Edecekseniz lütfen bana Kürdçe Küfür edin


Rodi Baz

 

Küfredeceklerse de bari kendi dilimden küfretsinler. Ne bileyim sanki daha az acıtacak gibi…Kimileri için daha acıtıcı olabilir. Ben o muhteşem dilde küfretmenin bile bir zarafeti ve bir asaletinin olduğunu düşünüyorum. Hele Diyarbakır Kürtçe'siyle…O küfürlerin bile estetiğinin olduğunu düşünüyorum ve biliyorum bazılarınız hemen bu cümlenin sonunda bana küfür de edecek . Ama lütfen bana Kürtçe küfür edin! Bu Kürt entelektüellerini ve Kürt medyasını, anlamakta zorluk çekiyorum. Hatta Kürt hareketini de anlamakta zorlanıyorum. Şimdi Türkiye'nin demokratikleşmesi için yıllardır kan döküyorsun,can veriyorsun sürgünleri ölümleri göze alıyorsun, sonra da kalkıp ben bunu istemiyorum diyorsun.

Niyeymiş efendim?

Niyetleri kötüymüş…

Ê ne bekliyordun sen?

Art niyetliymişler .Elbette olacaklalar. Bunda niye bu kadar şaşırıyorsunuz?

Kazanım budur işte!

Dişinle tırnağınla kazıyarak elde ettiklerindir. Onları elinin tersiye itmemen gerek.

Yani Türkiye Cumhuriyeti devleti en nihayet (kafasında ne geçerse geçsin) Kürtçe televizyon kurmaya karar verdi. Bu sadece bir Tv kanalının kurulması anlamına gelmiyor. Bu aynı zamanda Kürt alfabesinin üzerindeki yasağın da otomatikman kalkması anlamına geliyor.

Yani meşrulaşmadır bu aynı zamanda…

Kürtler yıllarca “Newroz”un “w”si için mahkemelerde sürünmediler mi?

Savunmalarında bunun meşru bir hak olduğu ve serbest bırakılması gerektiği savunulmadı mı?

Şimdi eğer o zaman da bunlar olsaydı, bu sefer de biz, ya niye serbest bırakıyorsunuz sizin niyetiniz kötü diyebilir miydik.? Hayır bu Kürtler için bir kazanımdır.

Şimdi birileri çıkıp Türk devleti bunun içini boşaltarak asimilasyon aracı olarak kullanacağını söylüyor.
Olabilir…

Niyeti büyük bir ihtimalle de budur. Ama bu şu anlama gelir mi? Biz bunu sahiplenmeyeceğiz, bu kazanışmış bir hak, bir mevzi değil diyebilir miyiz?

Bana göre bu Kürtlerin zaferidir.

Yıllarca verdikleri mücadelenin bir sonucudur. Kimsensin onlara bahşettiği bir şey yok.

Anımsayanlarınız var, DEP kurulduğu zaman da bu tür bir tartışma vardı.

DEP in Kürt hareketini tasfiye etmek için Özal tarafında kurulduğu söylenmişti.

Evet doğruydu.

DEP'i Özal Kürt hareketini tasfiye etmek için kurdurmuştu.

Peki ne oldu?

Kimin işine yaradı DEP?

Önce en küçük bir kazanım elde etmek için yıllarca savaş vereceksin sonra da ben vazgeçtim artık istemiyorum, bu art niyetli bir girişimdir deyip sahiplenmeyeceksin. Bu çok tuhaf bir yaklaşım.

Bence Şıvan da gelmeliydi. Şivan'a bir çevre baskısı oluştu.

Giderse “Hain” olacaktı…!

Oysa bu Kürtlerin 85 yıllık savaşının bir ürünüydü. Kimin ne niyetle açtığından çok, nasıl kullanılması gerektiği önemliydi.

Kürtler için geriye dönüşü imkansız bir sürecin başladığı gün gibi ortadayken, kendini sadece muhalefet olmaya şartlandırmış bir anlayış elbette buna karşı çıkar.

Evet devlet böyle düşünüyor olabilir. Hatta olabilirliğini de bir kenara bırakarak devlet böyle düşünüyor diyorum. Ama bu şu gerçeği değiştirir mi?

Bu Kürtler için bir kazanımdır, hatta bir zaferdir. Bunu devlet bir akşam canı sıkıldığı için, hadi şu Kürtlere bir televizyon açtırayım da biraz eğlensinler diye yapmamıştır. Kürtlerin sürdürdüğü yüz yıllık bir savaşımın ürünüdür.

Ben iddia ediyorum ki Şivan Perver gelmiş olsaydı şayet, Kürtler için bu seçim öncesi muazzam bir moral kaynağı olurdu. Üstelik devlet bununla aslında kendisine sadık olanlara dahi, sen farklısın demek istememiş miydi? (istemeyerek de olsa) Bunları görmek gerekiyor.
Kürt aydınlarını ve devrimcilerini anlamakta zorlanıyorum. E neymiş efendim AKP oya avcılığı yapacakmış…

AKP Kürt sorununda açılım yapsın, ayırımsız bir genel af çıkarsın, Kürt kimliğine yönelik anayasa da bir güvence versin, koy bütün oylar AKP ye gitsin. Maksat üzüm yemekse böyle olmalı, ama değilse ben bir şey diyemem.

Doğrudur iddia edildiği gibi bir amaçla da kurulmuş olabilir.Buna karşı çıkan da yok. Sorun şu; Birilerinin niyeti böyledir diye biz birilerinin kafasının arkasındakiyle uğraşacağımıza, bu kanalı Kürt halkına kazandırmanın yollarını arayalım.

Böyle giderse bizler savunduğumuz ve uğruna mücadele ettiğimiz şeylere de sahip çıkamayacağız. Maazallah biri çıkıp da alın size okulunuz dese bu sefer de bizi kendi dilimizle yanlış yönlendirecekler diye istemeyeceğiz.

Hayret bir şey!

Kürtler kazanımlarına sahip çıkamayacak mı?
Kürdün isminin bile yasak olduğu bu ülkede Kürtler yıllardır meşruluk savaşını vermedi mi ?

Ben bir Kürt aydını olarak bu Tv'nin kurulması fikrine karşı değilim. Ona sahip çıkma noktasında eksikliklerin yaşanmaması için, ona sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi Tv heşt devletin yoğun baskıları sonucu kısa zamanda belki bu dilin kullanımı ve yaygınlaştırılması için nitelikli bir Tv kanalı olarak işlev göremeyebilir de, ancak Devletin Kürt dilini yok sayan anlayış artık sona ermiş oluyor.

Sorun eğer meşruluk sorunuysa o kanalda sana küfretmesi de bir şey değiştirmeyecektir. Hiç değilse Kürtçe küfrederler.

Rodi BAZ (şair-yazar)

17.12.2008