Bermal Melik

Bermal@gmx.de

 

Türbanlanan bölücüler

Türkiyenin 85 yillik Cumhuriyet tarihinde sürekli bir bölünme fobisi yaratildi. Osmanlidan itibaren hep bölünme korkusu yasanildi. Hep bölünmekten korktular, korktukca da bölündüler. Ülkeyi yönetenler bu fobiye siginarak sistemi milliyetci,inkarci ve saldirgan bir zemine oturttular.

Dolayisiyla var olan biten sorunlar görmezden gelindi ve özelilklede Kürt meselesinde cözüm bulmak yerine cözümsüzlük dayatildi.,Son yirmi yil boyunca Türkiye halklari kanli bir savasin girdabinda yasamak durumunda birakildi.Bu savasta binlece insan öldü,binlercesi sakat kaldi.

Bu ülkenin cocuklari ,bu ülkenin kurulusunda omuz omuza canlari ve kanlari pahasina savasmis bir kusagin torunlari olarak daglarda,kentlerde ve bir cok alanda karsi karsiya getirildi.

Tarih tekerrürden ibarettir .Ayni film yine sahneleniyor.Baslarina cuval gecirenlerin talimati ile tarih bir kez daha tekrarlaniyor.

Bunu bilmelerine ragmen ,alisilagelmis statükoyu koruma icgüdüsüyle hareket edenlerin kim ve ne olduklari ortaya cikiyor.

Perihan Magden in bugünki yazisinda "Biz AKP nin demokrat olma ihtimalini sevdik." derken, yanildiklarini belirtiyordu.Oysa AKP demokratliktan uzak, farkli kulvarlardaydi.

AKP Hükümetinin halk tabiriyle "Sag gösterip sol vurmak " konusunda üstün yetenekleri var. Özellikle son bir aydir türbanla oturup kalktik.Sanki ülkenin türban disinda bir sorunu yokmus gibi bir durum sergilendi.Ne zaman ki AKP kendi tabanina verdigi bir icraatini yürürlüge koymak istedigi zaman,arka kapilar arasinda Kürtlere karsi planlar, operasyon hazirliklari yapilmaktadir.Bunun tam tersini düsünürsek ,sinirdaki bir olay veya operasyon (Daglica opersyonu gibi) ayyuka cikarildigi zaman da, secim yatirimlari yapilarak ,gizli ajandalar acilmaktadir.

Nitekim bugün yine öyle oldu.Türban atesinin düsmesinin akabinde kara harekati basladi.Kara harekatinin basladigi saatlerde,onbir gündür bekleyen Cumhurbaskani Abdullah Gül türbanla ilgili yasayi onayladi.


Türkiye nin tarihi boyunca hep bölücüleri olmustur.Bölünme deyince de sinirlarin kalkacacagini, haritalarin degisecegini anladilar.Oysa Türkiye hep bölünmüstür ve bölücüleri de Kürt.-Türk, Alevi -sünni.,Sagci-solcu ,Komünist-fasist,Dinci-laik olmustur.

Oysaki düsüncel bölünme ,sinirlarin degismesinden daha zor ve tehlikelidir.Cünkü bölünen düsünceler ayni sinirlar icinde yasamaktadir.

 

Bu ülkede en büyük bölücüler Kürtlerdir.(!)

Yillardir Kürtler ülkeyi bölecek endisesiyle sinir ötesi harekatlari yapildi.Bugun ise yine bombalar yagdirilmakta,kara harekatlari yapilmaktadir.


Analarin evlatlari ölmektedir.


Tansu Ciller, Basbakanlik yaptigi dönemde "Bir cakil tasi bile vermeyiz" diyerek bölücü Kürtlere (!)mesaj gönderiyordu.Cakil tasi isteyen yoktu ama olsun onlar bölücüydüler.

Türkiye de var olan farklliliklarin birarada yasamasini savunmak ve bunu Türkiyenin zenginligi olarak kabul edilmesi gerektigine inanmak ,laik tam demokratik bir Türkiye istemek ve bu temelde Kürtlerin haklarini anayasal güvence altina alinarak taninmasini talep etmek,bunlar mi bölücülüktü ?

1980 darbesinden sonra bölücü komünistlere (!) karsi besledikleri Türk-Islam sentezinin ülkeyi böleceginden kutuplasma olacagini bilerek veya bilmeyerek hep es gectiler".Islamcilar bu ülkeyi bölemez,asker darbe yapar "düsüncesi hakim oldu.

 

Ama asker ,büyük bölücülerle ,Kürtlerle(!) ugrasiyordu.
Oysa ülke bas döndüren bir hizla bölünüyordu.
Peki öyleyse kimdi bu bölücüler?
Siyasal gelismelerin sonucunda ,kimler bölücü olmustu?
Bu ülkeyi kim veya kimler bölüyordu?
Rejim tehlikesi endisesiyle Anitkabire kosan kadinlar mi,?
Türbana özgürlük diyen kizlarimiz mi.,?
"Türban icin bes yil sabrettik " diyenler mi ,?
Baris haykirislariyla ,"Edi bes e " (Yeter artik) diyen Kürt halki mi.,?
Türkiye Iran oluyor, diyenler mi,?
Seriat tehlikesine karsi asker cagiranlar mi,?
"Memleketi terkedebilirim " diyen sanatcilarmi.,?

24.02.2008