Azad Sağnıç

“Kerkük'e saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarız”

 

İlk anda kulağa ne hoş geliyor “Kerkük'e saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarız.” Elbet İşgal altında olmayan bir Diyarbakır'ı var sayarsak ve işgal edilme senaryolarının yazıldığı bir Kerkük'ü düşünürsek özgür bir Diyarbakır'ın, özgür bir partinin, özgür bir il başkanının özgürce “Kerkük'e saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarız.” demesi kadar özgür bir duruş olamaz. Ancak;

 

Özgür olmayan bir Diyarbakır da, özgür olmayan bir partinin, özgür olmayan il başkanının böylesi bir açıklama yapması ne kadar anlamlıdır? Hele, hele yığınlar tarafından genel kabul görmesi ayrıca izaha muhtaçtır. Bu yukarıda yazdığım gibi ilk anda kulağa hoş gelen bir söylemin, sadece sondaj yapılmadan sahiplenilmesidir.

  

Kerkük'ü şimdilik bir yana bırakalım; “ Diyarbakır'a yapılmış sayarız” a bakalım. Öyle çokta uzak tarihe gitmeyelim. Diyarbakır il başkanının ömrü içinde Diyarbakır'a “Saldırı olarak görülmeyen” saldırılara kısaca göz atalım.

 

Bu güne kadar Diyarbakır ve diğer Kürd şehirlerine atılan tonlarca bomba, yakılan ve boşaltılan binlerce köy, yerinden yurdundan edilen milyonlarca insana; Diyarbakır cezaevi cehennemindeki uygulamalar ve bu uygulamalar sonucu şehit düşen onlarca arkadaşa sakat kalan yüzlerce yoldaşa yapılanların adını ne koyacağız?

 

Binlerle ifade edilen faili belli-faili meçhule giden tabelacı, pazarcı, öğretmen, memur, esnaf, avukat ve doktor'un öldürülmeleri, Vedat AYDIN'ın öldürülmesi ve devamında cenaze töreninde hedef gözetmeksizin havadan, karadan yapılan yaylım ateşi süresince resmi olmayan rakamlarla onlarca sıradan vatandaşın ölümü ve onlarcasının kurşun ve çıkan panikte ezilerek sakatlanması, Newroz sonrası yaratılan provokasyon sonucu yaşlarının alt sınırı beşten başlayan ve sadece Diyarbakır'da değil coğrafyamıza yayılan top yekun saldırı sonucu çocukların öldürülmesi, suçları çocuklarının elinden tutup parka götürmek olan anne ve babaların çocuklarıyla atılan bomba sonucu öldürülmeleri, ve daha niceleri Diyarbakır'a, kuzey Kürdlerine saldırı değil de nedir? Bunlardan öte ne yapılırsa Diyarbakır'a saldırı olarak sayacağız?

 

Rutin bir uygulamaymış gibi devleti bu yaptıklarından dolayı aklama veya biz kuzey Kürdlerine yapılanları mubah göstertmekten öte hangi anlamı çıkarabiliriz. Yukarıda belirttiklerimi ne zaman Diyarbakır'a yapılmış saldırı olarak göreceğiz.

 

Dersim'e, Muş'a, Erzurum'a, Bitlis'e, Van'a, Hakkâri'ye, Şırnak'a, Batman'a kısaca tüm Kürd illerine 84 ten buyana atılan bombalar Diyarbakır'a atılmış sayılmaz mı? Ne zaman bu uygulamaları top yekûn Kürd' lere yapılmış sayacağız.

 

Elbet Kerkük'ü, Mahabad'ı, Qamişlo'yu da Diyarbakır gibi saymak kabullenmek lazım ve bir diğerine yapılan her türlü saldırıyı kendimize yapılmış saymalıyız. Bu ruhi şekillenmeyi ulus tanımı içinde şekillendire bilmeliyiz; ancak Diyarbakır'a yapılanları görmezden gelmek Kerkük'e olası yapılacak bir saldırıyı görmek sadece türbinlere oynamaktır.

 

Sayın il başkanı acaba rüyada mı? Diyarbakır'ı ve kendisini kafasında nereye koymuş?

Devletlerarası diplomatik bir jargonu kullanıyor olabilmesi biraz tuhaf kaçmıyor mu?

 

İsrail Devletinin Golan tepelerini işgal ederken; Suriye Devletinin “Golan tepelerinin işgalini Şam'ın işgali olarak görür savaş nedeni sayarız” demesinden il başkanının yaptığı açıklamanın farkı ne?

 

Diyarbakır-Ankara yürüyüşünün fiyaskosu İl başkanının ve partisinin nerede yanlış yaptığı gerçeğini görmesine yardımcı olmuş. Şunu çok net görmüş olmalı ki; Kürd halkının yüreğinin attığı yer Ankara değil Kerkük, Mahabad, Qamişlo, ve Amed'dir.

 

Kerkük'e saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarız açıklamasının altındaki gizli gerçek yaklaşmış olan seçim kaygısı mı?

 

İl başkanı tribünlere böylesi popülist bir açıklama yapma gereğini duymuş ve beklediğinden de daha fazla olumlu tepkiyi halkından almıştır. Açıklamanın olağanüstü kongre öncesinde yapılması da ayrıca düşündürücü?

 

İl başkanının açıklaması Kürdler arasında diyalog ve birliktelik adına önemli bir başlangıç olmuştur. Yanlışta bile birlikte olmak doğruda ayrı olmaktan iyidir. (Yanlıştaki kasıt Kerkük'e sahip çıkmak değil, yanlış Diyarbakır gerçeğini atlamaktır.)

 

“Kerkük'e saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarız.” Şu gerçeği görmezden gelmeyelim bir Kürd iline yapılan saldırı diğer tüm Kürd illerine verilen açık mesajdır. Sınırları içerisinde bulunduğumuz devletler bu gerçekle hareket ederler.

 

12 Mart 2007