Kürt Müziğinde Gelişim ve Tıkanma

 

SERHAD B.RÊNAS *

 

 

"Doğal minör gamındaki melodilere, dinamik ritimlere ve parlak bir vokal icraya sahip olan Kürt müziği dinleyicide çok özel bir ruh hali yaratır: Alabildiğine dinamik ancak bütünüyle melankolik. Bu özel ruh halinin, bu bölgeye giden seyyahları cezp ettiği söylenir. Bir 19. yüzyıl seyyahı şunları söyler: "Kürt havaları oldukça düzenli modülasyonlarıyla göze çarparlar ve bu ezgiler, öylesine dokunaklı, öylesine melankolik bir şey taşır ki, insan, bize şiddet ve yağma alışkanlığından başka bir yüzlerini göstermemiş olan bu kabilelerde, Kürt ezgilerinin varlığını ima ettiği duyguların nasıl doğduğunu, bir türlü anlayamaz." Ayako Tatsumura

 

 

Kürt Müzik tarihine kısa ve genel bir bakış

Kürt müziğinin tarihsel-geleneksel kaynakları Dengbêjlerdir. Kürt Müziğinin temel unsurları Dengbêjler,Stranbêj,Lawikbêj ve Çîrokbêj lerdir. Dengbêjler öncelikle çok güçlü hafıza ve sese sahiptirler. Ayrıca Kürdistan coğrafyasında sürekli dolaşarak ulusal bilincin oluşmasında ve Kürt Dilinin gelişmesinde çok önemli rol oynamışlardır. Kürdistan'dan binlerce Dengbêj çıkmıştır. 19.yy yaşamış olan Evdalê Zeynikê,17.yy da yaşamış olan Selim Silêman, Kawis Axa, Îsa Berwarî gibi isimler ilk akla gelen Kürt dengbêjlerîdir.

 

Kilamlar, stranlar, lawiklar Kürdistan'da onlarca nedenden dolayı yazılı iletişimin tıkandığı noktalarda Kürt kültürünün, sanatının, tarihinin, günlük yaşamının ve sosyal yapısının kodlandığı birer kara kutu olagelmiş ve dengbêjler aracılığı ile bu kodları günümüze ulaştırılmıştır.

 

M.Ö 280 yıllarından M.S. 130 yılına kadar süren krallık döneminde yaşayan “Avger” adlı Kürt sanatçının Mezopotamya'da yaşayan halkların müzik yapısını sistematize ettiği görülmektedir. Yahya Ali Risale fi'l-Musikî adlı Kürt müziği kitabını yazmıştır. Diğeri ise Ebu Feyz Bin Amedî'dir. Onun öğrencisi Farabi ise Risale fi'l-Musikî adlı Kürt müziği kitabını genişleterek Musika'l-kebir adıyla müzik tarihine kazandırmıştır. 1300'lü yıllardan sonra Kürt müziğinin halk müziği yanı kamlığı tespit edilmektedir. Bunun sebebi ise bu dönemden sonrası artık istila ve işgal dönemi olmasından kaynaklandığı irdelenmektedir. Kürdistan'da milattan sonra 200'lü yıllarda işgal dönemi başlamış olsa da 1300 yıllar bunun tüm Kürdistan sathına en yoğun yayıldığı dönemin başlangıcıdır. Sırasıyla Makedonyalılar, Romalılar, Partlar, Sasaniler, Araplar, Selçuklularr, Akkoyunlular, Safeviler , Osmanlılar ve son olarak Türkiye, Irak, İran ve Suriye Kürdistan'ı işgal ettiler. İstilalardan ötürü doğal olarak Kürtler büyük bir devlet kuramadılar ama yinede birçok Kürt Devleti Kürdistan'da hem hüküm sürdü hem de işgalleri bertaraf etmeye çalıştı. Bu Kürt Devletlerinden bazıları (923-1055), Dostkî(957), Rewadî(900), Zend,Hesenwey(1107), Hemdanî(833-991), Eyyûbî(1100-1300), Şeddadî, Lor, Merwanî (985-1085) devletleridir. Bunların yanı sıra daha birçok Kürt devleti ile 16. yüzyıldan itibaren ise onlarca Kürt beylik ve prensliği kurulmuş ve bunlar sayesinde Kürdistan Uygarlığı varlığını bugünlere taşımayı başarmıştır.

 

Bu yoğun işgal döneminde yani 1300 yıllardan sonra Kürtlerin kendi dinamikleriyle müzik icra etme şansları kalmamıştır. Kürt müziğinin bu tahribat ve tıkanmadan kalan yanının, dansla güçlü bir ilişkisi vardır. Özellikle dengbêjlikle ilgili yanı kalmıştır. Kürtlerde müziği yaşatan dengbêjler dışındaki iki unsur daha vardır. Biri anneler, diğeri ise medreselerde dini müzik eğitimi almış, dini müzik icracıları olan feqîlerdir. İlk müziğin dinî müzik olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin Avger ve İshak Musulî Yezidi'dirler ve kendi dönemlerinde müzikle tedavi yapan insanlardır. Şunu da eklemek gerekir: müziğe ilişkin birçok eser ve kaynak, Moğolların İran'ı istila edip 1258 yılında Bağdat'ı yok etmeleriyle birlikte kaybolmuştur.

 

Kürtlerde yazılı edebiyatın çok yaygın olmaması buna karşın sözlü edebiyatın geliştiği ve bu gelişimin kuşaktan kuşağa müzik yoluyla aktarıldığı görülmektedir. Bu rolü ‘Dengbêj' dediğimiz ozanlar üstlenmiştir ve bu çaba ‘dengbejlik' geleneğini doğurmuştur. Kürt tarihinde dengbejler, çirokbejler (hikaye anlatıcıları) ve stranbejler (halk sanatçıları) halkın sesi ve belleği olmuşlardır.

 

Kürt müziği bu temel yapısını yüzyıllarca çok fazla değişme uğramadan muhafaza etmiştir.

 

Geleneksel Kürt müziğinde birçok stil ve komşu halkların müziğini oldukça etkilemiş makamlar mevcuttur. Geleneksel Kürt müziğinde ki sitilleri şu şekilde sıralayabiliriz; 'Dengbêjlik, Lawje, Heyranok, Pirepayizok, Lawike Siwaran, Destan, Berite/belite, Dilok, Sersso, Narink, Stiranen Kar, Sesbendi, Lorik, Stiranen Merasiman, Katar, Mediha ve Mewlud.'

 

Geleneksel Kürt müziği savaşlar feodal sistem içindeki mücadeleler kahramanlıklara dayanan epik şarkılarla Kürt değer ve yargılarını işleyen şarkılara dayanmaktadır. 1960'lı yıllarda da yine geleneksel Kürt müziğinden yararlanılarak feodal kültürün izlerini taşıyan Kürt ezgileri kullanılmıştır. 1970'li yıllarda politik hareketlerle Kürt müziği yeniden yorumlanmış fakat var olanı modernize etmek yerine tekrarlama ve Kürtçe ezgilerin üstüne Türkçe sözler yazılması bir kısır döngüye yol açmıştır.

 

Kürt müziğini Türkçeleştirme ve kökeninden koparma çabası

 

Türkler 1923'te Cumhuriyetlerini kurar kurmaz "Kürt" ve "Kürdistan" adlarının yasaklayarak "Dağlı Türkler" ve "Şark-Doğu" isimlerinin kullanılmaya başlarlar. Bu tarih, resmi tezde Kürtler ve Kürtçenin inkarının da başlangıcı olmuştur. Türk Devleti başta okullar olmak üzere halka açık yerlerde ve resmi kurumlarda başlayan Kürtçe yasağının uygulanamadığı bölgelere, devlet özel memurlar tayin etti. Kent pazarlarına mal taşıyan ve Kürtçeden başka dil bilmeyen köylülere ise cezai müeyyideler dayatıldı. Kürtçe üzerindeki yasak bu şekilde devam ederken, 1935'te kabul edilen "Güneş-Dil Teorisi" ile Türklerin eski anavatanları olan Orta Asya'nın insan uygarlığının beşiği, Türkçenin de bütün dillerin anası olduğu ileri sürüldü. Bu teze göre Kürtler, erişilmesi güç dağlardaki tecritleri nedeniyle ve Farsların etkisinde kalarak kendi anadilini unutmuş olan Turan kökenli bir aşiretti. Türkiye'de Kürtçe okullarda,resmi dairelerde,medyada yaşamın her alanında hatta ev içinde bile yasaklanmış ve Türkçe "tek" dil olarak dayatılmıştır.

 

Öncelikle Türkçe sözlü kültür ürünlerindeki Kürt temalı konular tahribata tabi tutulmuştur. Örneğin bugün “Türkmen Kızı” veya “Türkmen Gelini” diye bilinen parçalar ilk derlemelerde “Kürdün kızı” yada “kürdün gelini” biçiminde geçer. Kürtçe üstüne tam bir despot anlayışla yok etme politikaları devreye sokulması ile birlikte Kürtçeyi kullanan sanatçıların Türkçeye yönlenmeleri sağlanmıştır. Diyarbakırlı Celal Güzelses, Urfa'lı Mukin Tahir, Kel Hamza, Cemil Cankat gibi birçok isim bunlara örnektir. Bu Türkçeleştirme, yağmalama, özünden ayırma, kökeninden kopartıp hiçleştirme geleneğinin bugünkü temsilcilerine İbrahim Tatlıses, İzzet Altınmeşe, Belkıs Akkale, Bedri Ayseli, Mahmut Tuncer, Selahattin Alpay, Burhan Çaçan gibi örnekler verilebilir. Bu kişiler Kürtlere alışkın oldukları ezgileri başka bir dilde sunarak Kürdü asimilasyon ve Kürtçeyi yok etme projesinin başlıca aktörlerinden olmuşlardır.

 

Söz konusu Kürtçeden Türkçeye çevrilen şarkıların en bilinenleri Yek mumik(bir mumdur), Lo berde (lo berde), Welle govend ranabe (Can mercan), Ez kevokim (Hele yar zalim yar), Dayika min (maden dağı dumandır), Hat kerwanê (Mektebin bacaları), Leyla (leyla), Lo dotmam (ben yetim), Lê nazê (le naze), Sinemê (Zap Suyu), Nînno (ninno), Hinê Bînin (kınayı getir aney), Esmer (kibar yarim esmerim) gibi şarkılardır. Bunlar çevrilen yüzlerce şarkıdan sadece birkaçıdır.

 

Türk Devletinin yoğun çabaları ile binlerce Kürtçe şarkının Türkçeleştirilmesi Kürt müziğinin yaşadığı en önemli sorunlardan biri olmuştur. Günümüzde bile birçok sanatçı Kürtçe parçaları Türkçeye çevirerek piyasaya sunuyor. Bu tarzda müzik yapan sanatçılardan İbrahim Tatlıses, Belkıs Akkale, İzzet Altınmeşe'ye yakın zamanlarda başka sanatçılarda eklendi. Tabi bunu yıllar boyunca sistematik ve kurumsal olarak uygulatan TRT'nin bizzat kendisi idi. Bugünlerde Kürtçe tam gün yayın yapmaya hazırlanan TRT... Kürtçeden Türkçeye türkü "kazandıran" sanatçılar, genelde Kürtçe müziğin üzerine Türkçe sözler yazarken, kimileri de Kürtçe dizeleri aslına uygun olmadan ancak Kürtçesine yakın bir şekilde çevirip söyleyerek kolay bir yol buluyorlar. Türkler bu yok etme, aslından koparma projesini sadece Kürt müziği için değil Kürt halk danslarını Türk halk dansları, Kürt yemeklerini Türk yemekleri, Kürt tarihi eserlerini Türk tarihi eserleri yaparak her alanda uygulamıştır. Ve bunu sadece Kürt kültür ve uygarlığı üzerinde değil Yunanların, Bulgarların , Arapların, Farsların, Ermenilerin kültür miraslarını da Türklüğe yamamak için de uyguladılar.

 

Artık yükselen ve kurumsallaşan Kürt mücadelesi, gelişen Kürt ulusal bilinci, elde edilen büyük kurumsal ve psikolojik kazanımlar, Kürt yayıncılığı ve medyasının gelişimi bu dönemde Türklerin bu tür çabalarının sonuç verebilmesinin önünü büyük oranda kapatmıştır.

 

 

Son 50 yılda Kürt müziğinin genel seyri

 

1900 ile 1960 yılları arasında Kürt Müziği Kürdistan'da ki siyasi gelişmelerin etkisiyle parlak ya da karanlık dönemler geçirmiştir. Bunu Kuzey Kürdistan için değerlendirdiğimizde çoğunlukla karanlık, üretimsiz ve yerelde sıkışmış olduğunu söyleyebiliriz. En büyük sorun biri bağımsız-merkezi bir Kürt Devletinin olmaması nedeni ile Kürt Müziğinin sanayileşememesidir. Bir diğer sorun ise Kürdistan'ın parçalanmış olmasından ötürü ortak bir ruha sahip Kürt Müziğinin ortaya çıkmamadır.

 

Bağdat, Tahran ve Erîvan radyoları zamanında Kürt Müziğinin gelişiminde çok büyük rol oynamışlardı. Mihemed Arif Cizrevî, Meyrêmxan, Hesen Cizrewî, Hesen Zîrek, Aram Tigran, Şakiro, Qerebetê Xaco, Eyşê Şan ve daha bir çok Kürt şarkıcı ve dengbêj o dönemin önemli isimlerindendirler.

 

Türkiye'de Kürt müziğinin politik söylemi bir aracı olarak kullanımı ve Kürt müziğinin en geniş bir biçimde kitleselleşmesini Şivan Perwer başlatmıştır. 80'lere denk gelen bu dönemde Şivan Perwer' in kadınlar üzerine de yazdığı şarkılarda o dönemde aşiret olgusu kırılmaya çalışılmaya anlatılması toplumun olumlu yönde dönüştürülmeye çalışıldığının kanıtıdır. 12 Eylül' den sonra Kürt sanatçıların siyasi nedenlerden dolayı çalışmalarını yurt dışında sürdürmeye çalışmaları politik söylemlerin yer aldığı albümler Kürt müziğinde mücadeleci bir tavır oluşturdu. 84' lere gelindiğinde sosyalizm olgusu yavaş yavaş azalıp Kürtlerin yaşam koşullarının işlenmesiyle şarkıların rengi kısmen değişime uğradı.

 

Seksenli yılların sonlarında Kürtçe üzerindeki baskılar Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinin getirdiği kazanımlarla birlikte gevşemeye başlayınca, bugün kasetleri beş bin satmayan şarkıcıların kaset satışları milyon sınırına dayanmaya başladı. Bunun ilk örneğini Beşir Kaya vermişti. Türkçe söylediği türkülerin içine birkaç kelime Kürtçe serpiştirince, satış bir milyon sınırını zorladı. Sonrası toz duman içinde bir furya... İbrahim Tatlıses bile bir kasetinde Kürtçe iki şarkı okudu ama, nedense ikinci baskıda bunları kasetten çıkardı.

 

Bu durum Kürtçe müziğin geleceği için çok da iyi bir sonuç vermedi. Çünkü pazarın böyle "ballı" olması, sanatla, müzikle hiçbir ilgisi olmayan insanların iştahını kabarttı. Birkaç yıl içinde binden fazla Kürtçe kaset çıktı. Korkunç bir yozlaşma başladı. O kadar çok kalitesiz şey çıktı ki, arada çıkan kaliteli yapımlar da (birkaç isim hariç) kayboldu. Ve sonunda piyasa doydu, satışlar durdu. Önce yeni yapımları azaltıp, arşive yöneldiler, orayı da tüketince, yapım işlerini sınırlandırmaya, giderek durdurmaya başladılar...

 

1980 sonrasında ortaya çıkan Şivan Perwer,Ciwan Haco ve Nizammettin Arinç'ın Kürt Müziğindeki rolleri azımsanmayacak kadar büyüktür. Baskılar sonucu Şivan Perwer, Nizamettin Ariç, Ali Baran, Ayşe Şan gibi sanatçılar yurt dışına kaçmak durumunda kalmışlarıdır. Bu arada Ayşe Şan adını anmamız gereken, Kürt müziğinde ki en önemli isimlerden biridir. Kürt müziğinin efsanevi kadın seslerindendi… Bugün 40'lı yaşlarda olan hemen bütün Kürtlerin ilk gençlik yıllarına onun şarkıları damgasını vurdu. Bugün Kürt Müziğinde en çok modern(pop-rock-cazz-pop folk,etno-rock vb…),Geleneksel -Modernize edilmiş Kürt Halk Müziği ve Dengbêjlîk türlerinde eserler verilmektedir. Kürtler, Şakiro, Mehemed Şêxo, Tehsin Taha, Qarabete Xaço, Seid Yusuf ve Seid Hesen gibi müzisyenlerle bugüne ulaşan müzikal üretimlerini, modern bir alt yapıya evirmeyi başarmış bulunmaktadır. Bugün, Kürtçe etno-rock yapan Ciwan Haco ve Kürt halk müziğinin önemli ismi Şivan Perwer uluslararası üne sahip iki sanatçıdır.

 

90'lı yılların başında yapılan birtakım yasal düzenlemeler Türkçe dışındaki dillerdeki yayınları artırdı. 90lara gelindiğinde ise Kürtçe yasağının kalkmasıyla Kürtçe müzik rağbet gördü. 92 de Kürtlerin kimlik mücadelesi ve buna karşı sürdürülen propagandanın Kürt kültürü genelinde ve öznelinde birçok müzik ürünün ortaya çıktığı görülmektedir. Bu dönemde politik mesajlar ve geleneksel Kürt ezgilerinden beslenen ağıtlar diloklar lawıklar işlenmeye başlandı. 90' lı yılların sonuna doğru alternatif müzik arayışı ortaya çıkmış kentli arayışlar tüm dünyada olduğu gibi Kürt müziğine de yansımıştır. 2000' li yıllarda bu arayışlar devam etmiş ses düzeninden kullanılan çalgılara kadar değime gidilmiş fakat bu değişim öze sadık kalınarak ve küreselleşmenin yozlaştırıcı boyutundan uzak tutularak olmuştur.

 

Teknolojik gelişmelerle beraber küreselleşen dünyada müzikte tek tipleşmenin yaşanması insanları farklı arayışlara itmiştir. World Music akımıyla ülke müzikleri önem kazanırken Kürt müzisyenlerin imkânsızlıkları ki özellikle maddi sebepler Kürtçe müziğin yeteri kadar dünyaya açılamamasına neden olmuştur. Ancak gerek yaşam tarzları gerek Kürt müziğindeki icraatları ve bakış açılarıyla bu müziğin dünya çapında ispatlamış Ciwan Haco, Şivan Perwer, Dilşad Said, Nizamettin Arinç gibi değerli müzisyenler Kürt müziğinin ulusal sınırlarını aşarak evrensel boyutta dinlenebilirliğini ortaya çıkarmıştır.

 

Kürt müziğinde Kürt müzik grupları da bir çok noktada temel ve lokomatif bir rol oynamışlardır. Türkiye'de ki Kürt müzik gruplarının politize protest karakterlerinin aksine, Doğu ve Güney Kürdistan ile Kafkasya Kürtlerinin müzik grupları daha çok Kürt sözlü edebiyatının ve müziğinin taşıyıcılığını yapmış olan dengbejlik geleneğinden ve zengin Kürt folklorundan beslenirler. Kürt müziğine eşsiz katkılar yapan bu grupların başında İran Kürtlerinin Kamkarlar Grubu ( Kamkars Ensemble ) ve onlardan sonra Güney Kürdistan Kürtlerinin Mamoste Dilşad Saîd' in da kurucularından olduğu efsanevi Tîpa Duhok grubu gelir. İlk Kürt müzik grubu Sinendec'te 1947 yılında Hesen Kamkar(1923–1992) tarafından bir grup Kürt sanatçısıyla beraber kurulmuştur . Bu kurulan ilk grup Kamkarların temeli sayılabilir. Kamkarlar Müzik Grubu, bugün için Kürtlerin uluslararası çaptaki en önemli müzik grubudur.

 

Kuzey Kürdistan'da ise grup müziğinin kurumsallaşmasını NÇM sağlamıştır. 90'ların başlarında hızla çoğalan grupların solistleri kentlerde yaşayan gençlerden oluşuyordu ve çoğu Kürtçenin otantik aksanına hakim değildi. Geleneksel klasik Kürt müziğini özümseyenler azdı. Bu dönemde yükselen Kürt politik mücadelesine paralel bir seyir izliyorlardı bu guruplar ve dönemi ve gündemi birebir şarkılara yansıtıyorlar, mücadele ile halk arasında var olan köprülen biri olma özelliğini taşıyorlardı ki bu durum kısmen devam etmektedir. Aynı ortak mecralardan geçen Türk ve Kürt devrimci gençlerinin müzikleri de doğal olarak teknik açıdan birbirine benziyordu. Zaten çoğunun kayıt stüdyosu, tonmaysteri, aranjörü ve hatta albüm kayıtlarında çalan müzisyenleri de aynıydı. Koma Amed, Koma Mezrabotan, Koma Çiya, Vengê Sodirî, Koma Rojhilat, Koma Dengê Azadî, Koma Rewşen, Koma Gulen Xerzan, Mizgîna Sor, Koma Azad, Agire Jîyan bu dönemde öne çıkan gruplardan bazılarıdır ve Kürt müziğine özelliklede Kürt müziğinin yeni nesil arasında kitleselleşmesine dönemin şartları göz önüne alındığında çok önemli katkılarda bulunmuşlardır. Avrupa ise daha politik kulvarda ilerleyen ve birçok Kürt sanatçısına okul olma niteleğini taşıyan Koma Berxwedan ekolünü de hatırlatmak gerekir.

 

Bunların yanında Kardeş Türküler grubunun veya Aynur, Delil Dilanar, İbrahim Rojhilat, Şêxo, Rojda, Cewad Merwanî, Burhan Berken, Ferqîn, Seyîdxan gibi müzisyenlerin son yıllarda Kürt geleneksel müzik formatlarına sadık kalarak sağlam, ayrıntılı ve derinlikli altyapılarla sahip ve aynı zamanda halkan kopuk olmayan ve dinleyicisine ulaşabilen akademik titizlikteki çalışmaları Kürt müzik gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Bununla birlikte halkın kendinden olanı daha kaliteli müzikal derinlikte dinleyebilmesini sağlamıştır. Bu tür çalışmalar önemli bir boşluğu doldurduğu gibi bu çerçevedeki yelpazenin genişletilmesi için güçlü bir zemin yaratmıştır.

 

Kürt müziği 90'lı yıllar ile birlikte gelişmeye başlayan, 90'ların ortasında Kürt ulusal televizyonculuğunun başlaması ve gitgide etkisini arttıran yazılı, işitsel ve görsel Kürt medyası da Kürt müziğinin kitleselleşmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Şunu da belirtmek gerekir ki Kürt müziği son yıllara kadar da Kürtçenin her türlü kurumsal korumadan yoksun olduğu ve engellendiği, asimilasyonun son sürat devam ettiği Kuzey Kürdistan'da Kürtçenin yaşatıldığı en sağlam kale olma özelliğini sürdürmektedir.

 

Kürt modern müziği ve gelişim sancısı

 

Kürt müziğinde özellikle son 15 senedir olması gerektiği gibi dünya müziğine paralel modernize edilmiş çalışmalar yapılıyor. İlk başlarda kimi çevreler bu tür çalışmalara ilkel yaklaşımlar sergilemişse de daha sonra bunun gerekliliği genel olarak kavranmıştır. Kürt Müziğinde olması gereken de budur. Dengbejlik ve Kürt Halk Müziği'nde çalışma ve üretim desteklenerek sürdürülmeli hatta bunlar geleneksel olduğu gerekçesiyle kötü sound ile değil Dünya ses standartlarına uygun olarak yapılmalıdır. Kürt Müziğinin dünyadaki birçok “hit”leşmiş müziklerden farkı da bu olmalıdır.

 

Kürt müziğinde kendi köklerinden kopmadan üretimin sürdürülmesi gerekir. Asıl kalıcılığı sağlayacak olan ve yozlaşmayı engelleyecek olan da budur. Bu durumda Kürt Müziği, başta Türk Müziğinin ve daha bir çok ülke müziğinin düştüğü handikaba da düşmemiş olacaktır. Kendi köklerinden beslenip gelişen bir müzik kalıcılık ve kalite unsurlarını en başta özümsemiş olacaktır. Ama müziğin yozlaşmaması demek modern müziğe karşı çıkmak olmamalıdır. Kürt müziğinde, dünya müziklerinde kullanılan her tarz, o tarzı ve müziği dejenere etmeden uygulanabilmelidir.

 

2000'den sonra müzikal ve estetik anlamda 2 yönelim göze çarpmaktadır. İlki daha ucuz ve paysa tarzı işlerdir. Bu tür çalışmalarda 2000'den önceki müzikal kalitesi düşük çalışmalardan fark saund iyileşmesi ve bilgisayarın daha yoğunlukla kullanılması olarak kabaca değerlendirilebilir. 2. yönelim ise Kürt geleneksel müziği alanında yapılan çalışmalardaki müzikal derinliğin artması ve güçlü bir öze dönüş olduğu söylenebilir. Kürt müziğinde bilhassa 2000'li yıllardan sonra tüm müzik dallarında ses kalitesinin dikkat çekici bir biçimde arttığı, geleneksel halk müziği icra edilen albümlerde dahi elektronik öğelerin güçlü bir biçimde kullanıldığı görülmektedir. Geleneksel tarza yapılan çalışmalarda oldukça cesaretli açılımlar da yapılmıştır. Buna en iyi örnek Rojda'nın son albümünde Kürt geleneksel müziğinin elektronik müzik altyapısıyla oldukça dengeli, başarılı ve orantılı bir biçimde sunulması olmuştur.

 

"Cembeliyê kurê Mîrê Hekariya, Derwêflê Evdî, Omik, Kulik, Filîtê Quto, Eyfla Îbê, Bêrîvana Cindî, Caferê Qurbet, Memê Alan, Bêmal, Têliyê, Xezala Reflîd Begê, Salihê Nasû, Ezîzê Tek Mistefê, Ereba Salih Begê" ve binlerce lawik ve kilam Kürdistan'ın kültür damarlarının çeperindedir.. Bir Kürt sanatçısı hangi türde müzik icra ediyor olursa olsun bu şarkıları bilmeli ve geleneksel Kürt müziği kaynaklarından beslenmelidir. Aksi takdir üreteceği modern müzik zayıf temelli ve eğreti olmaktan öteye gidemez. Kökleri güçlü olmayan ağaç en küçük bir fırtınada dahi tutunamaz savrulur, gelişemez. Kök sağlam ise hem serpilir büyür hem de birçok kuşa, böceğe de ev sahipliği yapar.

 

Kürt müziğinde dinleyiciye ulaştırılacak tarz ve üslup ne olursa olsun köklerinden kopmadan çağın gerekleri ve imkanları göz önüne alınarak daha sanatsal ve stratejik bir yaklaşımla haraket edilmeli ve verilen tür geleneksel tarza dahi olsa dejenere etmeden şekil, üslup ve sunuş açısından estetize edilmeli ve dinlenilebilirliği ile farkına varılabilirliği arttırılmalıdır.

 

Şüphesiz ki her Kürt, Kürt Halk Müziğini sevmek zorunda değildir. Kürt Halk Müziği üretimi yapılır, yaygınlaştırılır, koruma altına alınır, teşvik edilir ama şüphesiz ki dayatılamaz. Bir Kürt genci rock müzik dinlemek istiyorsa bunu kendi dilinde Kürtçe olarak dinleyebilmelidir. Kürt Müziğinde rock ta,cazz da, ragge de, blues ta, hip-hop ta, punk ta kısacası tüm türler kullanılmalıdır. Dikkat edilecek husus icra edilen müziğin müzik kalitesinin yüksekliğidir. Taklit yerine geliştirme esas alınmalıdır. Yani gidip bir tarzı o tarzın icra edildiği ülkede gibi birebir uygulamak, taklit etmek doğru değildir ki şu anda bu boyutsuz basitliğe oldukça fazla düşülmektedir. Kürt Müziğinde rock Kürt rocku olmalıdır. Bir tarzı alıp üstüne Kürtçe sözleri ekleyip alın size Kürt rocku demek gerçekçi bir yaklaşım olamaz. Sonuç itibari ile her milletin müziğinin kendine has kriterleri mevcuttur ve bunlar göz önüne alınıp işlenmelidir.

 

Kuzey Kürdistan Kürt modern müziğinde son dönemlerde Jan Axîn, Mehmet Atli, Çar Newa Xêro Abbas, Abbas Ahmed, Koma Rewşen, Mirady, Nilüfer Akbal, Yekbûn gibi isimler kaliteli müzikal içerikleri ile büyük bir ivme kazandırdıklar. Aynı zamanda sözlerin içeriğine bakıldığında hem Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinin evrilen seyri hem de çoğunlukla geleneksel öğelerin hâkim olduğu Kürt müziğinde, kent kültürünün yansımasını sağlayan çalışmalara imza attılar.

 

Örneğin bu isimlerinin en önemlilerinden biri olan Abbas Ahmed Kürt müziği için faklı ve sıra dışı alanlar yarattı. Abbas Ahmed müzikal başarısına oranla kısmen daha az tanınan bir isim. Bunda Abbas Ahmed'in Kürt medyasında yeterince yer almıyor olmasının etkisinin olduğu da söylenebilir.

 

Bu isimlerin yarattığı müzik öylesine derin bir yapıya sahip ki çoktan Kürt coğrafyasının sınırlarını aştılar bile. Ünlü türk müzik eleştirmeni Naim Dilmener'in “ Çar Newa, tek kelime Kürtçe bilmiyor olanların da kulaklarına hayatın gizlerini fısıldayabilir” demesi bu isimlerin doğru yolda yürüdüklerini ve Kürt müziğinin kapılarının rahatlıkla dünyaya açılabileceğini göstermeye devam etmektedirler.

 

Aramo, Rojin, Hamîd, Aras Resûl gibi isimler ise güçlü pop saundları ile popüler Kürt müziğinin gelişimin de yeni kapılar aralıyorlar. Son 5-10 yılda ortaya çıkan ve gelişen Kürtçe de ki "star" müzisyenler en çok metropollerdeki yeni kültürel odaklar arasında heyecan yaratmıştır. Özellikle ekonomik ve kimlik farklılaşmaları sonucu "getto"laşan mahallelerdeki genç nüfus, bu müziğin en önemli alıcısı haline geldi. Güney Kürdistanlı Zekeriya ise yakaladığı büyük başarı ile star müziğinin en çarpıcı ve dikkat çeken isimlerinden biri. Kuzey Kürdistan'da Serhado, Dezz Deniz güney Kürdistan'da ise Rizga gibi isimler Kürt müziğine Kurdî – hip hop'u da kazandırmış oldular. Kürt müziği için henüz yeni bir tarz ama bu albümlere verilen reaksiyonlar ve gösterilen ilgi bu tarzında gittikçe oturacağını ve Kürtler arasında kendi kitlesini yaratacağa benziyor.

Nasıl ki Ciwan Haco çalışmalarının kalite ve başarısı ile Kürt olmayan geniş bir kitle içerisinde de dinleniyorsa ve Kürt müziğinin kapılarını dünyaya açtı ise hiç kuşku yok ki Abbas Ahmed, Jan Axîn, Mehmet Atli, Koma Rewşen, Xêro Abbas, Nilüfer Akbal, Çar Newa gibi pek çok isim de başarılı çalışmaları ile bu durumu yaratmaya en yakın adaylardandırlar.

 

 

Ciwan Haco'nun Kürt modern müziğindeki yeri

 

Modern Kürt Müziği üretiminde Ciwan Haco'nun rolünün tarihsel bir rol olduğu belirtmek gerekir. Yeterli düzeyde olmasa da bugün Ciwan Haco'nun açtığı yolda, Kürt Müzik arşivine bir çok rock, pop-folk, pop vb. tarzlarda albümler girmiştir ve bu alanda üretim gelişerek devam etmektedir.

 

Tabi Kürt modern müziğinin öncülerinden bahsedildiğinde ilk Kürt rock grubu Koma Wetan'ı (1974) unutmamamız gerekir. Abbas Ahmed, Mirady, Jan Axîn, Mehmet Atli, Koma Çar Newa, RocKurd, Sozdar, Rotînda, Koma Dengê Azadî, Koma Caz Piya, Koma Zelê Melê ve daha bir çok isimse bugün Kürt modern müziğinin gelişiminin öncülüğünü üstlenmişlerdir.

 

Kürt modern müziğinin ilk temellerini atan birçok isim bulunsa da Ciwan Haco'yu Kürt müzik devriminin en önemli ismi olarak nitelendirebiliriz. Şimdiye kadar Ciwan Haco'nun her albümü ilgi ve beğeni ile takip edildi. Ciwan Haco ilk baştan beri tüm olumsuz eleştirilere ve engellere rağmen amacından vazgeçmedi ve başardı. Ciwan Haco'dan sonra birçok kişi modern müzik alanında üretime başladı bu bağlamda Haco, Kürt müzik gelişiminin temel taşı haline geldi.

 

Haco o dönemde 2-3 saklı örnek dışında Kürt modern müziğinin doğması gelişmesi yolunda en cesaretle adım atan kişiydi. O dönemin dinleyicileri muhafazakârdı. 30 sene önce Kürt modern müziğinde ki ilk çabalar ilgisizlikten dolayı sonuçsuz kalmışlardı. Örneğin Koma Wetan gurubu dağılmak durumunda kalmıştı. Onların çabaları ancak 25 sene sonra hak ettiği ilgiyi görebilmişti.

 

Geleneksel Kürt müziğinde çoğunlukla saz, zurna, def, askı davul, cura, bendir, keman, ney, erbane gibi çalgılar kullanılır. 70'li yılların sonunda Kürt müziğinde nerdeyse tamamen halk müziği ve dengbejlik tarzında müzik icra ediliyordu ve seviliyordu. Böyle bir dönemde batılı bir tarzda Kürtçe müzik icra etmek pekte öyle kolay bir şey değildi. Ciwan Haco oldukça akıllıca davranıp tamamen batı saundun da bir müzik yapmadı ve Kürt halk müziği formları ile ortak ve sıra dışı ama “anlaşılır” bir yapı ortaya çıkarttı. Bu çaba Ciwan Haco'nun çocukluğundan yana böyleydi. O Mihemed Şêxo, Mirodko ve Qerebetê Xaco dinliyordu ama temel olarak bir farklılık peşindeydi.

 

Ciwan Haco ilk albümlerinde ağırlığını ritim ve melodiye verirken son albümlerine doğru ise armoni ve ritmi ön plana çıkartmıştır. Denge ve değişim Ciwan Haco'nun müziğinin en temel kuralıdır. Ciwan Haco elektronik cazz tarzındaki “Derya” ve etno blues tarzında ki “Bilûra Min” albümleri ile Kürtçe modern müziğin çıtasını kolay kolay hiçbir albümün erişemeyeceği bir noktaya yükseltmiştir. Off albümü ise popüler olanın aynı zamanda nitelikli de olabileceğini göstermiştir.

 

Kürt müziğinde tıkanma ve Unkapanı ayıbı…

 

Günümüzde ki Kürt Müzik üretiminin genel durumunun Kürt ulusal bilincinin ve tüm Kürdistan'da ki Kürt ulusal kurtuluş hareketinin yarattığı kazanımlara kıyasla çokta parlak olduğu söylenemez. Kürt Halk müziği genel bir üretim ve tüketim kapasitesine sahip olsa da genel olarak birçok tarza kalite yoksunu birçok çalışma Kürt dinleyicisinin önüne sunulmaktadır. Kürt toplumu çok büyük bir sosyal değişim sürecine girmiş olup Kürdistan'da ki politik gelişimlerin yanı sıra Kürt halkını oluşturan birey ve kesimlerin yaşam biçimleri değişmekte ve farklılaşmaktadır. Doğal olarak ta Kürt halkının barındırdığı her yaşayış biçimi ve sosyal yapı Kürt müziğine de yansımaktadır.

 

Kürt müziğinde bugün genel olarak 4 başlıca tarza üretim gerçekleştirilmektedir. Bunlar Kürt geleneksel müziği (halk müziği ve dengbejlik), Kürt modern müziği (pop, rock, pop-folk, hip-hop gibi türler), Kürt halk müziği motifleri taşımakla birlikte daha çok piyasa tarzı fantezi-arabesk türündeki üretimler ile çoğunlukla yerel sanatçıların çıkarttığı halk müziği parçaların düşük prodüksiyonlarla çıkartılan niteliksiz çabuk tüketime yönelik “düğün müzikleri” diye bilinen albümlerdir.

  

Ne yazık ki birçok alanda öncü rolü üstlenen Özgür Kürdistan bu konuda misyonunu yerine getirememiş görünüyor. Kuzey Kürdistan'da birçok kaliteli çalışmanın olduğunu görüyoruz ama bununla birlikte bugün Türkiye'de geçmişte %25'lerde olan Kürt Müziği Pazar payının %5'lere düştüğünü görülüyor. Buna birde kalitesiz ve özensiz üretimlerin yoğunluğu eklenirse durumun vahamiyeti daha da ortaya çıkıyor. Tabi Kürt dinleyicisini diğer dillerdeki müziğe yönelten ulusal bilinçsizlik ve duyarsızlığın yanı sıra Kürt Müzisyen ve Kürt müzik üreticilerinin de sağlam alternatifler sunmadığı da göz önüne alınmalıdır.

 

Son dönemlerde Kürt müziğinde eskiden daha fazla bir üretimin olduğu görülüyor. Uzun yıllar boyunca yasaklanmış bir alanın önünün açılmasıyla beraber yapılan bu üretim doğaldır. Fakat bu üretim yeterli bir çalışma, araştırma ve derinlik olmadan gerçekleştiğinden, sükûnet ve asaletini yitirmiş durumdadır. Çıkan ürünlerde piyasa ve arabesk duyguları oldukça hakim durumda. Kürtler Kuzey Kürdistan'da 1990'ların ardından Türk devletinin baskı ve saldırıları sonucunda zorunlu bir göç yaşadılar metropollere yaşanan bu göçle birlikte Kürtlerin kültürel yönelimleri de değişmek durumunda kaldı. Bunun Kürt müziğine etkisi ağırlıkla olumsuz bir biçimde gerçekleşti.


Özgür Kürdistan'da ise nadir müzik kalitesi yüksek çalışmaları saymazsak üretim ve tüketimin Kuzeye oranla çok ileri seviyede olmasına rağmen kalite yönünden içler acısı bir durumun yaşandığını söylemek gerekir. Aynı zamanda bu kalitesizlik, özensizlik ve basitlik kendini Özgür Kürdistan'da çekilen kliplerde de yansıtmaktadır.

 

İşin en acı tarafı ise bugün hala hem Kuzey Kürdistan'da hem Avrupa'da hem de her türlü imkânın yaratılabilme koşullarının mevcut olduğu Güney Kürdistan'da birçok sanatçı albümünü İstanbul'daki stüdyolara hazırlıyorlar. Bu durum birçok Kürt yapımcı ve sanatçının ulusal ve etik değerlerden ne kadar yoksun olduklarının bir göstergesidir. Bugün merkez İstanbul değil, Amed ve Hewlêr olmalıydı. Unkapanı'nın menfaatçi ve vicdansız çarkında dejenerasyona tamamen açık olarak üretilen Kürt Müziğinin kimseye faydası yoktur olmaz da… Piyasa kaygısı olanlar sanat kaygısı gütmüyor. Üretimlerde halkın değerleri, Kürt müziğinin motifleri, edebi yönü, otantik yapısı aktarılırsa nitelik gelişir. Yoksa geleneksel ezgilerin bir daha bir daha seslendirilmesi, üzerine yenilerinin eklenmeyişi üretimi olumsuz etkilemeye devam eder. Akademik altyapı yok, bir de ticari kaygıyla piyasaya sürülen sayısız müzik üretimi söz konusu ki bu sektörel ortamda Kürt müziği kendi gerçek kalitesini ortaya koyamıyor. ‘Piyasa müziği' temelli yaklaşım, yeni Kürt televizyonlarının star yaratma ve kitle çekme çabaları ve maddi kaygılar Kürt müziğine büyük zarar veriyor.

 

Genç kuşak müzisyenler yönlerini Şeroye Biro ya, Xarabete Haco ya, Sılo Qız'a, Mahmut Baran'a ve Agite Cimo gibi örneklere dönmelidir. Unutulmamalı ki otantik miras doğru alınmadığı takdirde, onun formları üzerine düşünülmedikçe yapılacak ürünler vasat halden kurtulamayacaktır. Çünkü bilinmeli ki Kürtçe müzik yapan ama kendi kültürünü dışlayan bir müzisyen bir hiçtir. Modern müzik olsun, rock, caz yapılsın, ama kendi renginde ve kaliteli olsun. Milyonlar onları dinlesin.

 

Kürt müziği kendi disiplinini yeniden yaratmalı ve kısmen yitirdiği asalete geri dönmelidir. Kaynakları ve geçmişi üzerine yeniden düşünmelidir. Bunun için yeterli malzemesi vardır: olağanüstü bir kurgu ile üreten dengbejler hala aramızdadır Tüm olumsuzluklara rağmen her yıl yüzlerce Kürtçe albüm Kürt müzik arşivinde yerini alıyor. Vasıflı, derinlikli ve kaliteli çalışmalara hangi türde olursa olsun dinleyiciler bir şekilde sahip çıkıyorlar. Ciwan Haco, Şivan Perwer, Koma Dengê Azadi ,Koma Çar Newa, Zekerya, Leyla Feriqî, Nilüfer Akbal, Aynur, Mehmet Atli, Abbas Ahmed, Rotînda, Koma Hîvron, Dîno gibi isimler bu duruma en iyi örneklerdir.

 

 

Kürt Müziğinin Kürt Halkının özgün koşullarına ve çağın gereklerine uygun bir zeminde hak ettiği noktaya vardırılması için;

 

— Özgür Kürdistan'da ve Kuzey Kürdistan'ın Amed, Van ve Batman gibi şehirlerin de çağın gereksinimlerini karşılayan stüdyolar kurulmalı. Özgür Kürdistan'da ki niteliksiz, özenti ve taklit üretimlerin önüne geçilmeli bu konuda Kürdistan Kültür Bakanlığı öncü rol üstlenmelidir.

 

— Kürdistan'ın her parçasında Kürt müzik merkez ve akademileri kurulmalı, bu akademilerde Kürt müziğinin gelişimi için teorik, pratik ve kuramsal çalışmalar yürütülmeli, ulusal arşiv oluşturulmalı, eser incelemeleri ve değerlendirmeleri yapılmalı, eser üretenlerle sürekli irtibat kurulmalı ortak kararlar alınıp uygulanmalıdır. Kürt müziğiyle ilgili akademik ve bilimsel çalışmalara ağırlık verilerek bilim adamlarının Kürt müziğini gündemlerine almalarını sağlamalı ve aktif desteklerini alarak uluslar arası alana taşırılmasını sağlanmalıdır. Ayrıca Kürdistan'ın tüm parçalarını kapsayacak Kürt Müzisyenler Birliği kurulmalıdır.

 

— Kürdistan'ın her parçasında Kürt konservatuarları açılmalıdır.

— Kürt Müzik şirketleri belli bir pazarlama ve tanıtım stratejileri uygulayarak albümleri piyasaya sürmeli, tanıtımlar yapılmalı ve üretimin sürekliliği için reklâm ve pazarlama tekniklerinin önemi göz önünde tutulmalıdır.

 

— Kaliteli ve özenli Klipler çekilmeli. Kliplerde genel bir standart yakalanmalıdır. (Örneğin benzer, standart ve modern yazı tipleri tercih edilmelidir). Amatör kamera kullanımından vazgeçilmelidir.

 

— Kürt Medya organlarında Kürt Müziğine gereken yer verilmeli, programlar, röportajlar, tanıtımlar, eleştiriler yapılmalıdır. Kürt medyası daha etkin ve sistematik bir biçimde kullanılmalıdır. Kürt medya yayınları müzik ürünlerini yayınlarken daha özenli ve seçici olmalı.

 

— Bir albüm hazırlanırken sadece müzik kalitesine değil kartonetine, posterine, promosyonuna da gereken özen gösterilmelidir. Hala birçok Kürtçe CD kapağı ya Türkçe yada İngilizce hazırlanmaktadır. Bunun vahim bir hata hatta acizlik olduğu görülmelidir.

 

—Kürt dinleyicisi Kürtçe albümleri satın almalı mp3 ve korsana prim vermemeli, Kürt Müziğinin sanayileşmesinin ancak tüketimden geçtiği kavranmalıdır. Bir Kürtçe albümü almak bir paket sigarayı almaktan daha zor değildir.

 

— Sanatçılar öncü rollerini üstlenmeli ve buna uygun davranmalılar. Şayet halen Kuzey Kürdistanlı birçok Kürt sanatçının internet sitesi Türkçe ise halktan Kürtçeyi sahiplenme konusunda daha fazla duyarlılık beklemek yersiz olur.

 

— Kürt müziğine dair UNESCO, Birleşmiş Milletler, AB gibi uluslar arası kuruluşlara projelerin sunulması sağlanmalıdır.

 

— Aslında özünde yardıma muhtaç konumda olan Türk Müziği ve komşu halkların müzik ve davranışlarını taklit anlayışına son verilmeli. Özentiden vazgeçilmelidir. Şarkıları onlar gibi söylemek, saçları onlar gibi taramak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi klip çekmek Kürt Müziğini ölüme götürecek olan tutumlardır. Dünya ile bütünleşmek taklit ederek mümkün olamaz.

 

— Kürt Müziği'nde pazarlama-satış konusunda da çok büyük eksiklikler mevcuttur. En başta Kürdistan'ın hiçbir parçasında Kürtçe albümlerin satılabileceği doğru dürüst müzik marketler bulunmuyor. Türkiye'de dahi albümler tarzlarına göre kategorilenirken Kürtçe albümler aynı raflarda karman çorman bir vaziyette sergileniyorlar. Farklı türlerde olan Ciwan Haco albümü ile bir Tahsin Taha albümü aynı rafa konulabiliyor. Başta Güney Kürdistan olmak üzere tüm Kürdistan'da modern, Dünya standartlarında, Kürt müziğine saygılı ve gelişimine destek sunabilen müzik marketler açılmalı ve özgün pazarlama teknikleri oluşturulmalıdır.

 

— Kürt Müziğinin gelişimi önünde ki bir diğer önemli engel ise Kürt Müzik ürünlerinin tüm Kürtlere ulaşamamasıdır. Özgür Kürdistan'da ki hemen hemen hiçbir albüm Kuzey Kürdistan'a girememektedir. Aynı şekilde Kuzey Kürdistan da çıkan albümlerde Özgür Kürdistan'a ulaştırılamıyor. Yani her yıl en az 300 albüm Kürtlerin yarısından fazlasına hiç ulaşamıyor. Bundan dolayı ortak bir Kürt Müziği kimliği ve dinleyici kitlesi oluşmuyor.Buda Kürt Müziğinin gelişimini yavaşlatıyor. Bu sorunun ortadan kaldırılabilmesi için hem Kürdistan'da ki hem Avrupa'da ki Kürt Müzik şirketleri sorumlu davranmalı ve yapılan albümleri kendi bulundukları Kürdistan parçasının dışında ki parçalara da dinleyici ve tarz profillerini de göz önüne alarak dağıtımını yapmalıdırlar.

 

- Dünya standarlarında ürünler yaratamak için öncelikle ulusal olabilmeyi başarmalıyız. Kürt müziğinin kendi gerçek kalitesini ortaya koyamamaktadır.. Eğer biz kaliteli bir müzik yaparsak halkımıza da kaliteli bir müzik sunabiliriz. Aksi takdirde sürekli tekrarı ve bitişi yaşarız. Kalıcı bir müzik ekolünün yaratılması gerekiyor. Kürt müziğinin gelişmesi ancak okullaşma ve kurumsallaşma ile sağlanabilir. Özellikle de bu eğitim çocuk yaştan itibaren başlamalı. Çocuk Müzik Okulları açılmalı ki gelecekteki Kürt müziği kaliteli olsun ve var olan güçlü zemine güçlü bir yapı inşa edilsin. email: serhadbrenas@hkmg.net

 

 

 

 

*(Serhad B.RÊNAS / Kürt medya yayıncısı - yazar)

 

EK-1

Kuzey ve Güney Kürdistan ile Avrupa'dan bazı önemli Kürt müzik şirketleri

Çar-Çira Mûzîk( Güney Kürdistan ), Şevîn Co.( Güney Kürdistan ), Korek music (Güney Kürdistan)

Kom Mûzik(Kuzey Kürdistan), Ses Plak(Kuzey Kürdistan), Aydin Plak(Kuzey Kürdistan),

Çagdaş Mûzik(Kuzey Kürdistan), Ciwan(Kuzey Kürdistan), Aşanlar Mûzik(Kuzey Kürdistan),

Mazlum Mûzik(Kuzey Kürdistan), Mir Muzik (Avrupa), Stran Music (Avrupa)

 

EK-2

Kürt müziği ile ilgli haberlerin yer aldığı, bir çok Kürt sanatçınsın linkinin

bulunduğu ve Kürt müziği ile ilgli araştırmaların yayınlandığı

Kürt müziği aktüel haber yayını - www.muzikkurd.com

 

 

KAYNAKLAR

Kürt müzik grupları - Hasan Güner

Metropolleşme ve Türkiye'deki Kürtlerin müziği- Vedat Yıldırım

Geleneksel Kürt müziğine genel bir bakış - Derleyenler: Nezan Newzat Çelebi, Vedat Yıldırım, Aytekin G. Ataş

Kürt Müziği - Erol Mutlu, Kendal Nezan, Mehrdad R. Izady, Ayako Tatsumura, Christian Poche, Dieter Christensen, Archimandrite Komitas - Avesta Yayınları

Tarz û Stîlên muzika Kurdî- Rotînda Yetkîner

Kürt Müziği, dansları ve şarkıları – Mehmet Bayrak – Özge yayınları

Nêrînêk Li Dîroka Kurdistanê -Zekî BOZARSLAN (Weşanên Doz)

 

Not: Bu makalenin aslı Kürtçe olup görülen gerek üzerine Türkçe versiyonu da yayınlanmıştır.