler. Özgür ve etkin bireyler ancak uluslarına ve yaşadıkları dünyaya yararlı şeyler yapabilirler. Demokratik toplum ancak bu tür bireylerle hedeflerine varır, özlenen devinimi dönüşümü yapabilir. Despotizmin egemen kılındığı yapılar nicel olarak çoğalırlar bu bir yanılsamadan öteye geçmez. Tatminciliktir bunun adı. Asıl ve esas olan nitel anlamda gelişebilmektir. Tarihin çöp sepeti niteliksiz, edilgen ve kapı kulu zihniyetinin artıklarıyla doludur. Kayda bile geçememişlerdir. Küçük bir dip notta yer alabilmişlerse ne ala.

Cahil, sefil bırakılan kitle "itaat" ettiği için "tabular" oluşturulmuş. "Dokunulamaz, eleştirilemez" olmuşlar o despotlar, kutsanmışlar. Heykelleri alanlara dikilmiş azametli ve gösterişli. Aksi takdirde ağır biçimde ceza ile korkutulmuş, sindirilmiş kitle. Kurdukları cenderelerde nice insanlar ve değerler heba edilmiş ! Şucu- bucu denilerek imha edilmişler. Tabi belirli bir sürece damgalarını da vurmuşlar, sonradan lanet ve nefret ile anılarak.

Okur-yazar olmak veya eline tutturulmuşları okumak cahilliklerini ortadan kaldırmaz. Etraflıca okumayan kişinin düşünme ve olayları yorumlaması da, kısır olur, yanlışlarla birlikte doğruymuş gibi yürür. Ama nereye kadar ?! İşte burası çok önemlidir. Edilgin , birilerinin etkisi ile hareket eden kişiliğini bulmamış; bilinçsiz bu tipler geçtikleri yerlere de hasar vererek ilerler. Bilinç olmayınca karşılaştıkları gerçekleri de kabul etmezler. Şiddeti esas alırlar, kırıp dökmekle üste çıkmaya çalışırlar. Bunlardan demokratik olgunluk ve tahammül de beklenemez.

Son süreçte Kürt halkı da yeni bir tehlike ile karşı karşıya geldi. Bu tehlike, despotizm ve dayatmadır. Kürdistan da tek tip insan yaratmak için iradelere ambargo uyguluyorlar. Konuşan, sorgulayan ve eleştirenleri susturmakla tehdit ederek sonuç almaya çalışıyorlar. Bir ulusun özgürlük mücadelesini tekellerine alma gayretlerini farklı şekilde kamufle ediyorlar. Kürt halkını ve mücadelesini başka amaçlar için pazarlık konusu yapma gibi bir duruma seyirci kalınmamalı. Bu noktaya herkesin dikkatini çekmek istiyorum.

Kürt aydın ve yurtseverleri mutlaka bu dayatma ve despotik yapılara karşı mücadeleyi esas almalı, yeni demokratik bir örgütlenme ile kitle desteği sağlamalıdır. Yoksa, yağmurdan kaçarken doluya tutuluruz ! Süreci şiddete boğup Kürt halkının mücadelesini düşmanlarının belirlediği çizgiye hapsetmenin utancını hiçbir şekilde kabul etmediğimizi yüksek sesle dile getirme zamanı gelmedi mi acaba? Gelmedi diyorsanız eğer, sizler de bizler de bu günaha ortak olmuşuz demektir !

.... 07.07.09


Tevger ÇEKDAR